'Follower' beden

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yoga, pilates gibi fiziksel egzersizleri yaparken ya da gündelik hayat akışı içinde, zihin- beden ilişkisinde, denge biraz kaybolmuş, ipler sanki zihnin eline geçmiş; zihin karar veriyor genelde ne yapılacağına, mesela çok yorgun beden, dışarı çıkacak hali yok, ama önceden verilmiş bir söz var gidiliyor, daha fenası o işe gidilecek tabii ki her gün. Ya da çok enerjik, uyumak istemiyor, hareket istiyor ama uyunması gerek çünkü sabah erken kalkılacak, aç değil ama yemek vakti, canı abur cubur yemek istemiyor e ama hafta sonu olur mu yemeden içemeden? 

Zihnin kendine has bir ajandası var (bu ajanda kendine has mı bu da ayrı bir yazı konusu) beden bu ajandayı takip ediyor.

Bu takip, yoga matı üstünde de devam ediyor bazen, bazılarımız için. Bedenimizle yaptığımız yoganın fiziksel tarafı, zihinsel bir aktiviteye dönüşüyor. Neyi ne kadar yapacağınıza bir de bakmışsınız ki zihniniz karar veriyor. ‘Bu pozu yapamazsın, o kadar esnek değilsin, güçlü değilsin, v.s.’ diyor, ya da ‘yaparsın ya, bak o nasıl yapıyor, biraz daha gayret göstersene…

“Daha fazla yoga yap”, diyor bazen zihin. 

Zihin o denli kontrolü ele almış ki, hareketi doğru yapıp yapmadığını anlayabilmek için aynaya ihtiyaç duyuyor. Bir yoga pozunu ‘doğru ve estetik’ yapmak istiyor. Binlerce yılın yogası elimizde kepaze olmuş, ‘erler meydanına’ dönüyor, yoga yaparken gözler yan matlara kayıyor… Yogayla bedenimiz arasından zihnimizi çekemiyoruz bir türlü. 

Peki biz yola bunun için mi çıkmıştık?

Hayatın her alanında, her anında kendini tamamen bedenin rehberliğine bırakmak nasıl bir şey hiçbir fikrim yok, bu hali tecrübe eden var mıdır? Lars Von Trier’in kült filmi ‘Idiots’ına mı döner ortalık, bilmiyorum. Ama matın üstüne çıktığımızda, zihnimizdeki beklentileri, istekleri, hırsları fark etsek ve sonrasında onlara teslim olmak yerine, kendimizi bedenimize bıraksak.

Beden zihni takip etmese de, zihin bedene eşlik etse.

Bedenlerimiz mühendis gibi çok net, lafı uzatmıyor, sakin ve direkt. Canı acıdığında ‘ahhhh’ diyor, hoşuna gittiğinde ‘ohhhh’ diyor. Zihin ise gelgit akıllı, kararsız, milyon tane gizli ajandası var, hep “ama”lı konuşuyor:

“Canın acıyor ama böyle bu işler acıya acıya olacak”, 

“Çok güzel bu yoga ya, çok rahatlıyorum, keşke daha çok gelebilsem ama nasıl? Hafta içi iki kere gelsem, bir de hafta sonu, kızı kursa kim bırakacak peki?”

Mat üstünde yapılan güzel bir esneme hareketinden sonra gelen bedensel bir “ohhhhh”, işte böyle zihinsel bir planlamaya kurban oluyor.

Tıpkı günlerimizi kafamızdaki konuşmalara cevap verirken kaçırdığımız gibi…

Yogabiz.pro

Çağla Güngör & Nilüfer Eyiişleyen

Yazarlarımızdan

09 Mayıs 2021, Pazar 07:01
09 Mayıs 2021, Pazar 07:00
09 Mayıs 2021, Pazar 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder