Ağva ağlıyor!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçtiğimiz hafta sonunda ailece Ağva'ya gittik. Yıllar önce gittiğimden beri pek değişiklik yapılmamış Allahtan. 'Betonarmelleşme'nin oraya da uzanacağını sanıyordum ama yanılmışım.

Ağva, Yeşilçay ve Göksu nehirleri arasında zerafetle duruyor. Şimdilik!!

Yerli halkla söyleşi yaptım, dertlerinin büyük olduğunu öğrendim.

Söylediklerine göre, Göksu üzerine yapılan baraj için bir söz verilmiş halka: Zaman zaman suyu bırakacak, böylece Göksu'nun temizlenmesine yardımcı olacağız.

Ama söz tutulmamış. İstanbul'un artan su ihtiyacı yüzünden bu işlem yapılmıyormuş. Ayrıca Ağva'da yapılmış olan arıtma tesisi plan aşamasındayken suyun denizden 300 metre açığa bırakılacağı söylenmiş. Bu da gerçekleşmemiş, maalesef su nehire bırakılıyormuş. Bu da doğal hayatı ve nehir yaşamını olumsuz etkiliyor haliyle. Tam oradan geçecek olan viyadük de yakında üzerine tüy konduracak tabii!!

Yeşilçay hala mavi-yeşil rengini korurken Göksu koyu kahverengi olmuş bile. Yazın kokudan durulmadığı söyleniyor.
Gözümle gördüm; sazanlar atlayıp zıplıyordu suda. Memnun oldum ama görünen o ki yakında onlar da tarihe karışacak.

Aman!!! AMAN!!!  Saygıdeğer büyüklerimiz, ellerinizden öperim. Gönlüm istiyor ki bu şikayetleri iletenler yanılıyor olsun.
İstanbullunun nefes alacak topu topu üç-beş yer kaldı, bunu da kaldırırsanız vay halimize!

Gerçek hediyeler

Hayatımızı ne kadar basitleştirdik, ne kadar tembelleştirdik.

Kızlarım; benim veya annelerinin doğum günü, evlilik günü gibi önemli günlerde şiirler yazar, dans gösterileri hazırlar, kartpostal yapar, evde skeçler düzenlerlerdi. Ne yazık ki büyüdüler. Zaten artık zamanları da yok.

Bu gösteriler, kartlar o kadar hoşumuza giderdi ki yaşaran gözlerimi saklamak için akla karayı seçerdim. Bir anne- baba için hangi hediye bunların yerini tutabilir ki?



Bu hediyelerle hem kendilerini geliştirir, hem bizleri mutlu ederlerdi. Küçük kızım, aklına estikçe kartlar hazırlıyor bize ve aile efradına.

Siz de çocuklarınıza bu yönde destek verirseniz, göreceksiniz ki hem çocuklar hevesleniyor hem de yaratıcılıklarını geliştiriyorlar.

Belki çocuğunuzdan bir Picasso çıkmaz ama en azından kendini ifade edebildiği için mutlu olur.

Sağlıklılaştıramadıklarımızdan mısınız?

Başımız derde girmeden sağlığımıza dikkat etmeyen bir toplumuz. Her şeyi son dakikaya bırakır, yumurta kapıya dayanmadan harekete geçmeyiz.

Ve hepimiz tıbbı yalayıp yutmuşuzdur. Bizden iyi doktor mu vardır ki?!!

Tamam, kendimizden biz sorumluyuz. Ama başkalarına ilaç tavsiye etmek, ne derece doğrudur?

“Başım ağrıyor...”

“Hemen bir falanfilan al, geçer...”

“Yok yok, falanfilan mide bozar, sen en iyisi kısayoldancennet al, yeni çıkmış, çok iyi diyorlar...”

Aman arkadaşlar! Çok tehlikeli iş yapıyoruz. Kolaylıkla tavsiye edilen ilaçların çok vahim, tamiri imkansız sonuçları olabiliyor.
Kendimizi tanımak, bilmek güzel ama başkasına ilaç ve tedavi yöntemi sunmak olacak iş değil. Özellikle şeker, kalp, tansiyon için kullanılması önerilen ilaçlar, eczacı bile değil, muhakkak doktor tarafından verilmeli.

Başkasına ilaç tavsiye etmek ve tavsiye edilen ilacı kullanmak, ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir. Hatta doğal diye bitki çaylarına hücum etmek, bazı otları kullanmak bile hoş değil.

Bizde homeopati çok gelişmedi. Bu sistem yayılsa, ilaca olan bu düşkünlük ortadan kalkacak.

Homeopati de ne ola ki?

Hastalık belirtilerini baskılamaya yönelik tedavi biçimleri yaygın olarak kullanılıyor ama bu tür tedaviler, vücudun kendini iyileştirebilme özelliğine de hasar vermiş oluyor. Sonuçta, organizma, dışarıdan yardım almadan hastalığın üstesinden gelmeyi başaramaz hale geliyor.

İşte bu noktada homeopati önem kazanıyor. Homeopati; doğal ve yan etkisiz bir tedavi yöntemi.

Hastalıkla benzer belirtiler oluşturan homeopatik ilaçlar ise vücudun kendini  iyileştirme gücünü  (yaşam gücünü) harekete geçiriyor. Organizmanın bu muazzam gücü, hastalık belirtilerinin ortadan kalkmasını  ve iyileşmeyi doğal yolla sağlıyor.

Normal ilaçlar hastalığı iyileştirmiyor, belirtilerini ortadan kaldırıyor. Homeopatik ilaçlar ise doğal, yan etkisiz ve tedavi edici.
 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder