Dindarlık yarışı sonumuz olur

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Başbakan Erdoğan geçen hafta öylesi bir söz sarf etti ki, hepimiz dağıldık. “Dindar nesiller yetiştireceğiz” dedi. Donduk kaldık. Hâlâ altından kalkabilmiş değiliz. Dün bir miktar açıklama getirdi ancak henüz tam netlik yok. Toplumun hemen her kesiminde bu sözler farklı algılandı. Laik kesimde alarm zilleri çalıverdi. İşte nihayet Erdoğan uzun zamandır kuşkulanılan “gizli ajandasını” açıklamış ve laik sistemi temelinden yıkacak adımı atmıştı. Devletin dindar nesil yetiştirme görevi ne demekti? Din devletine doğru ilk adım mı atılıyordu? Muhafazakar çevrelerde de tam anlaşılabilmiş değil. Bir bölüm büyük memnuniyetle alkışlarken, diğer bölüm bu sözlerin içini nasıl doldurabileceğini araştırıyor.

[[HAFTAYA]]

Ben, Başbakan bu sözü gerçekten bilinçli olarak mı söyledi yoksa CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasırına basmak için mi sarf etti, anlayabilmiş değilim. Bu sözler bu şekilde bırakılmamalı. Mutlaka içi daha da doldurulmalı. Ne anlama geldiği çok net şekilde anlatılmalı. Eğer belirsizlik sürdürülürse, çok tehlikeli bir süreç başlar.

Dindar-dinsiz kavgalarına kadar uzayacak bir tartışma fırtınası kopar. Dışarıdaki yankılanmaları daha da tehlikeli olur. Eski, Türkiye’nin ekseni kaydırılıyor çığlıklarını hatırlayın, bu defaki çok daha sert ve altından kalkılması güç bir ortam yaratır. AK Parti böyle bir iç ve dış gerilim istemiyorsa -ki ben de hiç ihtimal vermiyorumo zaman bir an önce bu yaklaşımın ne anlama geldiğini açıkça anlatmalı. Aman dikkat, bu defa içine girdiğimiz tartışma çok tehlikeli bir zeminde yapılacaktır.

Zira “dindarlık” yanlış anlamaya en müsait konudur. Allah korusun, kontrolden çıkması durumunda çok kan dökülmesine yol açabilecek bir konudur. Bu öyle bir konudur ki, itiraz eden “dinsiz-Allahsız” diye taşlanabilir. Bu öyle bir konudur ki, muhalefet “Allahsız gençlik istiyorlar” diye suçlanmaktan korktuğu için, korkup susar ve yarın bir bakarsınız kendimizi Pandora kutusunu açanların dahi istemedikleri bir yerde buluvermişiz. Bundan dolayı “aman bu sözlerin içi bir an önce doldurulmalı”.

Tehlike durumdan görev çıkaranlardan gelecek

Başbakan’ın “Dindar nesil yetiştireceğiz” demesinin hemen ardından Diyanet’ten bir dizi proje açıklandı. Her ne kadar birbiriyle bağı olmadığı açıklandıysa da, üst üste gelince, birbirini tamamlayan iki gelişme şeklinde algılandı. Nasıl algılanmasın ki, Diyanet’in 2012-2016 Stratejik Planı’ndaki projeler şimdiye kadar görülmemiş yoğunlukta. 2003’te 771 milyon TL olan bütçesi, 2012’de 3.9 milyara çıkınca zaten kaşlar kalkmıştı. Bu paraların nereye harcanacağı açıklanınca kaşlar daha da kalktı.

Diyanet TV kurulmasından başlayan, gençleri umreye götürmeye, çocuklar için dini çizgi film, çizgi roman yayınlamaya, yüzlerce dini danışman, sözleşmeli 7 bin imam hatipli, 2 bin de müezzin olmak üzere 9 bin personel almaya kadar giden son derece yaygın bir dizi program. Ancak Diyanet’in açıkladığı bu programda Sünni İslam öğretimine ağırlık verilmiş, örneğin Alevilere yer yok veya bizler henüz göremedik.

Ben de Diyanet’in önceliğini merak ediyorum. Acaba en başta gelen hedefi Kuran’ın doğru dürüst yorumlanmasını sağlamak, cahil hacı-hoca karışımı adamların, hurafeler üreterek dinimizi çarpıtanların elinden kurtarmak mı? Yoksa sadece dindar nesil yetiştirmek mi? İkisini aynı anda sürdürmek kolay değildir.

Yarın belediyeler, iller-ilçeler ve partiler de bu yarışa girerse...

Bu ortam iyi yönlendirilemez ve gereken titizlik gösterilmezse, bu manzara öylesine kolay istismar edilir ve öylesine bir DİNDARLAŞMA veya DİNDARLAŞTIRMA yarışı başlar ki, nerede duracağını kimseler kestiremez. Birden bakarsınız Türkiye demokratlığı kendine bayrak yapmış olan AK Parti’nin dahi istemediği yerlere gidivermiş. Nasıl mı? Çok kolay. Hiç abartmıyorum... Bakın göreceksiniz, durumdan görev çıkaracak kurumlardan biri büyük olasılıkla RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) olacak.

Cezalar artacak, örf ve adetlerimize uyum sağlama adına ekrandaki öpüşmeler kırpılacak, müstehcen yayın ile pornografik yayın birbirine karıştırılacak ve ekran dindarlaştırılacak. Ardından dindar vakıflar devreye girecek. Belediyeler hareketlenecekler. İzinli-izinsiz Kuran kursları pıtrak gibi yayılacak. Dindarlığı yaygınlaştıracak kurslar, eğitim üniteleri, sosyal faaliyetler, yardım kampanyaları başlayacak. Ramazan’da lokantalara kapanma baskısı, içki satış ve servisini kısıtlama çabaları artacak. Özetle mahalle baskısı yoğunlaşacak.

Yazarlarımızdan

01 Mart 2021, Pazartesi 09:46
01 Mart 2021, Pazartesi 09:40
01 Mart 2021, Pazartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder