Minik ayakları ısıtalım

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Aşağıdaki mail bir yerlerden bana ulaştı. Böyle bir dönemde, tam da kışa girerken bu yazıyı paylaşmazsam kendimi affetmezdim. Aynen aktarıyorum:

***

 “Hataylı'yım ve iki senedir Van'da İngilizce öğretmeniyim. Atandığımda görevimi en iyi şekilde yapmaya, geleceği şekillendirecek olan ülkemin çocukları için çalışacağıma dair kendime bir söz vermiştim ve bunu tüm kalbimle dilemiştim. Van'a gitmem hayatımın dönüm noktasıydı. Çünkü ben bir bayandım ve daha önce Doğu’yu hiç görmemiştim. Oradaki insanlara ve bölgeye karşı da birçok insan gibi ben de çok önyargılıydım. Ama zamanla, orada yaşaya yaşaya önyargım dağıldı. Orada daha önce benzerine hiç rastlamadığım hayatlar gördüm. Boylarını aşan karın içinde kilometrelerce ya lastik çarıklarla ya da terliklerle okula giden miniklere şahit oldum. Sırtında bir montu olmadığı için okulda tir tir titreyen çocuklara şahit oldum. Ve bir şeyler yapmamız gerektiğine inandım.

Bu drama sessiz kalsaydım hem insanlığımdan hem de eğitimci kimliğimden şüphe duyardım. Neyse ki bu böyle olmadı. Benim gibi eğitimci olan birkaç arkadaşımla bir araya gelip 'Her Çocuk Bir Umuttur' adıyla dernek kurduk. Ve bir kamuoyu yaratmak suretiyle sesimizi duyurmaya çalıştık. Neyse ki duyarlı insanlarımızın destekleri sayesinde iki yılda 5 binin üzerinde çocuğun ayağına sıcalık, yüreğine umut olduk. İnsanlarIn, bırakın gitmeyi, ismini duyduğunda bile terör belasından dolayı çekindikleri Hakkari'de, Çukurca'da, Şemdinli'de Türk bayrağı ve ATATÜRK posterleri açıp oradaki çocuklarımızla faaliyetler gerçekleştirdik. Vatan, bayrak ve Atatürk sevgisini onlarla paylaştık. Soğuktan elleri ve yüzleri çatlamış minik yüreklerle... Tüm bu zorlu şartlara rağmen yüzlerindeki tebessümü ve masumiyeti kaybetmemiş, şehir merkezi, sinema, tiyatro vb. sosyal aktivitelerle hiç tanışmamış çocuklar... Ben ve ekip arkadaşlarımı gördüklerinde sevinçten sınıflarından koşarak yanımıza gelişleri, bize sarılışları, hediyelerini alırken gözlerindeki mutluluğun tarifi hiçbir yere sığdırılamaz ve vedalaşırken sordukları soru: “Öğretmenim, bizi tekrar görmeye gelecek misiniz?”

Evet değerli arkadaşlar; bu sene de ülkemizin birçok köşesinden, özellikle de dağ köylerinden derneğimize gelen (ayakkabı, giyim ve kırtasiye malz.) talepler var. Ancak üzülerek belirtiyoruz ki kışa hazırlık yaptığımız şu sıralarda şimdiye kadar sadece 76 bot ve 62 mont sayısına ulaşabildik. İnanıyoruz ki ülkemizin bu ücra köşelerinde yaşayan ve terörden yara almış çocuklara bu sene de desteğinizi arttıracak ve onların ümidini gerçeğe dönüştüreceğiz. Unutmayınız ki sizlerin yapacağı mütevazı katkılar, atacağınız ufacık bir adım Türkiye ’nin en ücra köşesinde, Mustafa Kemal Atatürk ’ün bizlere emaneti olan çocukların hayatında çok büyük değişikliklere yol açacak.

Biz 2 yıl boyunca yaptığımız her okul ziyaretinde, destek verdiğimiz öğrencilerle her görüşmemizde bu değişikliğin tanığı olduk. Fark yaratmış olmanın, çocukları dağdan, tarlalardan, ahırlardan, hatta bazen çocuk yaştaki evliliklerin eşiğinden sınıflara kavuşturmanın hazzını yaşadık. Ve biz deneyimlerimizle öğrendik ki yoksulluğun verdiği dersi, hiçbir okul öğretemiyor. Hadi şimdi hep beraber minik yavrularımıza bir çift mutluluk hediye edelim!..

Not: Tüm faaliyetlerin fotoğraflarını hem www.hercocukbirumuttur.org.tr adresinden hem de Her Çocuk Bir Umuttur adlı derneğimizin Facebook sayfasından görebilirsiniz.

Esra TULTAK
Her Çocuk Bir Umuttur Derneği Bşk Yrd.


***
 
Öncelikle Esra Hanım ’ı ve arkadaşlarını bu girişimlerinden dolayı kutluyorum. Ve yüce gönüllü insanlarımızdan yardımcı olmalarını rica ediyorum. 
 

Yazarlarımızdan

12 Nisan 2021, Pazartesi 17:54
12 Nisan 2021, Pazartesi 11:16
12 Nisan 2021, Pazartesi 09:10
Sıradaki haber yükleniyor...
holder