Pandemi döneminde yaşanan sıkıntılar, ardından yakın çevremizi kuşatan savaşlar, yüksek enflasyon dönemi ve sürekli artan girdi maliyetleri sebebiyle uzunca bir süredir tarımda hayat kolay gitmiyor. Üreten de dertli, tüketen de... Ama böylesine zorlu bir süreçte bile başarı hikâyesine imza atanlar var. Onların başında da Yozgat’ın Kadışehri ilçesine bağlı Kabalı köyü sakinleri yer alıyor. Kabalı köyü, geliştirdiği ortak üretim modeliyle Türkiye’de kırsal kalkınmaya örnek gösterilen yerlerden biri haline geldi. Köylülerin arazilerini birleştirerek kurduğu şirket aracılığıyla oluşturulan 6 bin dönümlük meyve bahçesi hem üretimi büyüttü hem de köyde ekonomik dönüşüm yarattı.
Köydeki tüm araziler tek bir üretim modelinde birleştirilirken, her aile sahip olduğu arazi büyüklüğü oranında bahçeden elde edilen gelirden pay alıyor. Böylece hem üretim planlı şekilde yapılıyor hem de kazanç köy halkı arasında paylaşılıyor. Projeyle birlikte köyde yaşayan herkes sigortalı olarak istihdam edildi. Köylüler, kendi arazilerinde kurulan şirkette maaşlı işçi olarak çalışırken aynı zamanda bahçenin hissedarları olarak gelir elde ediyor. Köyde iş gücü ihtiyacının artması nedeniyle çevre bölgelerden işçiler getiriliyor. Ayrıca geçmişte köyden göç edenler de yavaş yavaş geri dönüyor. Meyve bahçesinde yalnızca meyve üretimi de yapılmıyor. Tozlaşmayı artırmak ve ek gelir sağlamak amacıyla arıcılık faaliyetleri yürütülüyor. Yabani otla mücadele amacıyla kaz yetiştiriciliği ve küçükbaş hayvancılık yapılıyor. Böylece hem doğal yöntemlerle üretim destekleniyor hem de kaz ve hayvansal ürünlerden ek gelir elde ediliyor.
Kabalı köyünde yetiştirilen meyveler yalnızca iç piyasaya değil, yurt dışına da gönderiliyor. Köyde üretilen ürünler Avrupa Birliği ülkelerinden Çin’e kadar geniş bir coğrafyaya ihraç ediliyor. Kabalı köyü sakinlerini yarattıkları bu büyük başarı hikâyesinden dolayı tebrik ediyorum. Bu proje, mirasla bölünen küçük arazilere mahkum olmuş, gelirleriyle üretim ve makineleşme maliyetlerini karşılayamayan, sürekli küçülmeye giden tüm köyler için örnek olmalı; birlikten kuvvet doğacağı asla unutulmamalı.
TEBRİKLER AYŞE NAZ
Bugün Pazar... Günümüzün iyi ve güzel geçmesi adına bu günü iyi konulara ayırmak istiyorum. O ‘iyi’lerden biri de Hataylı Ayşe Naz Kara...
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde okuyan 17 yaşındaki Ayşe Naz, ABD’nin Houston kentinde 21-26 Ocak tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Copernicus Olimpiyatı Doğa Bilimleri dalının ilk aşamasında tüm soruları doğru yanıtlamış; bu başarısı sayesinde de NASA ve Rice Üniversitesi işbirliğiyle ABD’de düzenlenen dünya finallerine 2 bin dolarlık tam bursla davet edilmişti. Bu süreçte NASA profesörlerinden ders alan Kara, Rice Üniversitesi’nde gerçekleştirilen finallerde de dünya birincisi olarak ‘Absolute Winner’ (Tartışmasız Kazanan) unvanını kazandı. Madalyasını NASA profesörü Dr. Kumar Krishen’in takdim ettiği Kara, zaferini Türk bayrağı açarak kutladı. Ayrıca yarışma sonrasında üniversite başvuruları için NASA profesöründen referans teklifi aldı. UNICEF’in Türkiye’den seçtiği 14 Birleşmiş Milletler Genç Lideri’nden biri de olan Kara, uluslararası kongrelere katılarak çeşitli projeler yürüten Ayşe Naz’ın, sadece üç yıl önce depremle yıkılan medeniyetler beşiği Hatay’dan çıkarak böylesine önemli bir başarıya imza atmasını ayrıca değerli buluyor ve tüm gençlerimize örnek olmasını diliyorum.
