Dilan-Engin Polat çifti örgütlü olarak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlarından tutuklandığında sosyal medyada “Görgüsüzlüğün çökerttiği ilk çete” yorumları yapılmıştı. Bu yorum boşa değildi elbette. Dilan Polat’ın para desteleriyle, Ferrari, Mercedes otomobillerle, teknelerde, özel uçaklarda verdiği pozlar kast ediliyordu. Polat çifti, biraz gündemden düşünce bu kez aile kavgalarını yansıttılar takipçilerine. Engin Polat’ın pavyon görüntüleri, Dilan Polat’ın darp edildiğine dair yaptığı paylaşımlar, 40 kere ayrılıyoruz, boşanıyoruz açıklamaları derken önceki gün bu ‘görgüsüz’lük bir cana mal oldu. Engin Polat’ın akrabası da olan 4 kız babası Can Polat, bu çiftin Çeşme’deki tatillerinde korumalık yaparken silahlı saldırıda öldürüldü. Peki Can Polat kapının önünde can çekişirken Dilan Polat ne yaptı? Hemen Instagram’dan canlı yayın açıp ağlayarak “Polis gönderin, ambulans gönderin” gibi sözler söyledi. Polisi, ambulansı kendisi arayacağına yine sosyal medyada izlenme derdine düştü. Bunun benzerine ancak Netflix dizisi ‘Black Mirror’da rastlayabilirsiniz. Öylesine distopik, öylesine akıl dışı... Ve bilin bakalım saldırgan, Polat çiftinin kaldığı oteli nereden bulmuş? Tabii ki Dilan Polat’ın yer bildirimi de yaptığı paylaşımlarından... Dilan Polat uzun süredir tehdit edildiklerini söylüyor. Madem sizin ve çocuklarınızın can güvenliği tehlikede, neden her gittiğiniz yeri paylaşıyorsunuz? Kimse size akıl vermiyor mu? “Yapma” demiyor mu? Hiçbir şey bu görgüsüzlüğün önünü alamıyor. Tutuklandılar, ders olmadı. Bu ölüm ders olur mu? Sanmıyorum. Birkaç gün sonra hiçbir şey olmamış gibi yine açar canlı yayını, “Sabah enerciniz geldi bacikolarım” diye seslenir takipçilerine.
OZAN GÜVEN MESELESİ
Ozan Güven, sevgilisi Deniz Bulutsuz’a şiddet uyguladığı gerekçesiyle yargılandı, 2 yıl 3 ay ceza aldı. Karar onaylanınca 45 gün cezaevinde yatacak. Yani yargı cezasını kesti, işin hukuki kısmı sonuçlandı. Kadıköy’de bazı kadınların Ozan Güven’i oturduğu mekandan kovması ise çok tartışıldı. Bu olaya destek veren kadınlar, “Şiddet failleriyle aynı ortamda bulunmak istemiyoruz” dedi. Karşı çıkanlar, “Herkes ceza vermeye kalkarsa hukuk niye var?” yorumunu yaptı. Bu arada mekanı işletenlerin bu olaya göz yumması da eleştirildi. Belli ki bu tartışma biraz daha devam edecek. Ancak benim dikkatimi çeken şey olay anında Ozan Güven’in yanında olan Mehmet Aslantuğ’un açıklaması oldu. Aslantuğ, Ozan Güven’e seslenip “Bana, bize yaptığın savunmayı; tüm yaşananların önünü arkasını detaylarıyla paylaşmak ve kamu vicdanıyla gerçek bir helalleşme yapmak zorundasın” diye yazdı. O zaman Ozan Güven’e düşen, o dönem yaşananları bütün çıplaklığıyla anlatmaktır. Bizim gibi kadına şiddeti de linç kültürünü de asla kabul etmeyen insanlara açıklama yapması artık elzem hale gelmiştir.
BİZE YİNE SEÇİM YOLLARI
Biz Fenerbahçeliler artık başkan seçmeye çok alıştık. Daha geçen yıl Ali Koç’a karşı imza toplandı, seçime gidildi, Sadettin Saran seçildi. Bu hafta sonu yine seçim var ve Aziz Yıldırım ile Hakan Safi çekişecek. Bitti mi? Tabii ki bitmez. 1 yıl sonra bu kez olağan genel kurul yapılacak bir kez daha seçime gidilecek. Seçim iyidir elbette, demokrasi şart. Fakat bu kadar sık seçim yapmanın kulübe bir faydasının olduğunu düşünmüyorum. Takımın hocası yok. Sezon erken açılacak. Gidecek/ kalacak futbolcular belli değil. Ama ortalık toz duman. Azizciler, Hakancılar sosyal medyada yardırıyor. Körü körüne bağlılık insanı yanıltır. Kongre üyelerine, oy vermeden önce her iki adayın da potansiyelini, yaptıklarını, yapacaklarını, temsil yeteneklerini iyi düşünmelerini öneririm. İçi boş vaatler, hamasi nutuklar, modası geçmiş sloganlar kulübü hiçbir yere götürmez. İyi olan kazansın.
