Bize 'VAR' dendi...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bir şeyler biraz daha gelişigüzelken daha mı iyi sanki, yoksa ben mi fazla nostalji müptelasıyım bilemeyeceğim. Bir türlü kanım ısınamadı şu VAR'a (Türkçe açılımıyla 'video yardımcı hakem uygulaması'). 

Türkiye'de hiçbir maçta eksik olmayan hakem kararları tartışmalarını ortadan kaldıracak gibi geldi derken, işler yine sarpa sardı. Futbol izleyicisinin lügatına yeni bir cümle ekleniverdi: "Hoca, bu pozisyonda niye VAR'a gitmiyorsun hoca!" 

Sistem, sahada tam hakimiyet kurmak isteyen hakemin özgüveninden bir ısırık alırken, oynanan oyun da hiçbir hatayı kaldıramaz oldu. 

Teknoloji ile gelen bu kesinlik oyunun akışını da doğrudan etkileyince, VAR kendisinden pek de iyi bahsedilmeyen bir yardımcıya dönüştü. 


Her şey daha hızlı, keskin ve sayısal

Modern futbolda artık birçok şeye yer yok. Bizi büyüleyen ama fiziksel yönden şimdiye kıyasla eksik kalan topçulara mesela. Futbolseverlerin başına 'gerçek' sıfatını getirdiği Ronaldo'nun kıvraklığı, yerini saatte 32 kilometre koşan Cristiano Ronaldo'ya bıraktı. 

Her şey daha hızlı, keskin ve sayısal. 

Maradona, ülkesine Dünya Kupası'nı getiren o golü İngiltere'ye bugün atmış olsaydı, kavga gürültü hakemi çevreleyen bir grup futbolcu ve VAR'dan dönen bir gol anımsayacaktık.

Böylece Arjantinli yıldız, kendisini maçtan sonra "Golü elle mi attın?" diye sıkıştıran gazetecilere “Tanrı’nın eli” cevabını veremeyecek, bu replik de futbol tarihine hiç kazınamayacaktı. 

"Ee, ne güzel işte" demiş olabilirsiniz, böyle yazınca bir an bana da öyle geldi... 

Sadece "Bir şeyler daha şansa bağlı, daha kusurluyken daha mı güzeldi?" diyorum. 

Belki ileride sistem o kadar evrilecek ki, sahalarda hiç hakem olmayacak. Kırmızı kart gören oyuncu, mancınık sistemiyle dışarı fırlatılacak ve takımını 10 kişi bırakacak. Hep beraber izleyip göreceğiz.

Tabii siz yine bana bakmayın, ben işe gidemeyeceğim zaman arkadaşlarımı telgrafla bilgilendiriyorum.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder