Bir okurum gönderdiği mailde bana şu soruyu iletmiş: “Son yıllarda ilişkilerimde sürekli aynı noktaya geliyorum. Farklı insanlarla tanışıyorum ama süreç hep benzer şekilde bitiyor. Mesela biri fazla ilgisiz oluyor, ben çabaladıkça daha da uzaklaşıyor. Başka biri fazla baskın çıkıyor, bu kez kendimi hep açıklama yapmak zorunda hissediyorum. Bir başkasında ise sürekli duygusal kapı duvar haliyle karşılaşıyorum. Sanki her defasında farklı bir yüzle aynı hikâyeyi yaşıyorum. Bu durumda sorun bende mi? Yoksa hep yanlış insanları mı seçiyorum? Artık nerede hata yaptığımı anlamak ve bu döngüyü kırmak istiyorum.”
EN YAYGIN ÇIKMAZ PROFESYONEL DESTEK
Bu tür sorular, günümüzde ilişki dinamiklerinin en yaygın çıkmazlarından birini işaret ediyor. Çünkü çoğu zaman insanlar, farklı kişilerle tanışsalar bile benzer sonuçlar yaşadıklarını fark ediyor. Bu tekrarlar ne tamamen tesadüf ne de yalnızca seçilen kişi kaynaklıdır. Çoğunlukla kişinin kendi davranış kalıpları ile yaptığı seçimlerin birleşiminden ortaya çıkar.
SAĞLIKLI BİR DEĞERLENDİRME İÇİN İKİ TEMEL SORUYA BAKMAK GEREKİR:
1 KİŞİSEL DİNAMİKLERİMİZ İLİŞKİLERİMİZİ NASIL ETKİLİYOR?
Bir insanın ilişkilerde sürekli aynı sorunlarla karşılaşması, çoğu zaman kendi içsel eğilimlerinden kaynaklanır. Bunların en yaygın olanları şöyle sıralanır:
Düşük özdeğer duygusu Kişi kendini yeterli görmüyorsa, karşısındakinin olumsuz davranışlarını açıklayarak, mazur göstererek veya hak ediyormuş gibi kabullenerek ilişkiyi dengesiz bir zemine oturtur.
Sınır koyamama Aşırı vericilik, memnun etmeye çalışma çabası, hayır diyememek, duygusal yükü sürekli üstlenmek zamanla ilişkiyi yorucu hale getirir.
Geçmiş deneyimlerin etkisi Önceki ilişkilerde yaşanan güvensizlik, reddedilme ya da kontrol edilme gibi durumlar bilinç dışı olarak yeni ilişkilere taşınır.
Eksik iletişim becerileri Hisleri ifade edememek, çatışma anında kaçmak veya aşırı tepki vermek çözümü zorlaştırır. Bu davranış kalıpları fark edilmediğinde, kişi ilişki içinde aynı döngüleri tekrarlar.
2 NEDEN HEP BENZER KİŞİLERE ÇEKiLiYORUZ?
İlişkilerde başarısızlığın bir diğer boyutu da partner seçimidir. İnsanlar çoğu zaman kendilerine tanıdık gelen bir enerjiye çekilirler. Ancak tanıdık olanın güvenli olduğu sanısı, çoğu zaman kişiyi yanlış seçimlere sürükler.
Hep ilgisiz kişileri çekici bulmak.
Sürekli duygusal açıdan kapalı kişilere yönelmek.
Kontrolcü ya da baskın partnerlerle ilişkiye başlamak.
Sorumluluktan kaçan kişileri değiştirebileceğini sanmak. Bu seçimler, kişinin kendi duygusal ihtiyaçlarını karşılamayan kişilerle tekrar tekrar ilişki kurmasına neden olur. Dolayısıyla sorun her defasında yanlış kişiye denk gelmek değil, benzer örüntüyü devam ettirmektir
ÇÖZÜM: YENİDEN İNŞA ETMEK
Bu döngüyü kırmanın yolu, iki yönlü bir farkındalıktan geçer.
1 KENDİNİ ANALİZ ETMEK: İlişkide hangi davranışım sorun yaratıyor? Neden bazı tutumları tolere ediyor, bazılarını abartılı tepkiyle karşılıyorum? Sınırlarımı gerçekten uygulayabiliyor muyum?
2 SEÇİM SÜRECİNİ GÖZDEN GEÇİRMEK: Partnerde hangi özellikler bana iyi geliyor, hangileri yıpratıyor? Geçmiş ilişkilerimdeki kişilerin ortak özellikleri nelerdi? Benim kırmızı çizgilerim neler? Bu sorular, kişinin kendi ilişki yönetimini daha bilinçli hale getirir.
PROFESYONEL DESTEK
Bu tür sorular, günümüzde ilişki dinamiklerinin en yaygın çıkmazlarından birini işaret ediyor. Çünkü çoğu zaman insanlar, farklı kişilerle tanışsalar bile benzer sonuçlar yaşadıklarını fark ediyor. Bu tekrarlar ne tamamen tesadüf ne de yalnızca seçilen kişi kaynaklıdır. Çoğunlukla kişinin kendi davranış kalıpları ile yaptığı seçimlerin birleşiminden ortaya çıkar. Bazı kişiler kendi kör noktalarını tek başına göremez. Bu durumda bir uzmanla çalışmak, hem davranış kalıplarını hem de seçim süreçlerini daha berrak hale getirebilir. Sonuç olarak ilişkilerdeki başarısızlığı bir ‘kader’ olarak kabullenmek yerine doğruyu bulmak için çabalamak gerekir. Unutmayın ki, kalp bazen yanılır, hafızan aldatır, alışkanlıklar kandırır. Siz yeter ki kendinize iyi gelmeyi öğrenin. O zaman hikayenin dili de değişir, seçtiğiniz yüzler de. İşte o zaman aynı şarkının içinde yeni bir melodi duyarsınız.
