Bunları asla unutmayacağız

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ülkenin dört bir yanındaki orman yangınları içimizi yaksa da, insanlığın hâlâ ölmediğini gösterdi bize. Herkes bir şeyler yapmak için çabaladı, herkes elini taşın altına soktu. Elbette ormanlar yanarken keyfine bakanlar da vardı. Bakın, bu yangınlardan sonra neleri unutmayacağız...

  • Yangın söndürme ekiplerine su taşırken motosikletiyle alevlerin ortasına düşüp şehit olan Marmarisli Şahin Akdemir’i...
  • Marmaris’in cennet ormanları yanarken alevlerin üzerine gidip yaptığı canlı yayınlarla adeta bir haberci gibi çalışan, yangın bölgelerine helikopter gelmesini sağlayan Şahan Gökbakar’ı...
  • İlk günden itibaren AHBAP ekiplerini harekete geçirip kendisi de Bodrum’a, Milas’a giden, götürdüğü malzemeleri oradaki ihtiyaç sahiplerine bizzat dağıtan Haluk Levent’i...
  • Sosyal medyada yangın mağdurlarının sesi olan, yangın bölgesine bir TIR dolusu malzeme ve jeneratör yollayan, söndürme helikopteri kiralamak için uğraşan, kendisi gibi ünlüleri harekete geçiren Demet Akalın’ı...
  • Ören’de termik santrale yaklaşan alevleri söndürmek için eline hortum alıp bir itfaiyeci gibi çalışan İbrahim Çelikkol’u...
  • 5 liralık harçlığını yangında zarar görenlere verilsin diye Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen’e gönderen Adıyamanlı çocuğu...
  • Azerbaycan’dan gelip elleri ayakları yanana kadar alevlerle mücadele eden can kardeşlerimizi...
  • Bölgeye gidip sokak hayvanlarını korumaya almak için uğraşan gönüllü veterinerleri...
  • Mazı’nın, Turunç’un, Güvercinlik’teki otelin tahliye edilmesi sırasında tekneleriyle, botlarıyla hatta jet-ski’leriyle gidip hiçbir karşılık beklemeden insanları taşıyan güzel yürekli kaptanları...
  • Ellerine aldıkları çalı çırpıyla alevleri durdurmaya çalışan, tanker hortumlarını sırtlayıp cepheye mermi taşır gibi taşıyan köylüleri...
  • Günlerce, gecelerce uyumadan çalışan fedakar itfaiyecileri, orman işçilerini...
  • Bütün olanaklarını seferber edip yangın bölgelerine araç, malzeme ve ekip yollayan bütün belediyeleri...
  • Yanan ağaçların yerine hemen yenilerini dikmek için kampanya başlatıp kısa sürede bir orman oluşturacak kadar bağış toplayan Mansur Yavaş’ı...
  • Bize söndürme uçağı yollayan İspanya’yı, Ukrayna’yı, Rusya’yı...

BUNLAR DA KÖTÜLER

  • Bodrum alev alev yanarken dumanları fon yapıp teknesinde fotoğraf çektiren Süreyya Yalçın’ı...
  • Millet yangını nasıl söndüreceğini düşünürken Mısırlı sevgilisi Meedo ile geldiği Bodrum’da teknede keyif yapan, eleştirilince de sanki “Tekne kimin?” diye sorulmuş gibi “Tekne bizim değil” diyen Şeyma Subaşı’yı...
  • Yangını fırsat bilip ırkçılığı körükleyen sosyal medya trollerini...
  • Vatandaş, evinin, canının derdine düşmüşken, “Buraya öyle evler yapılacak ki, evi eski olup da yanmayanlar ‘Keşke benim evim de yansaydı’ diyecek” gibi vicdanları yaralayan açıklama yapan Gündoğmuş Belediye Başkanı Mehmet Özeren’i...
  • Kendi istediği yeri söndürmüyorlar diye orman işçilerine silah çeken Yusuf Güney’i...
  • Ve elbette yangın söndürme konusunda bir zamanlar örnek olarak gösterilirken şimdi çaresiz hallere düşmemize neden olan tüm yetkilileri...

AH MAZI AH...

Bu yılki tatilimin bir bölümünü Bodrum’un cennet koyu Mazı’da geçirmiştim. Arkadaşlarımla eşimle, çocuklarımla Mazı’nın yemyeşil sularında yüzmenin, o nefis çamların kokusunu duymanın bahtiyarlığını yaşamıştım. Doyamamıştım Mazı’ya, bir fırsat bulursam tekrar gidecektim. Ama olmadı... Mazı yandı bitti kül oldu... İçim yanıyor gerçekten. Eski haline gelmesi epey zaman alacak ne yazık ki. Göz göre göre yandı Mazı. Feryatlar duyulmadı, bir türlü zamanında müdahale edilemedi... Ve bir cennet insan eliyle yok edildi...

Sıradaki haber yükleniyor...
holder