Türkiye’nin en güçlü kadın seslerinden biri olan efsane sanatçı Muazzez Abacı, ABD’de kalp krizi geçirdi ama çok şükür atlattı. Fakat daha sonra anjiyo yapılırken damardan verilen kontrastlı sıvı böbreklerinde sorun yaşamasına sebep oldu, tekrar yoğun bakıma alındı. Merak ettim, bu sıvının bu tarz bir rahatsızlığa yol açıp açmadığına baktım. Sağlıklı kişilerde neredeyse hiç risk oluşturmuyor. Ancak, zaten kronik böbrek hastalığı olanlar, diyabet hastaları, 65 yaş üzeri olanlar, kalp yetmezliği olanlar, susuz kalmış kişiler risk altındaymış.
Böyle bir riski önlemek için bu sıvı verilmeden önce böbrek testleri (kreatinin, GRF) yapılıyormuş. Şimdi 74 yaşındaki Abacı risk altında olanların grubuna giriyor. Hem yaşı hem de olay öncesinde kalp krizi geçirmesi bunun göstergeleri. Ve tabii insan sormadan edemiyor, ABD’deki hastanede anjiyo öncesi Abacı’ya böbrek testleri uygulandı mı? Uygulanmadıysa büyük bir skandal ile karşı karşıyayız demektir. Sanatçının menajeri Taner Budak bu konuda bir açıklama yaparsa biz de aydınlanırız.

SULTANAHMET KÖFTECİSİ
Yenilenen basın kartımı almak için dün İletişim Başkanlığı’nın Sultanahmet’teki ofisine gittim. Yıllardır uğramamıştım o bölgeye. Üniversite hayatımın tamamı, çalışma yaşamımın da bir kısmı Sultanahmet, Çemberlitaş, Beyazıt ekseninde geçti. Cağaloğlu ve Süleymaniye’yi de eklemeliyim bu semtlere. Sultanahmet’e gitmişken meşhur Sultanahmet Köftecisi Selim Usta’ya uğramadan dönülmez elbette. Kahvaltıyı köfteyle yaptım.

Bunca yıldır hiç mi bozulmaz? O lezzet hep mi aynı kalır? Evet, öyleydi. Köftecinin kendisi zaten bir müze gibi. Köfteler ise yedikçe daha da fazla yeme hissi veriyor insana. Arada bir mutlaka uğramak gerek. Çünkü böyle lezzetler pek kalmadı. Köftelerden çiğ alıp eve getirmek istedim ama çiğ olarak satış yapmıyorlar. Kapıya da yazmışlar, “Gıda yasası nedeniyle çiğ olarak köfte satışımız yoktur” diye. Aslında doğrusu da bu sanki. O köfteyi, orada yerinde yemek gerek. Ben de artık yolumun düşmesini beklemeyeceğim. Arada bir hem tarihi yarım ada turu hem de köfte ziyafeti için oralara gideceğim.
AİLENİZİN BÜYÜCÜSÜ
İstanbul Siber Polisi geçtiğimiz günlerde bence çok önemli bir operasyona imza attı. İnternet ve sosyal medya üzerinden “fal bakma”, “büyü yapma-bozma” ve “muska hazırlama” gibi hizmetler sunduklarını iddia ederek halkı dolandıran 62 kişi gözaltına alındı. Ne yapıyormuş bu sözde büyücüler? Sosyal medya hesapları üzerinden insanlarla iletişime geçip çeşitli hizmetler karşılığında para talep edip, sonra da bu kişilerin şahsi bilgilerini kullanarak tehdit ve baskı yoluyla daha fazla para talep ediyorlarmış. Yani öyle bir kere para verip fal baktırdıktan sonra kurtulamıyormuş insanlar.

Dilerim hepsi ceza alır. Ama bu tür dolandırıcılık da hiç bitmeyecek maalesef. Ben inanmam ama inanan çok kişi tanıyorum. İnanmayı bırakın, yanında falcısı olmadan sokağa çıkmayan insanlar var. Hatta bazı zengin kişilerin ‘aile falcısı’, ‘aile büyücüsü’ bile var. İnanmayın arkadaşlar, falla, büyüyle işleriniz çözülmez. Sizi terk eden kişi geri gelmez. Koca bulunmaz. Sadece paranız gider, hepsi o kadar.

