
Sakin bir Ege kasabasında inzivaya çekilmek gibi bir arzum hiç olmadı. İstanbul’u yaşamayı seven, kentte olup biten her şeyden haberdar olmak isteyen biriyim. Kentin kaosunu bile sevdiğim zamanlar olur. Ama işte İstanbul çok büyük, gazeteci bile olsam her şeyden anında haberim olmuyor ne yazık ki. Mesela Avrupa’nın 14 spor şehrinden birinin İstanbul’da olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum. Bu unvanı almayı Sultangazi ilçesi başarmış. İstanbul’un 39 ilçesi arasında, hatta Türkiye’nin 922 ilçesi arasında bu unvanı taşıyan başka bir ilçe yok. Avrupa Parlamentosu’nun desteğiyle kurulan, sporda adil oyun, katılımcılık ve sağlıklı yaşam kültürünü tüm dünyaya yaymayı amaçlayan ‘ACES Europe’ tarafından verilen ‘Spor Şehri’ unvanını alabilmek için çok sayıda kriteri yerine getirmek gerekiyor. Tesis sayısı, sporcu sayısı, her türlü sporun geniş kitlelere yaygınlaştırılması gibi kriterleri yerine getirdiğiniz gibi bunun sürdürülebilirliğini de sağlamak zorundasınız. Yani 3 halı saha, 2 basket sahası, 1 havuzla falan olmuyor bu işler. İstanbul’un nispeten uzak bir ilçesinin ‘Spor Şehri’ olabilmek için gösterdiği çaba gerçekten takdire şayan.

SPORA ‘SÜRÜKLENEN’ ÇOCUKLAR
Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun ile ‘Spor Şehri’ olma sürecini konuşurken söylediği bir şeyi çok önemli buldum. Başkan Dursun, “Sultangazi Belediye Spor Kulübü’müzün lisanslı 3 bin 500 sporcusu var. Bu kadar çok sayıda lisanslı sporcusu olan başka bir kulüp yok” dedi. Yani, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi Türkiye’nin en büyük spor kulüpleri bile bu sayıya yaklaşamıyor. Başkan Dursun, 17 ayrı spor dalında faaliyet gösterdiklerini ve her yaş grubundan sporcuları olduğunu da belirtiyor. Sultangazi’de oturan çocuklar için bu 17 spor dalında yetişmeleri için eğitim akademileri kurulmuş. Bu akademilerde eğitim alan çocuklar başarılı oldukları takdirde lisanslı sporcu oluyor. Biraz ironi yapayım, Sultangazi’de suça değil, ‘spora sürüklenmiş çocuklar’ var. Çocuklar ve gençler için yapılanlar sadece sporla sınırlı değil. Belediyenin, Sultangazi Eğitime Destek Akademisi’nde (SEDA) LGS (Liselere Geçiş Sınavı) ve YKS’ye (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) hazırlık için oluşturduğu kurslar var. Bu kurslarda da görev yapan yaklaşık 70 kadrolu öğretmen bulunuyor. Aileler bu kurslara hiçbir şekilde ücret ödemiyor. Öğrenciler kurslara sınavla seçiliyor, asla torpil işlemiyor. Bu noktada da ‘eğitime sürüklenen çocuklar’ı görüyoruz.

İMZA PROJE
Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu bir avukat. Ama kültüre ve sanata meraklı. 2019’da göreve geldiğinden bu yana ilçede 12 kültür merkezi inşaa ettirmiş. Bu kültür merkezlerine de Abdürrahim Karakoç, Yunus Emre, Aşık Veysel gibi Türk edebiyatının simgelerinin adını vermiş. Şimdi de İstanbul’un kültür ve sanat hayatı için çok önemli bir proje üzerinde çalışıyor. ‘Sinema Tarihi Müzesi ve Kültür Adası’ adlı bu projenin 2027 ortalarında hayata geçmesi planlanıyor. 23 bin metrekarelik alanda, kütüphane, atölyeler, 1000 kişilik etkinlik salonu ve elbette sinema tarihi müzesi yer alacak. Müzede sergilenecek bazı eşyalar satın alınmış ve envantere kaydedilmiş. Mesela 1750’lerden kalma bazı materyaller bu müzede sergilenecek. Müze sadece bazı objelerin yerleştirilip öylece bırakıldığı bir yer olmayacak. Dönem dönem spesifik sergiler, etkinlikler, film galaları, film gösterimleri gibi etkinlikler de yapılacak. Kendisi öyle söylemese de ben bu projenin Başkan Abdurrahman Dursun’un ‘imza projesi’ olacağını düşünüyorum.
