Festivaller kenti

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Adana, zaten var olan ününü pekiştirmek için müthiş bir çaba içerisinde. Her yıl nisan ayının ilk hafta sonunda yapılan “Portakal Çiçeği Karnavalı”nın ardından, her yıl ekim ayında düzenlenen “Uluslararası Adana Lezzet Festivali”, bu kentin sadece Türkiye’de değil dünya çapında tanınmasına olanak sağlıyor. Geçen hafta sonu ben de Lezzet Festivali için Adana’daydım.

Öncelikle bu müthiş organizasyonu neredeyse kusursuz bir şekilde hayata geçiren tüm ekip takdiri hak ediyor. Çünkü 3 gün süren festivalde 300 bine yakın kişiyi ağırlamak, dünya çapında 23 şefle özel etkinlikler düzenlemek, 51 konuşmacıyla Adana lezzetleri üzerine söyleşi yapmak ve 100’den fazla markaya festival alanında tanıtım olanağı vermek hiç de kolay değil.

Festival, Adana’nın sadece kebap şehri olmadığını, onlarca benzersiz yemeğin de bu mutfağa dahil olduğunu gösterdi. Birçok katılımcı bu yemekleri ilk kez tattı. Bazıları aslında bildikleri o yemeğin Adana mutfağına dahil olduğunu orada öğrendi. Bu festivaler tanıtımın yanı sıra kentin ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. Festival süresince 11 bin yatak kapasiteli Adana’da oteller tamamen doluydu.

Tarsus, Mersin gibi çevre il ve ilçelerin otelleri de doldu. Ziyaretçiler sadece otellerde kalmadı tabii. Adana çarşısı hareketlendi. Akşamları kebapçılarda yer bulmak da neredeyse imkansızdı. Taksiler dolu, kafeler lebalep, eğlence yerleri şıkır şıkır. Bu festivalin kente ekonomik katkısı yaklaşık 150 milyon lira olarak hesaplanıyor. Pandeminin zorlu koşullarında bir can simidi olmuştur Adana esnafına.

PEKİ YA ATIKLAR?

Merkez Park’taki festival alanı, bir yeme içme şenliğiydi. Her köşede ayrı bir lezzeti tatma imkanını bulduk. Tabii yaklaşık 300 bin kişinin dolaştığı o alanda atıkların da problem oluşturabileceğini düşünebilirsiniz. Bu yıl festival ‘Atıksız’ sloganı ile düzenlendi. Tüm atıklar kaynağında ayrıştırıldı. Bu kapsamda toplanan 50 bin litre bitkisel yağ, 3.5 ton ambalaj atığı ve 10 ton evsel atık dönüşüme gönderilmiş. Festivalde toplanan çiğ sebze ve meyve atıkları komposta dönüştürülüyor. Bu kompost, tarım topraklarının iyileştirilmesi için çiftçilere ücretsiz verilmek üzere kullanılacak. Yani Adana toprağından çıkanlar, yeniden Adana toprağına dönecek.

ŞEHRE YAYILSA DAHA İYİ OLUR

Festival alanına diyecek hiçbir sözüm yok. Ama sanki şehrin diğer kısımları festivalin dışında kalmış. Örneğin kentin en merkezi yeri olan Ziya Paşa Bulvarı’nda hiçbir etkinlik yoktu. Festivalin tek bir alana sıkıştırılması yerine kentin değişik yerlerindeki etkinliklerle çok daha fazla kişiye ulaşması daha doğru bence.

MERSİN UYUMA!

Doğup büyüdüğüm yer olan Mersin, coğrafya olarak Adana’dan çok daha çekici. Tüm Adanalılar yazı Mersin’de geçirir mesela. Sadece Adana mı, Gaziantep, Şanlıurfa, Konya ve Ankaralılar da Mersin’deki yazlıklarında keyif çatar. Adana festivaller kenti olma yolunda hızla ilerlerken ve bu festivallerin tanıtımını profesyonelce yaparken Mersin uyuyor. Kasım ayında yapılan narenciye festivali dışında büyük çaplı bir etkinlik yok.

Buna da büyük çaplı dediğime bakmayın, portakal, mandalina ve limon yüklü araçların geçit töreninin dışında pek de bir etkinlik yok bu festivalde. Şimdi ben bunu yazdım ya, inşallah tantuni festivali yapmazlar. Eşsiz mutfağı, denizi, müthiş keyifli sahili olan Mersin’i, kentin gerçek mutfağına dahil olmayan uyduruk tantuniye mahkum etmeye kimsenin hakkı yok!

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder