Mutluluk mutfaktan geçer

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Küresel gıda fiyatlarındaki artış devam ediyor. FAO gıda endeksi ekim ayında bir önceki aya göre yüzde üç, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 31 arttı. Endeks, Temmuz 2011 tarihinden sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. Ekim ayındaki yükselişe, temel olarak bitkisel yağ ve tahıl fiyatlarındaki artış öncülük etti. Yüzde 10’a yaklaşan bitkisel yağ fiyat endeksi, tüm zamanların en yüksek seviyesine erişti.

En temel ihtiyaç olması nedeniyle artan gıda fiyatları, tüm dünyada enflasyonun yükselmesine neden oluyor ve aile bütçelerini zorluyor. Her alanda yaşanan küresel adaletsizlik burada da acı bir şekilde yaşanıyor. Çünkü gelişmiş ülkelerde hane halklarının toplam geliri içinde gıda harcaması sadece yüzde 6-10 arasında bir pay alırken, az gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 50-60 seviyelerinde.

BM Dünya Gıda Programı tarafından yapılan bir çalışmanın çok çarpıcı sonucunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Eğer New York eyaletindeki insanlar, 1.5 dolar ödedikleri bir tabak yemek için Güney Sudan’daki biriyle aynı ortalama gelir yüzdesini ödemek zorunda kalsaydı, bu yemek onlara 392 dolara mal olurdu. Dolayısıyla gıda fiyatlarındaki her artış, gelir düzeyi düşük gelir grupları için ağır sonuçlara neden oluyor.

Ülkemizde de 2019 yılı verilerine göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik nüfusun toplam harcamaları içerisinde gıdanın payı yüzde 11, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik nüfusta ise yüzde 30 düzeyinde. Son iki yılda yaşanan gelişmeleri dikkate aldığımızda, özellikle düşük gelir gruplarının gelirlerinin çok daha yüksek bir oranını gıda için harcadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu nedenle gıda fiyatlarında yaşanan artışların sonuçları itibariyle her alanda önemli etkisi oluyor.

Tüm ülkelerin korumacı tarım politikaları uygulamasının ve tarımı sürdürülebilir kılma hedefinin temel nedeni de buradan kaynaklanıyor. Toplumun refahı ve yarınlarımızın güvenliği için, stratejik bir sektör olan tarımın daha fazla desteklenmesi gerektiğini düşünüyor; bu desteğin hem üreticileri hem tüketicileri memnun ederek, ülkemizin ortak mutluluğuna katkı sunacağına inanıyorum.

EN BİTCOİN’Cİ ŞEHİRLER

Google Trends, kelimelerin toplu aramalar içindeki oranına göre, şehir şehir arama yoğunluğu verilerini tespit ediyor. En yoğun arama yapılan şehre ‘100’ değeri veriliyor. Diğerlerinin değerleri de onun oranına göre belirleniyor. Bu kriterlerle, Türkiye’nin en yoğun olarak Bitcoin arayan 20 şehri şöyle sıralanıyor: Zirvede 100 değer ile Diyarbakır var... Onu; Batman, Hakkâri, Bitlis, Bingöl, Siirt, Şırnak, Van, Iğdır, Mardin, Bayburt, İstanbul, Ardahan, Şanlıurfa, Tunceli, Ağrı, Eskişehir, Bursa, Uşak ve İzmir takip ediyor.

BİZE YAKIŞMAYAN GÖRÜNTÜLER

25 Kasım, tüm dünyada Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak kabul ediliyor ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Woman) her sene “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddetle Mücadele” kapsamında “Dünyayı Turuncuya Boya” kampanyası düzenliyor.

Dünyada 25 Kasım’dan başlayarak 10 Aralık İnsan Hakları Günü’ne kadar, bir insan hakkı ihlali olan kadına karşı şiddete dur demek üzere aktivist eylemler düzenleniyor. Türkiye’deki eylemler, 25 Kasım’daki yürüyüşlerle başlıyor. Bu yürüyüşlerin en yoğun katılımlı olanı da İstiklâl Caddesi’nde gerçekleştiriliyor. Ve ne yazık ki son derece barışçıl bu yürüyüşte her yıl polislerin gaz kullanması nedeniyle ülkemiz adına hiç de hoş olmayan görüntüler yaşanıyor.

Oysa başta İzmir olmak üzere, diğer kentlerdeki yürüyüşlere polis müdahale etmiyor ve olaysız başlayıp olaysız bitiyor. Eminim ki İstanbul’da da müdahale olmasa, hiçbir sorun yaşanmaz. Ya da sadece yaşanması halinde, polis görevini yerine getirip müdahale eder.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

20 Ocak 2022, Perşembe 07:01
20 Ocak 2022, Perşembe 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder