Can Yaman'a küçük bir uyarı

YAZI BOYUTU

Can Yaman önce İtalya’da, geçtiğimiz günlerde de İspanya’da izdihamla karşılandı. Kadın hayranları adeta parçaladılar Can Yaman’ı. Bunun kurgu olduğu, kadınları dizisinin yayınlandığı televizyon kanalının ayarladığı konuşuluyor.

Ben, kurgu olsa bile bunun başarılı olduğunu düşünüyorum. Sonuçta dünyada birçok yıldız bu tür ‘hayran’ kurgularına başvuruyor. Ayrıca Can Yaman, İstanbul’da da hayran ilgisinden yolda yürüyemiyor. Benim takıldığım konu bu değil.

Kendisiyle aynı tarihlerde İspanya’da olan Kıvanç Tatlıtuğ’u hatırlatan muhabirlere, “Ne yapayım arkadaşlar, Kıvanç abinin dizileri İspanya’ya satıldı mı bilmiyorum. Eğer satıldıysa öyle olur, satılmadıysa yapacak bir şey yok. Bir oyuncunun dizisi izlenmiyorsa orada ünlü olması mümkün değil zaten. Benim dizilerim orada çok izleniyor” diye cevap verdi.

İşte sorun burada. Çok izleniyor olmak, çok iyi oyuncu olmak anlamına gelmiyor. Hayran sayısı konusunda epey yol alan Can Yaman’a, aynı eforu oyunculuğunu geliştirme konusunda harcamasını öneriyorum. Bu konuda da kendisine Kıvanç Tatlıtuğ’u örnek alabilir.

Yıllar içinde kendisini bu kadar geliştirebilen başka bir oyuncu olmadı son zamanda. Ayrıca mesele popüler olmak değil, popüler kalabilmek. Bunu da ancak oyunculuğu ‘vasat’lığın ötesine geçebilenler başarabiliyor.

Çok büyüksün Haluk Bilginer

Uluslararası Emmy Ödülleri’nde, Şahsiyet dizisindeki rolüyle ‘En İyi Erkek Oyuncu’ seçilen Haluk Bilginer ile ne kadar övünsek az. Bu ödülü küçümseyenlere bakmayın siz. Neymiş, Amerika’daki Emmy ödülü değilmiş. Yahu olamaz da zaten.

O ödülde sadece Amerika’daki televizyon programları yarışıyor. Aynı akademinin verdiği Uluslararası Emmy Ödülleri’nde ise Amerika dışındaki ülkelerin programları. Bilginer ödülü, hayranlarının ona ilgisiyle değil, müthiş oyunculuğu ile kazandı.

Ve çok mütevazı şekilde “Kendimden çok Türkiye’ye bu ödül gittiği için çok mutluyum” dedi. “Ben” demedi, “Beni izliyorlar” demedi, “İzlenmiyorsanız bu ödülü alamazsınız” hiç demedi. Bilmem anlatabildim mi?

Anneci kadınların sayısı artıyor

Yazılarımda ‘uzak durulması gereken erkekler’i anlatırken hep ‘Ana kuzularına bulaşmayın” derdim. Ama artık “Ana kuzusu kadınlardan da uzak durun” demek durumundayım. ABD merkezli flört uygulaması ‘OKCupid’, Türk kullanıcıları arasında araştırma yapmış.

Türk kadın kullanıcıların yüzde 61’i eşlerinin veya sevgililerinin aileleriyle iyi anlaşması gerektiğini düşünüyor. Bu oran Türk erkek kullanıcılarda yüzde 48. Yani damat adayı, kayınvalide, kayınpeder ile iyi anlaşacak. Peki ya anlaşamazsa? Ya da diyelim ki başta gayet iyi anlaştılar da sonra ilişkiler bozuldu.

O zaman ayrılık mı gündeme gelecek? Yeşilçam filmlerinin “Ya ailen ya ben” ikilemine kimsenin düşmesini istemem. Ebeveynlerin de her zaman başımızın üstünde yeri var. Ama evlenmişseniz artık birinci önceliğiniz, eşinizle birlikte kurduğunuz çekirdek aileniz olmalı.

TV’yi bırakın sosyalleşin

Aynı araştırmada Türk kullanıcıların yüzde 62’si, eşle birlikte vakit geçirirken en çok TV izlemekten keyif aldıklarını belirtmiş. Araştırmanın en berbat sonucu bu. Sosyalleşmeyen, toplum içinde olamayan, içinde eğlencenin bulunmadığı ilişkiler bir süre sonra monotonlaşmaya mahkum. Monotonlaşan ilişkiyi de kurtarmak çok zor.

Diyeceğim o ki; birlikte TV karşısında vakit geçirmek güzel de, her zaman değil. Özellikle kadınların eşleri için “Evlenince elinden TV kumandası düşmeyen bir adama dönüştü” şeklindeki şikayetlerini biliyoruz. Bunu yaşamamak için mümkün olduğunca az TV, olabildiğince çok sosyalleşme öneriyorum.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...