Bırakın herkes kendi istediği kıyafeti giysin

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sahneye çıkan sanatçıların sadece şarkı söylemediğini, aslında bir şov yaptığını unutuyoruz. Bu şova, sesi, tavrı, orkestrası, sahnedeki mimikleri, tavırları ve elbette kıyafeti de dahil. Şu sıralar sahnede kim ne giyse tartışma konusu oluyor. Yok Sibel Can vücuduna uygun giyinmemiş de, yok Gülşen fazla cesur bulunmuş da, yok Hande Yener kıyafet konusunda uçmuş da, falan filan... Beğeni çok kişisel bir kavram. Genel geçer bir kuralı da yok. Benim beğenmediğimi başkası beğenebilir, onun beğendiğini de ben beğenmem.

Ama herhalde sahneye çıkan o şarkıcılar şovlarının bir parçası olan kıyafetlerini seçerken kılı kırk yarıyordur. Yanlarında çalıştırdıkları modacılar, stil danışmanları mutlaka onlara akıl veriyordur, seçimlerinde yardımcı oluyordur. Geçen gün Gülşen’in sahnede giydiği kostümün değeri tam 62 bin liraydı. Gülşen elbette konserlerinden iyi para kazanan bir şarkıcı.

Hiçbir organizatör sahneye çıkan kişinin kostüm ücretini karşılamaz. Yani Gülşen, kazandığı parayı yine kendi şovu için harcıyor. Sonuç olarak bırakalım her sahne insanı istediği kıyafeti giysin. Bizim en fazla söyleyeceğimiz şey “Beğenmedim” olur ki o da sadece bizi bağlar. Hele hele yıl olmuş neredeyse 2022, hâlâ kilo meselesini konuşmak saygısızlıktan öte büyük bir ayıptır.

BİR DE YAŞ MESELESİ VAR

Karışmaktan pek hoşlandığımız başka bir konu da ilişki yaşamaya başlayan ünlü çiftler arasındaki yaş farkı. En son Bilge Öztürk’ün, Daren Gerede ile yaşadığı birliktelik bu konuyu yeniden gündeme getirdi. Erkeğin büyük olduğu ilişkilerde bu meseleyi kimse dert etmiyor da, kadının büyük olduğu durumlarda neden bu kadar çok konuşuluyor?

Bireyler reşit olduktan sonra aralarındaki yaş farkının zerre kadar önemi yoktur. Burada bir tek istisna var. Çıkar ilişkisi ya da maddiyata dayalı bir birliktelik. Ama zaten bu tür ilişkiler de daha baştan kendini gösteriyor, o yüzden bunlar konu dışı.

Aşkı, ilişkiyi belirleyen şey yaş değildir. Kendi yaşıtlarıyla anlaşamadığı için kendinden daha büyükleri tercih eden çok sayıda insan tanıyorum. Onların yanında kendilerini daha iyi hissediyorlar. Bu durumda bize de sadece mutluluklar dilemek düşüyor.

SEN GİT AŞK BANA KALSIN

Biraz da kendimden haberler vereyim. İlk baskısı 2004’te yapılan “Sen Git Aşk Bana Kalsın” ve “Aşk Bize Yakıştı” kitaplarım yeniden basıldı. Nemesis Kitap etiketiyle aralık başında kitap satan her yerde ve online alışveriş sitelerinde olacak. Tabii ilk baskılardan farklı olarak her iki kitaba da yeni yazılar eklendi. Bu kitapları okuyucuyla yeniden buluşturmak istememin iki sebebi var.

Bunu şöyle belirttim önsözde: “İletişim şekil değiştirmiş olsa da duygular aynı. Yine kavuşamayanlar, acı çekenler, hayal kırıklığı yaşayanlar var. Yine mutluluğu bulanlar, aşk nedeniyle bulutların üzerinde uçanlar, sevenler, sevilenler, dillere düşmüş sevdalar var. Ve ilk kez bu yazıların tümünü aynı kitabın içinde okuyacak bir kuşak var artık.

Aşkı ilk kez yaşayan ve içinde bulunduğu durum nedeniyle bocalayan bu yeni kuşağın duygularını dile getirmelerine yardımcı olmasına, yıllar önce bu kitabı okumuş insanların da yeniden ‘eski bir dost’ ile karşılaşmalarına vesile olursam ne mutlu bana.” Zaman geçer, her şey değişir, bir tek aşk kalır geriye... Ve aşk deliliktir ama tek güzelliktir...

Yazarlarımızdan

27 Kasım 2021, Cumartesi 08:07
27 Kasım 2021, Cumartesi 07:01
27 Kasım 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder