Sadece çekip gideceksin

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Diyelim ki sevgilin sana “Seni artık hayatımda istemiyorum” dedi. “Seni sevmiyorum artık” dedi. “Görüşmek istemiyorum, seninle iletişimde kalmak istemiyorum” dedi. Hiçbir gerekçe sunmadı, sadece “Bitti artık” dedi. Ya da ilişkiyi uzun uzun ele alıp neden bittiğini tüm gerekçeleriyle sıraladı. Dürüst davrandı ve başkasını sevdiğini söyledi. Yapman gereken tek şey, sadece çekip gitmek, bu kadar basit. İlişki bittikten sonra ısrarla araman, mesaj yollaman, yalvarman bir işe yaramayacak.

Israr etmenin iyi bir şey olduğunu öğrettiler sana. Ama bu yanlış. “Hayır” diyorsa bunun gerçekten “Hayır” olduğunu anlamalısın. Saçma sapan tepkiler gösterip sonra da bu tepkilerine “O da öyle yapmasaydı, şöyle davranmasaydı” diye bahane bulma artık. Sana dönmesi için tehdit etme, yoluna çıkma, önünü kesme, takip etme, sosyal medyada ne yaptığını izleme. Onun hayatı üzerinde tahakküm kuramazsın. Onun sahibi değilsin.

Unutma ki; ısrar, takip, tehdit, kıskanç davranış şiddettir. Bak fiziksel müdahaleden bahsetmiyorum bile. Bunların hiçbirini yapmaya hakkın yok. Hiçbir şey ama hiçbir şey öfkeni haklı çıkarmaz. “Kendimi tutamadım” bir savunma değildir. Aşk acısı bu, çekilecek. Dünyada bunu ne ilk çeken insan sensin ne de son olacaksın. Zaten aşk da acısıyla tatlısıyla güzel. Bunu göze alamıyorsan aşka da cüret etme. Çekip git ve yasını tut. Hepsi bu kadar.

Bu anlayış değişmeli

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç, bir röportajında “Şiddete karşıyım ama...” deyip ardından şu sözleri sıralıyor:

Ne olacak bu kadınlar? Şiddete uğradık, tacize uğradık, bizi vurdular... Tutun dilinizi! Kadın her zaman erkeğin bir adım gerisinde olmak zorunda. Bizim kadınlar maalesef ki adama saydırıyorlar, küfür ediyorlar, gaza getiriyorlar. Ee erkekler de...

Tepki gelince de “Yaşadığımız toplumda bize öğretilen, hatta ezberletilen ‘Kadın bir adım geride olmalıdır’ sözlerim amacından saptırıldı” diyerek özür diliyor.

“Şiddete karşıyım” diyorsan sonrasında “Ama” gelmeyecek. Hiçbir gerekçe ile şiddeti meşrulaştırmayacaksın. 100 yıl önce öğrenilmiş yanlışları savunarak kendini haklı çıkarmaya çalışmayacaksın. Bu eril dili değiştirmek için uğraşman gerekiyor, hiç kimsenin bir diğerinden bir adım geride durmaması gerektiğini anlatman gerekiyor.

Özür metninin sonunda “Kadına, doğaya, cinsel farklılıklara, çocuğa, hayvana yaşatılan her türlü şiddetin karşısında, iyiliğin yanındayım ömrümün sonuna kadar” demişsin ya, işte bunu “Ama”sız, “Fakat”sız, hiçbir bahane öne sürmeden, hiçbir şarta bağlı kalmadan savunman gerekiyor. Sadece savunman da değil, bayrak açman gerekiyor.

Suçu belli

Kadın cinayetlerinden sonra, o kadının erkek tercihini sorgulayarak, “Böyle adamla birlikte olmasaymış”, “Orada ne işi varmış”, “Evli adamla niye birlikteymiş” diyerek kadını suçlayanlara Kafa Dergisi yazarı Gökhan Dağıstanlı, tokat gibi bir cevap verdi:

Sevgiyi, saygıdan ayrı öğreten analar suçlu! Şiddeti bir yöntem olarak örnekleyen babalar suçlu! Yıllardır yaşanan türlü şiddete gözlerini yuman bu toplum suçlu! ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ diyen atalar suçlu! Bu canilere en ağır cezayı verecek kanunu çıkarmayan vekiller suçlu!

Altına imzamı atıyorum.

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder