96 yazı mı 99 yazı mı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Netflix, yeni dönemde yayınlayacağı Türk yapımı dizileri ve filmleri açıkladı. Ardından Twitter’da yazar Arzum Uzun’un isyanıyla karşılaştım. Netflix’in film projelerinden biri ‘96 Yazı’ adını taşıyor. Arzum Uzun’un da 2015’te piyasaya çıkardığı ‘99 Yazı’ adlı bir romanı var. Ozan Açıktan’ın yöneteceği ‘96 Yazı’ filminin tanıtım bülteninde “1996’nın yaz aylarında geçen hikaye aşk ve yaşamla tanışan, önünde sonunda hüznü ve kalp kırıklıklarını da tadacak bir grup gencin hikayesini konu alıyor” diye yazılmış. Filmde, aynı yazlıkta buluşan gençlerin ergenlik çağındaki ilk aşk ve yaşam deneyimleri anlatılacak.

Şimdi Arzum Uzun’un ‘99 Yazı’ adlı romanının hikayesine bakalım. Arzum da romanında 15-18 yaşlarındaki bir grup gencin aynı yazlıkta yaşadıklarını aktarıyor. “Bu gençlerin, ilk deneyimlerini, aşklarını, yaşadıkları hüzünleri, 90’ların o eşsiz atmosferinin içinde aile bağlarına, insan ilişkilerine ve sosyo-kültürel yapıya da değinerek” anlatıyor. Arzum haklı olarak şunu soruyor:

Ben 90’lı yıllarda ergenliğini yaşayan gençlerin gözünden aşkı, ilişkileri, ilk deneyimleri yazdım. Netflix’in filmi de aynı konseptte. ‘99 Yazı’nı alıp aynı içerikte gençlik dönem işi olarak ‘96 Yazı’ diye filme çekmek ve romanın yazarına bir telefon etme ihtiyacı duymamak nedir? Hiç mi saygı duymuyorsunuz? Netflix’e soruyorum, siz gelen işlerin orijinalliğini hiç mi kontrol etmiyorsunuz?

Bir yazarın, bir eserini ortaya çıkarması o kadar kolay olmuyor.

Aylarca bir odaya kapanıp, gözler bozulana dek yazılıyor o kitaplar. Ve her eser, üretenin evladı gibidir. Nasıl ki, evladınıza gelebilecek zararlara karşı adeta şahin kesilirsiniz, aynı şekilde ürettiğiniz herhangi bir esere de toz kondurmazsınız. Netflix gibi global çapta yayın yapan bir platformun bunlara dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çember daraldı

Koronavirüs mücadelesi devletin bütün çabasına rağmen sorumsuz insanlar yüzünden bir türlü istenen seviyeye ulaşmıyor. Günlük hasta sayıları mayıs ayı seviyesine, yani 2000’lere çıktı. Üstelik bu ‘vaka sayısı’ değil. Siz bunu en az 10’la çarpın. Yani hastalığın belirtilerini göstermeyen çok sayıda koronavirüs taşıyıcısı aramızda. Ben de ilk defa çevremdeki insanların birer birer virüse yakalandığını duyuyorum.

Bir başka deyişle böyle vurdumduymaz olmaya devam edersek bizim de pozitif çıkmamız an meselesi. Ayrıca mesele sadece virüsün yayılması değil, sağlık çalışanları bitmiş durumda. Yorgunlar, bıkkınlar. Bıkkınlar çünkü, biz önlemlere uymadığımız için onların iş yükü artıyor. Cem Yılmaz, Sağlık Bakanlığı’na bir çağrıda bulundu. Sağlık çalışanlarının moralini yükseltmek için bakanlığın düzenleyeceği moral toplantıları ve söyleşilere hiçbir ücret talep etmeden katılmayı görev bildiğini söyledi.

Bu tweet’inin altına sağlık çalışanlarının yazdığı cevaplar ise gerçekten içimi acıttı. Örneğin “Sağlık çalışanları yorgun, mutsuz, umutsuz ve tükenmiş durumda. Sesimizin ve sorunlarımızın duyulmasına vesile olursanız bizi çok mutlu edersiniz” diye yazmış birisi. Bir başkası “Kolumuzu kaldıracak halimiz yok ama bu tweet’in morali yeter en azından” demiş. En acısı da “Haftada 7 gün koronavirüs mesaisindeyiz. Gösteri yapsanız bile nasıl geleceğiz ki?” şeklindeki yorumdu.

Yani sevgili okur, bırak koronavirüsü, yarın elini kessen, hastaneye gittiğinde pansuman yapacak doktor bulamayabilirsin. Çünkü koronavirüsün bu kadar yayılması, diğer sağlık sorunlarına müdahalelerde de aksamaya neden oluyor. Bilmem anlatabildim mi?

Bir madde daha

"Biteceği baştan belli olan evlilikler” diye yazdığım bir yazı var. 10 maddede sıralamıştım bu evlilikleri. Şimdi buna bir 11’inci madde eklemek istiyorum. 

11- Aldatmayı affettirmek için yapılan evlilikler

Taraflardan biri diğerini aldatır. Aldatma ortaya çıkınca, aldatan taraf inkar etmek için türlü türlü yalanlar söyler. Örneğin, “Benim o insanda gözüm yok. Aksine onun bende gözü var. Bizim aramızı bozmak için de sanki ilişkimiz varmış gibi davranıyor. Benim sevdiğim tek kişi sensin” der. Diğer taraf da buna inanır ve alel acele evlenirler. Ancak bu evliliğin ömrü uzun değildir, çünkü bir yalan üzerine kurulmuştur.

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder