Mehmet CoşkundenizAşkın büyüklüğü acı ile ölçülmez

HABERİ PAYLAŞ

Aşkın büyüklüğü acı ile ölçülmez

Bir ayrılığın en ağır tarafı, aşık olunan kişinin bir sebeple gitmesi değildir aslında. Geride kalanın, hayatının bundan sonra nasıl devam edeceğini bilememesidir. Çünkü onun için aşk devam ediyordur ve bu ayrılık tam bir felakettir. Yuvası yıkılmıştır, deprem gibi hisseder. Geleceği kaybolmuştur, sele kapılmış gibi hisseder. Yüreği yanıyordur, dev bir orman yangınının içinde kalmış gibi hisseder.

YALNIZLIK KAPIYI ÇALDIĞINDA

İlk günler, eş, dost yalnız bırakmaz. Teselli sözleri, “Geçecek” temennileri ve “Sana başkası mı yok?” gibi vurdumduymaz olmaya çağıran cümleler... Dinlersin, hepsi o kadar. Hiçbir işe yaramaz bu sözler. Sonra dostlar da çekilir kendi hayatlarına. Senin için dünya durmuş olsa da, onlar için dünya dönmeye devam eder. Bir de bakarsın ki gerçekten yapayalnızsın! Ayrılık gerçeği bir fırtına gibi vurur suratına. Ama o gün, senin yeni hayatının da ilk günüdür. “Yeni hayat” diyorum da, bunun başlayabilmesi için istemen gerekir. İyileşmeyi istemek... Bazı insanlar iyileşmeyi istemez. Çünkü sanır ki çektiği acı giden kişiyle arasındaki son bağdır. Acıdan vazgeçerse ondan da vazgeçmiş olacağını düşünür. Bir akşam arkadaşın bir şey anlatır, kahkahayı basarsın. Sonra birden “Ben nasıl gülebiliyorum?” diye sorarsın kendine. Öyle ya, hayattaki tek tutunduğun dal onun için çektiğin acıdır. Ve acın ne kadar uzun sürerse, ne kadar can yakarsa, aşkını da o kadar büyük sanırsın. Oysa aşkın büyüklüğü, bittikten sonra çekilen acının süresiyle ölçülmez. Acı, aşkın ölçü birimi değildir. İyileşmeyi istemeye başladığında, onunla yaşadığın hiçbir şeyi inkar etmiş olmayacaksın. Güzel olan yine güzel kalacak. Biriktirdiğiniz anılar yaşanmış olacak. Sarılmalarınız, yolculuklarınız, hayalleriniz, sana söylediği güzel bir söz... Hepsi geçmişinin bir yerinde duracak. Hayata dönmek bunları silmez.

Haberin Devamı

İYİLEŞME İHTİMALİ

Kendine “Ben gerçekten iyileşmek istiyor muyum?” sorusunu sorduğunda içinden “Evet” demek gelmiyorsa şimdilik dert etme. Ama bir süre sonra iyileşmeyi isteme ihtimalini düşünmen şart. Kimse sana hemen yarın iyi olacağının garantisini veremez. Kendine “Hep böyle hissetmek istemiyorum” demen yeterli. Çünkü artık yönünü çizmişsindir. Süreç uzun, yol çetin ve tuzaklarla dolu. Mesela gidenin avukatlığını yapmak... “Beni seviyordu ama şartlar el vermedi...” “Benim de hatalarım vardı...” “Çok sabırsız davrandım...” Oysa bu davada savcı olmayı da başarmalısın. “Kaç gece gelir diye bekledim, gelmedi...” “Beni ezdi, küçük düşürdü, aşağıladı...” “Onun derdi beni sevmek değildi, sadece el üstünde tutulmayı sevdi...” Bak şimdi durum eşit. Hatta lehindeki kanıtlar çok daha fazla. Biliyorum aklında çok soru var. Bu ayrılığın nedenini soruların yanıtlarında arıyorsun. Senin cevaba ihtiyacın yok. İyileşmek, cevap bulmak değil, o cevaba ihtiyaç duymamaktır.

Haberin Devamı

DOSYADAKİ DELİLLER

Elbette onu düşünmeye devam edeceksin. Birçok şey sana onu hatırlatacak. Bir şarkı, bir sokak, bir fotoğraf, bir paylaşım, bir koku... Özleyeceksin ve bu hiç ayıp değil. Ama unutma, aklına gelmesiyle, onun hatırasının içinde saatlerce yaşamayı seçmek aynı şey değil. İyileşmek unutmak değildir. Hatırladığın halde dağılmamayı öğrenmektir. Sen, yeni başlangıç için delil toplamaya devam etmelisin. Bir sabah uyandın ve ilk beş dakika onu düşünmedin. İşte sana delil, koy dosyaya. Telefon çaldığında “Acaba o mu?” demedin. Hop, bir delil daha. Bir akşam eve dönerken içindeki ağırlığın eskisinden biraz daha az olduğunu fark ettin. Delil dosyan kabarıyor giderek. Bir arkadaşın “Bugün harika görünüyorsun” dedi. Şahane bir delil. Hayat ayrılıktan sonra kapıyı tekmeyle açıp içeri girmez. Sessizce geri gelir. Sonra bir gün fark edersin ki; o gün aklına bile gelmemiş. Korkma, onu unutmuyorsun, onun varlığıyla birlikte yaşayabiliyorsun. İyileşmen onu hiç sevmediğin anlamına gelmez. Mutlu olman unuttuğun anlamına gelmez. Hayatını devam etmen yaşadığın aşkı değersizleştirmez. Bazı insanlar hayatımızdan gider. Bazı aşklar biter. Ama yaşanmış olan yaşanmıştır. Onu korumak için ömür boyu acı çekmeniz gerekmez. Hayata dönmek ışığı bulmakla başlamaz. O ışığa doğru yürümeyi istemekle başlar.

Haberin Devamı
Sıradaki haber yükleniyor...
holder