Aslında bu yazıyı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’ndan hemen sonra yazacaktım. Ancak araya başka konular girdi, bugüne kaldı. 19 Mayıs günü, yurdun her yerinden ajanslar ve bizim muhabirler tarafından geçilen neredeyse 3 bine yakın fotoğrafı inceledim. Çünkü gazetemizin hem birinci sayfasını hem de içerideki bir sayfasını törenlere ayırmıştık.

Neredeyse bütün törenlerde karate ya da taekwondo gösterisinin yer aldığnı gördüm. Aslında son birkaç senedir bu gösteriler artıyordu ama bu yıl epey fazlaydı. Karate ve taekwondo bizim milli sporumuz oldu da haberimiz mi yok? Tamam, bu iki sporun da yapılması, olimpiyat ve dünya şampiyonlarının çıkması elbette bizi mutlu eder. Ama sanki başka hiçbir spor dalında başarılı olmuyormuşuz gibi bayram törenlerinde bu iki dalın ön plana çıkarılmasını pek anlayamıyorum. Eskilere özlem duyan bir ‘boomer’ gibi konuşmak istemesem de, her şehrin stadyumlarında yapılan, tüm okulların katıldığı bir koreografiyle sergilenen, içinde halk oyunlarının, dans gösterilerinin, cimnastik etkinliklerinin yer aldığı o eski törenlerin çok şahane olduğunu belirtmek isterim. Umarım önümüzdeki senelerde çok daha özenilmiş gösterilerle kutlarız 19 Mayıs’ı.

MERHUMU EN ÇOK BEN TANIYORDUM
Yaşamını yitiren ünlülerin cenazelerinde selfie çekenleri hepimiz ayıplıyoruz. Bu saçmalığa da bir son verilmesini istiyoruz. Geçenlerde çok sevdiğim bir müzisyen olan İlhan Şeşen hayata veda etti. Cenaze töreninde selfie saçmalığına rastlamadım. Ama Instagram, sanatçı ile çekildiği fotoğrafı paylaşanlarla doluydu. Ölen birinin ardından güzel sözler paylaşmak, onu anmak elbette iyi bir şey. Fakat ille de birlikte bir fotoğrafınızı koyunca ne oluyor? Hayır, tesadüfen bir yerlerde karşılaşıp birlikte bir selfie çekenler bile sanki merhumu en iyi o tanıyormuş gibi ahkam kesiyor. Bir cenazenin ardından etkileşim kasmaya çalışmanın neresi etik söyler misiniz? Çok yakınındır, akrabandır, aileden biridir, bunu anlarım. İlle bir fotoğraf paylaşacaksan merhumun tek başına bir görüntüsünü paylaş. Kendini araya sıkıştırmanın seni de ünlüler kategorisine soktuğunu mu sanıyorsun? Yemeğini, tatilini, iş ortamını, otomobilini, hatta yatak odasını paylaşanlara bile alıştık bir şekilde. Bari bu dünyadan göçmüş insanlardan medet ummayın.

AİLE ARASINDA VE ORGANİZE İŞLER
Gülse Birsel’in yazdığı, şahane bir kadroyla çekilen ve benim her canım sıkıldığında açıp izlediğim ‘Aile Arasında’ filminin devamını ne zamandır bekliyordum. Müjdeli haberi filmin oyuncularından Ayta Sözeri’den aldım. İkinci filmin çekimleri bu yaz sonu başlıyor. Üstelik kadro da aynen korunmuş. Yani yine Demet Evgar’ı, Engin Günaydın’ı, Erdal Özyağcılar’ı, Fatih Artman’ı, Devrim Yakut’u, Ayta Sözeri’yi, Derya Karadaş’ı izleyebileceğiz.

Bir güzel haber de Yılmaz Erdoğan’ın yarattığı ‘Organize İşler’den. İlk filmi 2005’te, ikincisi ‘Sazan Sarmalı’ adıyla 2019’da gösterime giren ‘Organize İşler’, dijital bir platform için 8 bölümlük dizi haline getirildi. Dizide Yılmaz Erdoğan kesin olarak var. ‘Sazan Sarmalı’nda kadroya dahil olan Kıvanç Tatlıtuğ da diziye ‘Evet’ demiş. Ama asıl önemlisi ilk filmde yer alan, ancak ikincisinde oynamayan Cem Yılmaz’ın da bu dizide rol alması. Evet, kadroya Cem Yılmaz da katılmış. Çekimleri kasım ayında başlayacak. Yayınlanması ise 2026’nın bahar aylarını bulacak.
