Teknolojik... Fantastik...

12 Nisan 2014, Cumartesi 12:10
AA

Gerçeği söylemek gerekirse yeni teknolojiler hayatımıza sadece kolaylık getirmiyor, zarar da veriyor.

Özellikle toplu yaşamın vazgeçilmezi olan otomobillerin teknolojisinden bahsediyorum.

Son yıllarda piyasaya verilen arabalardaki teknolojik ilaveler hayatımızı kolaylaştırıyor mu yoksa bizi hepten tembelliğe ve düşüncesizliğe mi itiyor?

Otomatik farlar, otomatik silecekler, kendiliğinden kararan ya da kapanan aynalar, otomatik park etme sistemleri, geri park sensörleri... Bunlar sadece ilk fasılda aklıma gelenler.

Hava karardığında farları yakmak için tek parmakla yapılabilecek bir hareketi yapmıyorsak, önümüzdeki araba durduğunda frene basma gereği hissetmiyorsak, park etme işini arabanın kendisi yapıyorsa bize ne kaldı? Sadece sinyal vermek. Onu da yapmıyorsak bu teknolojinin hayatımızı kolaylaştırmaktan çok, tembelliğe, düşüncesizliğe ve saygısızlığa ittiğini düşünmekte haksız mıyım?

Makinaların, bilgisayarların esiri olduk bile. Yakın bir tarihte 'Terminator' filminin gerçekleşeceğini öngörmek çok uzak bir hayal olmasa gerek. Ne dersiniz?

OKUR MEKTUBU

AMAN YARABBİ!

Aşağıdaki mektubu bir okur göndermiş. Sadece bana değil, kelli felli gazetecilere de... Doğru mu değil mi bilmem. Doğru ise neler yapılması gerektiği konusunda ahkam da kesemem. Sonuçta ben gazeteci, polis muhabiri ya da dedektif değilim. Ama bu rahatsız edici, can yakıcı, tüyler ürpertici satırların doğru olma ihtimalinden yola çıkıyorum ve yetkili birilerinin dikkatini çekeceğini umuyorum. İletmesi benden, araştırması onlardan.

"İstanbul'daki Gazi Mahallesi ve Armutlu'da 9 yaşındaki çocuklara dahi uyuşturucu satışı yapılıyor. Ve polis buna göz yumuyor. Uyuşturucu çetelerine birileri tarafından sahip çıkılıyor, genç kızlar ve erkekler çetenin ağından kurtulamıyor.

Genç kızlar fuhuşa zorlanarak eğlence sektöründe birilerine kölelik yaptırılıyor.

Aileler çocuklarına sahip çıkmak istediklerinde çeteler tarafından tehdit ediliyor, sokak ortasında baskı görüyor. İstanbul dışına ikamet etmeleri de yeterli olmuyor.
Çeteler, para kaynağı olarak gördükleri ailelere ve çocuklarına zulüm uygulanıyor. Aile birlikteliği ve bağlılığı yok ediliyor...

Lütfen bu konuyu araştırın ve değerlendirin."

Sağlıklı spor

Bu yazıma hanımlar biraz bozulabilir ama gerçekleri dile getiriyorum.

Geçen hafta yazmıştım ya, rejim yapıyorum diye... Doktorum tempolu yürüme tavsiye etti, çok fazla olmasa bile elimden geldiğince, kızımın da iteklemesiyle yürüyüş yapıyorum.

Yürüme yaptığım parkurda kışın kimsecikler yoktu, tek tük insan görebiliyordum. Hava ısınıyor, yaz da geliyor diye hanımlar parkuru doldurdu. Hani zayıflayıp mayoya girecekler ya!!!

Sağlık için yürüyüş yapmak güzel tabii. Ama öyle hanımlar gördüm ki bırakın her gün yürümeyi, her yere ip atlayarak gitse bile işi çok zor.

Bu sahne her bahar tekrarlanıyor. Her sene vücuda bu stresi yaşatacaklarına, az ve dengeli beslenmeyi alışkanlık haline getirip formda kalsalar daha iyi olmaz mı?

Bir de o kadar hızlı yürüyorlar ki görseniz, sağlıklı yürüyüş mü yapıyorlar yoksa fırında börek unutmuş da ona mı yetişmeye çalışıyorlar, belli değil.

Yazık etmeyin kendinize. Dengeli beslenirseniz bu kadar çabaya, efora gerek kalmaz.

Şimdi diyeceksiniz ki "Deve kendi hörgücünü görmez, yılana 'boynun eğri' edermiş. Bu kadar laf ediyorsun, sen neden kendine dikkat etmedin?" Ehh haklısınız, ne diyeyim. Çuvaldızı kendime batırmayı öğrendiğim için bunu rahatça paylaşabildim. Umarım tükürdüğümü yalayacağım bir zaman hiç geri gelmez :)

Kalın sağlıcakla!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.