Düşüncesizlikte sınır yok!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Haftasonu İstanbul’un yeni açılan büyük alışveriş merkezlerinden birine gittik ailece. Park yeri ararken, özürlü vatandaşlarımızın hakkı olan yerlere tecavüz edilerek araç bırakılması çok canımı sıktı.

Bu kadar vurdumduymaz ve saygısız olmak zorunda mıyız? Bir gün hepimizin başına aynı şey gelebilir. Neden bu kadar aptalca ve düşüncesizce davranıyoruz?
Park eden arabanın içinden bir aile çıktı, yanlarında çocukları... Merak ediyorum; o çocuklara yaptıklarının yanlış olduğunu nasıl anlatacaklar? Hadi adam düşüncesizlik yaptı, eşi kalkıp neden "Buraya park edemeyiz" demez?



Bizim neden medeni olamayacağımız aşikar değil mi? Avrupa’da bu tavır sadece saygısızlıktır, uyanıklık değil. Kimsenin aklına böyle bir 'uyanıklık' yapmak gelmez, gelse de adam daha arabadan çıkmadan onlarca kişi başına üşüşüp ikaz eder.

Ben ikazımı içerdeki güvenlik görevlilerine yaptım. Sonuç sıfır tabii. “Anlatmaya çalışıyoruz ama kimse dinlemiyor” diye bir cevap geldi.
Bence çözüm basit: O bölgelere kamera koymak, engelli işareti olmayan arabalara ceza yazmak. Çünkü biz sadece cezadan anlarız. Çünkü biz saygısız ve vurdumduymaz bir milletiz. Çünkü biz kendimizden başka kimseyi düşünmeyiz.

Avrupa Birliği mi? Bırakın Allahaşkına! Bizim daha kendi içimizde birliğimiz yok, ne Avrupası?!!

***

İnternet, sosyal medya, aman dikkat!!!

Yaz gelince bütün uyanıklar piyasaya düşer, bir sürü yalan yanlış doldurma haberle ilan verirler. Para tuzakları hazırlar, hele artık internette istediğiniz herşeyi limitsizce, fütursuzca yayınlayabildiğimizi düşünürsek, ortalık mağdurdan geçilmez, doğal olarak.

Bir okurumdan çok acıklı bir mail aldım. Acıklı, çünkü kendisi on-line bir turizm acentası mağduru. Hepimiz gibi yazın bir otelde tatil yapmak için kesesine uygun yer ararken bu kapkaççıların eline düşmüş. Resmen dolandırılmış. Ulaşabildiği bütün basın mensuplarına ve yasal organlara ayrıntılı bilgiler göndermiş. Sonuç? Hiç bir gelişme yok.

İşin acı tarafı; bu dolandırıcılar o şirketi kapatıp başka bir isimle piyasaya çıkmışlar, kimbilir daha kaç kişinin cebini yakacaklar.

Reklamda bitik, gerçekte yitik

Aynı şeyi yaşamamak için hafta sonu kalktım, Kızılcahamam’a gittim. Bir devre mülk görmek için. Dereyi görmeden paçayı sıvamamak için. İyi ki de gitmişim. Televizyonlara ilanlar veriyorlar ama ortada fol yok yumurta yok. Ekranda bitmiş bir yer görüyorduk, bir gittik ki değil inşaat, yolu bile yapılmamış.

Ayrıca şikayetvar.com sitesinde de bir sürü şikayet okudum firma hakkında. Şimdi hayıflanıyorum, o kadar yol yapmadan önce firmayı internetten kontrol etseydim ya!

Maalesef artık televizyon-gazete, internet, sosyal medya gibi ağlar sebebiyle ortada bir sürü dolandırıcı dolaşıyor. Bizlere düşen, bunlara avucumuzu açmadan önce kontrol etmek. Herşeye atlıyoruz, hele bir de ucuz olduğunu duyunca. Ama bir deyiş vardır “ucuz etin yahnisi pek olur” diye.  Bunu hep unutuyoruz, ben dahil!!
Aman dikkatli olun, kredi kartı sahtekarlıkları başta olmak üzere bir sürü düzenbaz var kapımızın önünde bekleyen!
 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder