Ne yazık kı şaka değil

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türkiye, güneydoğu komşusu Suriye’de yaşanan iç savaşın bedelini en ağır ödeyen ülke oldu. Hem önemli bir ihracat kapımız kapandı hem de bölge halkı için ciddi bir gelir kalemi olan sınır ticareti sıfırlandı. Bu olumsuzluklara rağmen savaştan kaçan çaresiz insanlara kucak açan neredeyse tek ülke de Türkiye...

Halen dört milyon civarında mülteci ülkemizin hemen her kentine dağılmış durumda. Bir milyonluk yeni bir göç dalgası da kapımızda. Yapılan harcama tutarın ise daha şimdiden 50 milyar dolara ulaştığı söyleniyor. Elbette ki gelir kaybı bir şekilde telafi edilir. Ayrıca harcanan hiçbir miktar insan hayatından daha değerli değildir. Asıl tehdit, bu büyük göçün yarattığı kontrolsüzlüktür.

İstanbul Valiliği geçen günlerde bir açıklama yaptı ve Geçici Koruma Kapsamında kentte bulunan 479 bin 420 Suriyelinin adres beyanlarında uyuşmazlık olduğunu duyurdu. Bunun anlamı şu: 479 bin 420 Suriyelinin nerede olduğu bilinmiyor.

Durumun diğer illerde de pek farklı olduğunu sanmıyorum. Açıkçası bu kabul edilemez bir şey. En başta ciddi bir güvenlik sorunu. Hem ülkemiz hem de geçici misafirlerimiz açısından bu durumun bir an önce sağlıklı bir yapıya kavuşturulması gerekiyor.

ŞAMPİYON İZMİR

İzmir, 2019 yılında yeni bir rekora imza attı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre İzmir’in ihracatı bu yıl da 10 milyar doların üzerinde gerçekleşerek 10.2 milyar dolar oldu. Bir önceki yıla göre artış oranı yüzde 0.3 ile sınırlı kaldı. İthalat ise yüzde 17.8 azalarak 7.5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

İzmir’de ihracatın ithalatı karşılama oranı ise 2019 aralık ayında yüzde 136.1 düzeyine ulaştı. İzmir, ihracatı ithalatından fazla olan nadir illerden bir olmayı bir kez daha başardı. Ege Bölgesi kentleri tarafından 2019 yılında gerçekleşen toplam ihracatın yüzde 58.5’i İzmirli firmalar tarafından yapıldı. Emeği geçen tüm firmaları, emekleriyle üretime katkı sağlayan her çalışanı tek tek tebrik ediyorum.

KİŞİ BAŞI 13 TON TÜKETİYORUZ

Kâr amacı gütmeyen Circle Economy tarafından yayınlanan rapora göre, dünya genelinde kaynak tüketimi 1970 yılından bu yana dört kat arttı ve bir kişinin yıllık ortalama tüketimi 13 tona ulaştı.

Ağaçlar, fosil yakıtlar, değerli madenler, yiyecekler, içecekler, giyecekler ve aklınıza gelebilecek her şey dahil yılda kişi başına 13 bin kilo tüketiyoruz. Bu akıl almaz bir miktar ve sürdürülemez bir durum. İnsanoğlunun acilen tüketim iştahını frenlemesi gerekiyor. Yoksa dünya giderek daha yaşanılmaz bir yer haline gelecek.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder