Aşka dair...

17 Ağustos 2013, Cumartesi 05:00
AA

İnsan yaşadığı her duyguyu ‘aşk’ sanıyor ya, işte bu yanılgı nedeniyle aşkın sahicisini bulmakta zorlanıyor. ‘Arzu’ var mesela, hadi ‘ten çekimi’ diyelim. Her sevişmenin içinde aşk yok, sevişince de aşık olunmuyor. Ya da ne bileyim, ‘beğeni’ var örneğin. Beğeniyorsun, hoşlanıyorsun, için pır pır ediyor ama aşka dönüşmüyor. Sonra sen, tüm bunlar ‘aşk’ olmadığı halde ‘aşkmış’ gibi davranıyorsun. Çok çabuk bittiğinde de “Aaa bu muymuş?” deyiveriyorsun...

* * *

Aşk, anlaşmanın değil çatışmanın duygusudur. Aşık olduğun kişiyle her zaman uyumlu bir ilişki yakalayamazsın. Ama bu, senin aşık olduğun gerçeğini değiştirmez. Birbirine deli gibi aşık olup da bir an bile kavga etmeden duramayan insanlar görürsün ya, gerçektir onlar. Aşk, zıtlıkları bir araya getirir ve bu durumda çatışma kaçınılmaz olur. Bu çatışmaları aşabildiğin zaman aşkı ilişkiye çevirebiliyorsun zaten. Yani her aşık olduğunla mükemmel bir ilişki yaşayamazsın...

[[HAFTAYA]]

* * *

Bir de tersi var bu durumun. Çok uyumlu, dışarıdan bakıldığında mükemmel bir ilişkin olabilir. Sevgilin, sana bu dünyadaki en uygun kişi olabilir. Ama bu da sizin aranızda aşk olduğunu göstermez. Her el ele gezen çifti birbirine aşık sanma. Bazen insanlar aşk yerine ‘huzur’u tercih eder. Kınayamazsın onları, kendi tercihleridir. Ama aşkın olmadığı bir ilişkide en büyük tehlike yine ‘aşk’tır. Çünkü başkasına aşık olma ihtimalin potansiyel olarak her zaman vardır.


* * *

Aşka zaman ve mekan biçmekten bir türlü vazgeçmiyor insanlar. Kime ne zaman ve nerede aşık olacağımız belli değil oysa. Bunu kontrol etmemizin imkanı yok. Zaten bu kontrolsüzlük aşkı çekici kılıyor. Ne kimseyi kendimize aşık edebilecek ne de “Şu zaman aşık olacağım” deme gücümüz var. Bir anda ortaya çıkar aşk, bazen bir bakışta, bazen bir gülüşte... Yıllardır gördüğün, kanıksadığın insanın bir an yaptığı hareket seni ona aşık edebilir. Ya da o güne kadar hiç görmediğin birine bir bakışta aşık olabilirsin.

* * *


Aşkın acı çektirme riski vardır, bu yadsınamaz. Ama zaten aşk ‘göze almak’ demektir. Göze aldığın şeylerin büyüklüğü, aşkının da şiddetini gösterir. “Acı çekeceğim” diyerek aşkı reddetme şansın yoktur. Bir kez aşka tutulduysan bundan kaçman da mümkün değildir. Bu yüzden aşkla mücadele etme, aşkın için mücadele et. Aşkla savaşa girdiğinde kaybedeceğinin garantisini verebilirim. Aşkın için mücadele ettiğinde de kazanacağının garantisini...

* * *

Daha önce yaşadığın ve sonu kötü biten aşklarınla, şimdiki aşkını karşılaştırma yanılgısına düşme sakın. Her insan farklıdır, doğal olarak her aşk da öyle. Kimsenin yerine bir başkasını koyamazsın. Hayatına yeni giren kişi adı üzerinde ‘yeni’dir. Öyleyse onda eskisini aramak yerine bu yeni aşkına sarılmalısın. Ah tabi, onu bir yara bandı olarak kullanmıyorsan. Kalbinde başkası varken hayatına aldığın kişi senin ancak yara bandın olabilir çünkü...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.