Yüksek hızlı şark ekspresi

02 Haziran 2019, Pazar 08:00
AA

İngiliz romancı Agatha Christie’nin “ Şark Ekspresi’nde Cinayet”, Ian Fleming’in James Bond karakterini canlandırdığı “Rusya’dan Sevgilerle” gibi sayısız roman ve filmde adı geçen “Orient-Express” ya da bizim deyişimizle “Şark Ekspresi”, 21’inci yüzyıl versiyonuyla çok yakında Avrupa ile Türkiye arasında köprü vazifesi görecek.

Önce, Orient Express’i kısaca hatırlatalım... Tarihi Orient Express, ilk kez 17 Mayıs 1883’te Paris’ten İstanbul’a doğru yola çıkan yataklı bir trendi.

Yıllar içinde Londra, Berlin gibi büyük şehirlerden de kalkarak, Orta Avrupa’da buluşan Orient Exspress’lerin varış adresi İstanbul ve Atina’ydı. Ama Orient Ekspres denildiği zaman ilk akla gelen adres 3 Kasım 1890’da açılan İstanbul Sirkeci Garı oldu.

Bu yolculuk dönemin en romantik, en gizemli ve en lüks tren yolculuğu unvanına sahipti. Düzenli Orient Express seferleri, 22 Mayıs 1977’de İstanbul’dan Paris’e kalkan trenle son bulmuştu. Yenisi ise Avrupa Birliği’nin Kuzey Batı Avrupa’yı Güney Doğu Avrupa’ya bağlayacak olan Orient/EastMed Koridoru Projesi’nin son ayağı olarak hayata geçiriliyor. Halkalı-Edirne arasında çift hat olarak döşenecek raylarla ilk önce Bulgaristan’a bağlanacak.

Bulgaristan’ın Türkiye sınırına yakın kenti Svilengrad’a kadar gelen hızlı tren hattı, Meriç Nehri’ne kurulacak köprüyle Türkiye’ye geçecek. Bu sayede de Türkiye’den tüm Avrupa’ya hızlı trenle ulaşmak mümkün olacak.

Açıkçası Avrupa’ya her gidişimde, kentler ve ülkeler arasındaki hızlı tren hatlarının sağladığı imkânlardan olabildiğince faydalanan biri olarak, bu haberi duyunca çok sevindim.

Eminim ki benim gibi tren yolculuğundan keyif alan herkes de aynı mutluluğu paylaşacaktır. Şahsen hattın açılmasını dört gözle bekliyorum ve bir süre uçak yolculuklarına ara verip trenle seyahat etmeyi planlıyorum.

FRENE BASIN, TATİLDESİNİZ

Dokuz günlük uzun bayram tatili Cuma akşamı mesai bitimiyle birlikte başladı... Yola çıkanların sağ salim hedeflerine vardıklarını umuyorum; yola çıkacaklara da “Aman yavaş” diyorum.

Unutmayın ki tatil, gideceğiniz yere varınca değil yola çıktığınızda başlar. Lütfen sakin olun, acele etmeyin, yolculuğun keyfini sürerek gidin. Ayrıca vardığınız yere ulaştığınızda da stresinizi yanınızda getirmeyin. Alaçatı, Bodrum, Marmaris veya bir başka tatil beldesi; hiç fark etmez...

Bu adresler bayramlarda nüfuslarının onlarca katı misafiri ağırlıyor... Park yeri bulmakta zorlanabilirsiniz; bir mekâna oturmak için sıra bekleyebilirsiniz, plajda şezlong kalmamış olabilir. Asabileşerek, personele kaba davranarak durumu değiştiremezsiniz.

Sakin olun ve Sertab Erener’in o ünlü şarkısını mırıldanın: Kapılmışım rüzgâra, savrulup gidiyorum... Şimdi çok uzaklarımda nafile telaşlarım; hayattan çalıyorum...

Bu vesileyle herkesin Ramazan Bayramı’nı kutluyor, şeker tadında, huzur dolu, keyifli bir tatil diliyorum. Bayramdan sonra yeniden görüşmek dileğiyle...


Sıradaki haber yükleniyor...