Her sabah umuda uyan

04 Ocak 2014, Cumartesi 05:00
AA

Her sabah yalnızlığa uyanmaktan daha kötüsü, umutsuzluğa uyanmaktır. Yalnızlık bazen bir tercihtir, insanın kendi iradesiyle seçtiği bir durumdur. Yorucu bir ilişkiden çıkmışsındır, biraz kendinle kalmaya, duygularınla yüzleşmeye ihtiyacın vardır mesela.

[[HAFTAYA]]

Henüz yas dönemindesindir, acını bitirmeden yeni birini istemiyorsundur hayatında. Evet, berbat hissediyorsundur kendini, ama geçeceğini, yeniden mutlu olabileceğini biliyorsundur. Yeniden sevdiğinin “İyi geceler sevgilim” mesajıyla uykuya dalacağını, sabahları onun “Günaydın aşkım” mesajıyla uyanacağını biliyorsundur.

Çünkü umutlusundur, bugün mutsuzsan, yarın mutlu olabileceğini umut ediyorsundur. Ama umutsuzsan... Geleceğe dair hiçbir umut beslemiyorsan... Uyanmanın bile anlamı yoktur. Yaşamak senin için bir zorunluluktan başka bir şey değildir. Hatta zaman zaman yaşamaktan bile vazgeçmeyi düşündüğün olmuştur. İşte bu yüzden umutsuzluk, yalnızlıktan kötüdür.

“Bir daha hiç kimseye aşık olamam” demek umutsuzluktur.

“Kimse beni onun gibi sevemez” demek de umutsuzluktur. Hem sana garanti veriyorum, yine aşık olacaksın, yine sevileceksin.

Bunun tek şartı umudunu kaybetmemendir. Umut seni hayata da, aşka da bağlayan en önemli dayanağındır. Umutsuzluğa kapılmak, insan olmaktan vazgeçmektir. “İnsanlıktan çıkmış” diye tabir ettiğimiz insanlara bir bak... Hepsi kaybedecek hiçbir şeyi olmayanlardır. Dolayısıyla kaybedecek umutları da yoktur. Bir de neşe ile gülümseyenlere bak. Umutları yüzlerine yansımıştır.

Umudun getirdiği mutlulukla gülümsüyorlardır. Evet belki şimdilik yalnızlardır, belki daha birkaç gün önce aşkta hayal kırıklığı yaşamışlardır. Ama umutlarını taşımaya devam ediyorlardır. Hem kimse sana sonsuz mutluluk vaat etmiyor. Hayat bu, yıkıldığımız, üzüldüğümüz, süründüğümüz zamanlar olacaktır. Tüm bu anlarda da dayanma gücünü sana umut verecektir.

Bak ne diyor büyük usta Nazım Hikmet...

“Geçmiş günün hasretini çekmem -yalnız bir yaz gecesi bir yana- Gözümün son mavi parıltısı bile Gelecek günün müjdesini verecek sana” Ömrü hapishanelerde. Sürgünlerde, memleketinin, sevdalısının, evladının hasretiyle geçen Nazım bunu yazabilirken... Sen de yapabilirsin inan bana.

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.