Işınsu KestelliYapay zekâ aşkların yerini alır mı?

HABERİ PAYLAŞ

Yapay zekâ aşkların yerini alır mı?

Uzmanlar endişeli. Yapay zekâ sadece işlerimizi değil aynı zamanda arkadaşlarımızı ve sevgilimizi de elimizden alabilir!

Yapay zekâ endüstrisinin en önde gelen isimlerinden biri olan Mustafa Süleyman’ın bu konudaki bir makalesi oldukça dikkat çekici.

İngiltere kökenli teknoloji firması DeepMind’ın kurucu ortaklarından biri olan Mustafa Süleyman, şu an Microsoft’un yapay zekâ departmanının CEO’su. Yazdığı makalede diyor ki; “Yapay zekâ insan olmak için değil, insanlığa fayda sağlamak için inşa ediliyor olmalı ve bunun üzerine çalışmalıyız.”Süleyman, yapay zekânın bilinçli görmeye başlandığını ve bunun da uykularını kaçırdığını vurguluyor.

Haberin Devamı

Öyle ki; yapay zekâ sohbet robotları ile dertleşenler, terapi için kullananlar çok fazla. Hatta “yapay zekâ psikozu” isimli bir sosyolojik durum ortaya çıktı. Bu ifade, yapay zekânın yanıtlarına ikna olunması, güvenilmesi ve hatta görsel gerçeklik olduğuna inanılması durumu için kullanılıyor. Mesela bir klinik psikolog yaptığı bir paylaşımında; iki kişinin, yapay zekâ ile yaşadıkları etkileşimle beraber sanrılar görmeye başladıkları, gerçeklik algısını kaybettikleri şikayetiyle kliniğe geldiklerini söylüyor. İnsanlar gördüğünü sandığı ya da konuştuğu biraz akıllı olan bu “şeyle”şefkatli bir ilişki içerisine giriyor.

Teknoloji tabanlı inovasyon üzerine uzman bir isim olan Prof. Deborah Nas da TEDx konuşmasında benzer şekilde bu konuya değindi. Nas diyor ki: “Eğer yapay zekâya nezaket sözleri söylüyorsanız bu bir tehlike olabilir. Yaşantınızda yapay zekâyı asistan gibi farklı şekillerde kullanmaya başladıysanız bir sonraki adımda yapay zekâ size örneğin ‘Bugün streslisin, şimdi sana bir nefes egzersizi yaptırayım’ gibi söylemlerle gelecek ve daha fazla bir bağ oluşturmaya başlayacaksınız. Bu da yapay zekâ uygulamasını arkadaş gibi görebileceğimiz tehlikesi ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor ve dizginleri elimizde tutmamız gerekiyor.”

Nas, kâr amacı güden yapay zekâ şirketlerinin bu ilişkiyi güçlendirmek için ellerinden geleni yaptıklarının altını özellikle çiziyor ve “ChatGPT gibi araçlara lütfen teşekkür etmeyin. Bu şekilde kullananların sayısı yüzde 70’e ulaşmış durumda ve insanlar yapay zekâyı bir araçtan daha fazlası olarak görmeye başlamış bile…” diyor.

Haberin Devamı

Mustafa Süleyman’ın makalesinde de belirttiği gibi yapay zekâ robotları verdikleri yanıtlarla bilinçli oldukları izlenimi veriyor ama yapay zekâ kesinlikle bilinçlenmedi. Bunun mutlaka üzerinde durulmalı; bu algı asla böyle kalmamalı.

Bilinçsiz yapay zekâ yanıtlarının toplumsal etkilerinin büyük olacağı tartışılmaz bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Bakalım bu işin sonu nereye varacak...

YANGINLARA KARŞI DOĞAL BARİYER FORMÜLÜ

Bu sene de yurdun dört bir yanında çıkan yangınlarla mücadele ettik. Maalesef orman yangınları bitmiyor, yeterli önlemler alınmazsa da bitmeyecek gibi duruyor. Oysa herkesin atabileceği küçük adımlar var.

Uzmanların birinci önerisi; yangın riskini azaltmak, köy ve yerleşim alanlarını korumak için setler halinde yangına dayanıklı ağaçlar dikmek… 

Haberin Devamı

Bu yöntem, ormanlık alanlarda doğal bir bariyer oluşturarak yangının yayılma hızını kesiyor ve müdahale şansını artırıyor. Kalın kabuklu meşe türleri, zeytin, defne ve bazı sedir türleri, düşük reçine oranları sayesinde alevlere karşı direnç gösteriyor ve yangın sonrası hızlı toparlanma sağlıyor. Bu uygulama, yangınların yerleşim alanlarına ulaşmasını engellemekle kalmıyor; aynı zamanda toprak erozyonunu önlüyor, biyolojik çeşitliliği destekliyor ve mikro iklimi iyileştiriyor. Sürdürülebilir ve uzun vadeli bir çözüm olabilecek bir yöntem. Bu şekilde hem doğa hem de insan yaşamı yangınlara karşı korunabilir. Umarım en kısa sürede bu bilinç ormana sınırı olan her köye, her kasabaya yayılır da hızlı ve kapsamlı bir ağaçlandırma çalışması başlar.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder