
Bahis skandalında 152 hakem disipline sevk edildi, şimdi sıranın futbolculara, kulüp yöneticilerine ve teknik ekipteki görevlilere geleceği söyleniyor. Bu işin ucunun nereye uzanacağını bilmiyorum ama şunu çok iyi biliyorum, bunlar bizim futbolumuzu çalmışlar. Biz keyfimizce, tuttuğumuz takımın galip gelmesini umut ederek maçları seyrederken birileri maç içindeki faulleri, sarı-kırmızı kartları, kornerleri, autları, şutları, ofsaytları falan sayıyormuş. Oynadığı bahiste ne kadarı eksikse o kadarını tamamlıyor, fazlaysa geri kalanına izin vermiyormuş. Bazı maçlarda skor olarak gerideki takım, en azından beraberliği sağlamak için son dakikalarda atak üzerine atak yapar. Tam o dakikalarda korner olur ama hakem korneri attırmadan maçı bitirir. Ben de hep “Neden attırmadı ki?” diye düşünürdüm. Şimdi öğrendik nedenini... Skandal ortaya çıktıktan sonra takım taraftarlarının birbirine girmesini de anlamıyorum. Yahu, olay senin takımınla ilgili değil, hakemin yaptığı kuponla ilgili. Onun için kime faul verdiğinin, hangi takımın futbolcusuna sarı kart çıkardığının önemi yok. Yeter ki kuponundaki bahis gelsin, kim yenilmiş, kim küme düşmüş, kimin şampiyonluk şansı gitmiş zerre kadar umurlarında değil. 2012’de aramızdan ayrılan, sahaların ‘devrimci’ çocuğu Galatasaraylı Metin Kurt’un “Futbol borsada değil, arsada güzel” sözünü hatırlatayım hepimize. Umalım ki; bu operasyon, futboldaki o ‘güzel’ günlerin geri gelmesini sağlasın.

5 TRİLYON DOLAR
Tayvan kökenli Jen Hsun Huang tarafından 1993’te kurulan ABD merkezli NVIDIA şirketi, dünyada 5 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşan ilk şirket oldu. Bu parayı Türk Lirası’na hiç çevirmeyeyim, çünkü bizde öyle bir sayı basamağı yok. Ama 5 trilyon doların ne anlama geldiğini şöyle aktarayım. Mesela bu parayla 2 adet Kanada ya da 1 adet Almanya sahibi olabilirsiniz. Afrika’nın 54 ülkesinin tamamı sizin olabilir. Tüm dünyadaki 3 bin milyarderin servetinin üçte birine denk geliyor bu para. Avrupa’nın en büyük 4 bankasının sahip olduğu varlıkla eşit. Tüm kipto piyasasında da zaten bu kadar para dolaşıyor. Yani bir teknoloji şirketi, artık ülke ekonomileriyle yarışıyor. Bu da bize, teknolojiye yatırımın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

OYUNCULUK KUTSAL MI?
Dilan Çiçek Deniz oyunculuğun kutsal bir meslek olmadığını söyleyince Ekin Türkmen ona karşı çıktı, polemik başladı. Birkaç oyuncu falan da işe karıştı, ülke gündeminin yeni bir konusu oldu. Bana göre oyunculuk kutsal değil. Elbette herkes oyuncu olamaz ama doktorluk, öğretmenlik, askerlik, polislik gibi meslekler varken oyunculuğun adı bile geçmez. Ancak Ekin Türkmen’in bir sözüne katılıyorum. “Saygısız hiyerarşi bilmeyen cahiller” ifadesini kullanmış. Oyunculuk kutsal olmasa da, bu meslekteki ustaçırak ilişkisi kutsaldır bak. Büyüklere, ustalara saygı duymak oyunculuk geleneğinin en büyük parçasıdır. Bunu yapmayana ‘cahil’ demek de ‘saygısız’ demek de gayet yerindedir. “Peki kim bu saygısız cahiller?” diye soracak olursanız, ortalıkta “Ben, ben, ben” diye dolaşanlara bir bakın. Baktınız mı? Tamam, şimdi açın, bir Türkan Şoray filmi izleyin. Aradaki farkı göreceksiniz.
