Altı üstü iki hareket yapacağız, nedir bu süslü laflar?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yogaya ilk başladığımda, hocaların sınıfta sık sık söylediği ‘bedeninle bağ kur’ cümlesini hiç anlamıyordum.

Şimdi kelime olarak “beden” ne demek elbette biliyorum, “kur” fiilini anlıyorum, “bağ” kelimesini de…Ama beden, bağ ve kurmak bir araya gelince ortaya çıkan şey niye bu kadar önemli, anlayamıyordum. 

Zaten ben ve bedenim aynı değil miyiz? Bağ kurmaktan öte bedenimle bir değil miyim? Diyordum ki, “Altı üstü iki hareket yapacağız, nedir bu tantana, bu süslü laflar…”

Müthiş disiplinliydim bir de o zaman, net kuralları olan bir yoga stilinde pratik yapıyordum, her gün matın üstüne çıkıyor 90 dakika boyunca tüm gücümle pozlarla güreşçi gibi savaşıyordum. Bugün baktığımda neden o stili seçmişim hiçbir fikrim yok, durmaksızın bir mücadele halinde pozdan poza atlıyordum. Aklımda hep idealize ettiğim birtakım pozlar vardı, o pozu ‘başardığımda’ ‘yogaya’ ‘gerçekten’ adım atacağımı düşünüyordum. O pozlar yapılmadan ben yoga ailesine ait değildim sanki.

Bedenim yogada sadece bir araçtı adeta, karnımın, kollarımın, sırtımın güçlenmesi, bacaklarımın, kalçamın ve omurgamın esnemesi gerekiyordu, ki beni baş duruşuna, kargaya taşıyabilsinler, ayakta öne eğildiğimde başım bacaklarıma değebilsin.

Ama benim canım bedenim bu oyunu oynamak istemedi. Yoga yaptıktan sonra hep yorgun oldu, üst üste pratiklerden yaptıkça esneyeceğine katılaştı, bazı pozları inatla ve haldur huldur yapma çabası dizimi sakatladı, boynumda fıtıklar oluştu.

Yavaş yavaş anlamaya başladım, türlü bedensel sıkıntılar çeke çeke; işte insan bir bütün olmayabiliyormuş, insanın zihni, beklentileri, arzular, bedenin ihtiyaçlarından, sınırlarından, haz alanlarından farklı yerlere düşebiliyormuş.

İnsanın bedensel imgesi gerçek bedeninden çok farklı olabiliyormuş.

Bağ kurmak denen şey de elinde ne varsa onu kabul etmekmiş, onu duyabilmek, mesajları almakmış. 

Kendini görünen/seyredilen/performans sergileyen bir organizma olarak görmek yerine, hisseden, zevk alan, acı çeken, endişe taşıyan, heyecan duyan bir bütün olarak deneyimlemek bağ kurmak demekmiş.

Sorun yogada, bir stilde, bir pozu inatla/sebatla çalışmakta değil, sorun nefesi tutarak zihnindeki hırslı sese kendini kaptırarak andan zevk almayı unutarak bedeni araçsallaştırmadaymış.

Gündelik hayatta peşimizden sürüklediğimiz bedenimizi yoga pratiklerimiz sırasında duyabiliriz; oradaki ihtiyacı, ifadeleri, hisleri…

Müthiş…

Yazarlarımızdan

12 Mayıs 2021, Çarşamba 19:01
12 Mayıs 2021, Çarşamba 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder