Mehmet CoşkundenizDaha ‘biz’ olamadan yapılan 10 hata

HABERİ PAYLAŞ

Daha ‘biz’ olamadan yapılan 10 hata

Yeni bir ilişkinin ilk günleri biraz sisli bir yolda araba kullanmaya benzer. Manzara güzeldir, insanın içi kıpır kıpırdır ama önünüzde ne olduğunu henüz tam göremezsiniz. Telefon daha sık kontrol edilir. “Günaydın” mesajının yanına konulan kalbin rengi bile anlam kazanır. Mesajı gördü mü? Neden cevap vermedi? Dün iki tane gülücük koymuştu, bugün neden bir tane? Ve daha ilişkinin adı doğru dürüst konmadan, kafamızın içinde üç sezonluk dizi çekmeye başlarız. Oysa ilişkilerin başında yapılan bazı küçük hatalar, ileride büyük sorunlara dönüşebilir.

Haberin Devamı

1 BAŞKASI GİBİ DAVRANMAK

“Ben de bayılırım!” Neye? Dağ yürüyüşüne, operaya, futbola, sabah altıda koşmaya... Oysa hayatında en uzun yürüyüşü alışveriş merkezinin otoparkında yapmışsındır. İlişkinin başında beğenilmek uğruna oluşturulan ‘ideal karakter’, bir süre sonra yorucu hale gelir. Çünkü insan rol yapabilir ama o rolü yıllarca oynayamaz.

2 HAYALDEKİ KİŞİYİ SEVMEK

Henüz onu yeterince tanımıyorsun ama boşlukları hayallerinle dolduruyorsun. “Çok düşünceli biri...” Nereden biliyorsun? Geçen salı kapıyı tuttu... İlişkinin başındaki en büyük tuzaklardan biri, karşımızdaki insanın gerçekte kim olduğuyla değil, kim olmasını istediğimizle ilişki yaşamaktır.

3 ÇOK HIZLI YAŞAMAK

Üçüncü buluşmada gelecek yaz tatilini, beşinci buluşmada çocukların isimlerini konuşmak romantik gelebilir. Ama hız, yakınlık demek değildir. Bazı ilişkiler ateş gibi başlar; sorun şudur ki ateş çok harlı yanarsa odun çabuk biter.

4 SINIRLARI TAMAMEN AÇMAK

Sürekli eski sevgilisini kötülüyor. Garsona kaba davranıyor. Verdiği sözleri tutmuyor. Ama içimizden bir ses hemen avukatlığa başlıyor: “Aslında kötü biri değil...” Hoşlanmaya başladığımız insanları anlamaya çalışmak güzeldir. Sürekli mazeret üretmek ise başka bir şeydir.

5 FARKLI ANLAM YÜKLEMEK

“Tamam” yazdı, gülen surat koydu. Peki neden tek gülen surat? İlişkinin ilk dönemlerinde telefon küçük bir psikoloji laboratuvarına dönüşebilir. Son görülme saatleri, noktalama işaretleri, cevap süreleri... Oysa sağlıklı iletişim, dedektiflik gerektirmemelidir.

Haberin Devamı

6 SÜREKLİ ULAŞILABİLİR OLMAK

Arkadaşlarla plan iptal edilir. Spor ertelenir. Hafta sonu boş bırakılır. “Belki görüşürüz...” Birini hayatına almakla bütün hayatını ona ayırmak aynı şey değildir. Kendi düzenini koruyabilen insan, ilişkiye de daha sağlam bir yerden girer.

7 SORU SORMAKTAN KAÇMAK

“Şimdi keyfimiz kaçmasın.” Peki ne arıyoruz? Ciddi ilişki mi? Sadece flört mü? Gelecek beklentilerimiz benziyor mu? İnsanlar çoğu zaman cevabından korktukları soruyu sormazlar. Fakat soruyu ertelemek, cevabı değiştirmez.

8 ’HAYIR’ DİYEMEMEK

“Hayır” demek ilişkinin düşmanı değildir. Her istediğine evet demek, her davranışı kabullenmek ve rahatsız olduğumuz şeyleri söylememek bizi daha sevilebilir yapmaz. Tam tersine, söylenmeyen her rahatsızlık içeride küçük bir borç gibi birikir. Ve bir gün faiziyle tahsil edilir.

9 ESKİNİN GÖLGESİNİ TAŞIMAK

“Eski sevgilim de böyle yapardı...” İşte tehlikeli cümle. Geçmişten ders almak başka, geçmişi yeni ilişkinin üzerine kopyalamak başka. Bir zamanlar aldatılmış olmak, karşındaki insanı peşinen şüpheli yapmaz. Yeni gelen insan eski hikâyenin sanığı değildir. 

Haberin Devamı

 

10 AŞIRI KAYBETME KORKUSU

Belki de en büyük hata budur. “Bunu söylersem gider mi?”, “Böyle davranırsam beni sevmez mi?”, “Biraz daha alttan alsam...” Derken ilişkiyi kaybetmemek için kendi sesimizi kısmaya başlarız. Oysa güzel bir ilişkinin başlangıcında insan sürekli parmak uçlarında yürümez. Rahatça güler. Rahatsız olduğunda söyler. Merak ettiğinde sorar.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder