Tepki anlık ama sorun kalıcı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Gün geçmiyor ki medyaya eşi, sevgilisi, oğlu veya akrabası tarafından katledilen bir kadının fotoğrafı düşmesin... Her defasında yüreğimize bir taş oturuyor; nefesimiz kesiliyor, ölen her kadınla umudumuz biraz daha azalıyor. Açıkçası kadın cinayetleri giderek kronik bir sorun halini alıyor ülkemizde. Türkiye’de 2018 yılında 440 kadın katledilmişti. 2019 yılında erkek terörüne kurban verdiğimiz kadınların sayısı 474’e yükseldi. Ne yazık ki cinayetler bu yıl da hız kesmeden devam ediyor.

Geçen hafta, hayata sevgiyle bakan gencecik bir kadının; Pınar Gültekin’in eski erkek arkadaşı tarafından vahşice öldürülmesini konuştu tüm Türkiye... Oysa Pınar kadar konuşulmayan, konuşulamayan kurbanlar da vardı. Aynı hata içinde Muş’ta Fatma Altınmakas eşinin kardeşi tarafından cinsel saldırıya uğradığı gerekçesiyle eşi tarafından öldürüldü. Seher Fak, Antalya’da oğlu tarafından öldürüldü. Bahar Ö. İstanbul’da, Mücella D. ise Diyarbakır’da eşleri tarafından öldürüldü.

Kadın, Barış ve Güvenlik Endeksi’ne göre kadınlar için yaşam kalitesinin en yüksek olduğu ülkeler sıralamasında Türkiye 167 ülke arasında 114’üncü sırada yer alıyor. ‘Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre de Türkiye 153 ülke arasında 130’uncu basamakta. Artık bıçak kemiğe dayandı... Bu utancı bu topraklardan tamamen kazıyıp atmak için kadın-erkek elbirliğiyle mücadele etmeliyiz...

Bunun ilk yolu da cezaların caydırıcı hale getirilmesinden, faillerin övülmesinin bile suç kabul edilmesinden geçiyor. Ayrıca kadın-erkek eşitliğinin toplumun tüm kesimleri tarafından doğru bir şekilde anlaşılıp özümsenmesi için, bu konunun anaokulundan başlayarak müfredata eklenmesi de şart. Unutmayalım ki eğer istenirse yeryüzünde çözülemeyecek sorun yoktur. Yeter ki bunu hep birlikte ve gerçekten isteyelim.

FOSİL YAKITLARA VEDA

Yakın geçmişe kadar “Fosil yakıtsız, yani petrolsüz, kömürsüz, doğalgazsız bir dünya mümkün olabilir” denilse bu hemen hiç kimse buna inanmazdı... Son yıllarda alternatif enerji alanında yapılan yatırımlar, bu alandaki teknolojilerin giderek ucuzlaması bu durumu inanılır hale getirdi.

İklim değişikliği politikaları konusunda çalışmalar yürüten düşünce kuruluşu Ember tarafından yapılan son açıklamaya göre, 2020’nin ilk yarısında, Avrupa Birliği’nin 27 üye ülkesinde üretilen elektriğin yüzde 40’ı yenilenebilir enerjiden karşılandı. Fosil yakıtların oranı ise tarihte ilk kez yenilenebilir kaynakların gerisine düşerek yüzde 34’te kaldı. Tabii ki yüzde 40’lık bu oran 27 ülkenin ortalaması...

Mesela yenilenebilir enerji katkısı Danimarka’da yüzde 64’e, İrlanda’da yüzde 49’a, Almanya’da ise yüzde 42’ye ulaştı. 2020’nin ilk yarısında Avrupa’da üretilen elektriğin yüzde 13’ü hidroelektrik, yüzde 6’sı ise biyoyakıtlardan elde edildi. Fosil yakıtlara gelince... Kömür, elektrik üretimindeki en pahalı kaynak olması sebebiyle, bu durumdan en çok etkilenen kaynak oldu ve üretimde yüzde 32’lik düşüş yaşadı. Doğalgazdan elektrik üretiminde yüzde 6’lık düşüş yaşandı.

Türkiye olarak her geçen yıl bu alanda önemli mesafeler kat ediyor ve her geçen gün rüzgârdan, güneşten, sudan, atıklardan daha fazla faydalanıyoruz. Tek eksiğimiz bunu bir takvime bağlamamış olmamız. Oysa pek çok Avrupa ülkesi daha şimdiden fosil yakıtlarla vedalaşacağı tarihi ilan etmiş durumda. Umarım en kısa zamanda biz de o tarihi belirler ve doğamızı korumak adına fosil yakıtlarla vedalaşmaya hazırlanırız.

MUTLU BAYRAMLAR

Önümüzdeki hafta sonu Kurban Bayramı... Tüm okurların, ülkemizin ve İslâm aleminin Kurban Bayramı’nı şimdiden kutlar; sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir bayram dilerim.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder