Eksik olan tek şey şefkat

13 Haziran 2019, Perşembe 08:00
AA

Bir okurum gönderdiği mesajda şöyle diyordu: “8 ay önce tanıştık. Deli gibi seviyordum. Haftaya nişanımız vardı. Nişan hazırlıkları sırasında ufak bir tartışmamız oldu. Bu tartışmayı büyüttü ve beni terk etti.”

Bu, görünürdeki basit bir sebepti tabii ki. Ben de okuruma, “Küçük bir tartışma nasıl ayrılığa gidecek kadar büyür ki?” diye sordum.

Okurum, “Kendisi fazla asabi biri” diye cevap verdi ve ekledi:

“Çok sinirliydi ve bana hiç iyi davranmıyordu. Ailesinin yanında sahip çıkmıyordu. Sevgisini sadece yalnızken gösteriyordu...”

Okuruma evliliğin bir başarı hikayesi olmadığını, hele hele kendisine iyi davranmayan biriyle asla evlenmemesini söyledim. Ardından yine okurlardan gelen çok sayıda mesaja göz attım. Ayrılıkla ilgili mesajların çoğu aslında aynı noktaya gelip dayanıyor. Taraflardan biri, diğer tarafı hiç umursamadan, kırarak, dökerek çekip gidiyor. Kalansa, tüm bu acıları yaşamış olmasına rağmen, “Onu çok seviyorum, ayrılmak istemiyorum” diyor.

Aşkı, sevgiyi elbette anlarım, bu duyguların yerine başka duyguların geçmeyeceğini de iyi bilirim. Ama insanın kendi öz benliğini koruması gerektiğini ve ne olursa olsun bu benlikten vazgeçmemesi gerektiğini daha iyi bilirim.

Çok sayıda üniversitede söyleşilere katıldım. Öğrencilere “İdeal eş adayınızı tarif edin” dediğimde birçok kriter sundular bana. Özellikle kadın öğrenciler dürüstlük ve doğruluğu ön plana çıkarıyordu. Eş adaylarının manevi özelliklerini ve maddi özelliklerini sayarken bir şeyi hep unuttular: Şefkat...

Kimse ideal eş adayının özellikleri arasında “Şefkatli olsun” demedi. Çünkü bunu önemsemiyorlardı. Ya da aralarındaki sevginin bu durumu aşyabileceğini düşünüylorlardı. Ama işin aslı öyle değil işte. Şefkat duygusu olmayan bir insandan sizi koşulsuz sevmesini bekleyemezsiniz. Size şefkat göstermeyen bir insanın canınızı yakmasını engelleyemezsiniz.

BİLİNÇLİ FARKINDALIK

MEF Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Zümra Atalay’ın ‘Şefkat’ adlı kitabı tam da bunu anlatıyor. Atalay, şefkatin tanımını yaparken “Acıyı paylaşmak, anlamak ve fark etmek” ifadesini kullanıyor. Ayrıca şefkatin empatiyi, cömertliği ve kabulü içinde barındırdığını belirtiyor. Yani aslında şefkatin, insanların yaşamları boyunca kaçınılmaz olarak karşılaşacakları acılara, sıkıntılara, psikolojik ve duygusal çöküşlerin sardığı ağrılara bir yanıt olduğunu söylüyor.

Doç. Dr. Zümra Atalay, başkalarına şefkat gösterebilmenin ‘öz’de başladığını da anlatıyor. Yani insan önce kendine şefkat gösterebilmeli. Ama bunun için bilinçli farkındalık (mindful) gerekli. Yani kişi, zorlayıcı duygu, düşünce ve durumları bastırmaya çalışmadan veya göz ardı etmeden olduğu gibi görebilmeli.

Bilinçli farkındalık, öz-şefkati oluşturmamızı sağlarken, başkalarına karşı tutumumuzu da belirliyor. Kendimizi ‘dünyanın merkezi’ sanıyoruz ya bazen, hani başımıza gelen her şeyi ‘Sadece benim başıma geldi’ diye büyütüyoruz ya, işte bilinçli farkındalık bunun önüne geçiyor.

Zümra Atalay’ın ‘Şefkat’ ve ‘Mindfulness’ kitaplarını okumanızı öneriyorum. Hayatla ilgili seçimlerimizi belirlerken öne sürdüğümüz kriterlerin aslında ne kadar geçersiz olduğunu yüzümüze çarpıyor bu kitaplar. Güya kendimiz için en iyisini istiyoruz ama seçtiğimiz şey ‘en iyi’ olmayınca ortaya çıkan durumlarla baş edemiyoruz.

Şefkati de, merhameti de hayatımızdan çıkarmış durumdayız. İşte bu yüzden eksiğiz, en küçük bir acıda bile sanki kocaman bir dağın altında kalmış gibi oluyoruz.

GÜNÜN AŞK SÖZÜ

Kalbiyle sevmeyen herkes; inat eder, ayak direr, sorun çıkarır. Bu yüzden de karşındakini sadece ayrılırken tanıyabilirsin. Öyle anlarda gerçek kişilikler ve maskesiz karakterler kendiliğinden dökülüverir ortaya.

GÜNÜN AŞK TÜYOSU

Bir insanı elde etmek için kendini olduğundan zengin, duyarlı falan gösterme. Bunun ortaya çıkması çok zaman almaz. Ortaya çıktığında bitersin. Sen böyle iyisin, böyle güzelsin. Birisi seni sevecekse sen olduğun için sevmeli, ona sunduğun gösterişli şeylerle değil.

GÜNÜN DİYALOĞU

- Aşkın ömrü ne kadar?

- Bu senin yaşam sürene bağlı...

- Nasıl yani?

- Sen yaşadıkça aşk da seninle yaşayacaktır. Hayatında biri olsa da olmasa da aşk içinde hep var olacaktır.

Sıradaki haber yükleniyor...