Yalnızlık kader mi?

16 Ekim 2011, Pazar 05:00
AA

Değil elbette. İnsan bazen kendi isteğiyle, bazen de elinde olmayan sebeplerle yalnız kalabiliyor. Ama daha da önemlisi özellikle travmatik ilişkilerden çıkmış insanlar “Kalbim bir daha acımasın” diyerek bir köşeye çekilip yalnız yaşamaya başlıyor. Makul bir süre yalnızlık iyidir de, bu süre uzadığında durum farklı bir yöne gidiyor. Çünkü yalnızlık bir süre sonra sizi hasta edebiliyor. Şimdi yalnızlığın çeşitlerine bir bakalım.

1-Sosyal yalnızlık: Kişinin sosyal çevresi ile uyum sağlayamayarak kendisini yalnız hissetmesidir. Yeni bir okula naklini aldıran öğrenci, yeni bir mahalleye taşınan aile, yurt dışına eğitim için giden öğrenciler bir süre sosyal yalnızlık çekerler.

[[HAFTAYA]]

Çevre onlara yabancıdır ve onlar bu çevrede yalnızdırlar.

2-Duygusal yalnızlık: İnsanlara ve hayata olan güvenini yitiren kişi huzuru, onlardan kaçmakta buluyor. Duygusal yalnızlığa sebep olan olayların başında ölüm, ayrılık, terk edilme geliyor.

3-Kişisel yalnızlık: İnsanlar bazen kişilik özellikleri sebebiyle yalnızlığa mahkum olur. Ya insanlarla etkileşime geçemezler ya da etkileşime geçtikleri insanlara fiziksel ya da duygusal zarar vererek onları kendilerinden uzaklaştırırlar. Kişilik özelliklerinin sonucu olarak da yalnız kalırlar.

***

Yalnız insan, tekrar sosyalleşecek kadar enerjiyi bulamazsa ya da sosyalleşmeye yöneldiğinde, örneğin reddedilirse insanlarla iletişime girmeye karşı bir isteksizlik yaşamaya başlıyor. Sosyalleşmeye karşı soğuyor. Aslında buradan çıkmak için küçük bir hareket yetecek ama bu kişilerin zihinleri kısır bir döngüyle düşünmeye başladığı için durumun içinden çıkamıyorlar. Yalnızlıktan kurtulmak isteyenler aşağıdaki önerileri dikkate alsın.

 ***

 - Diğer insanlarla tanışabileceğiniz ortamlar arayın. Örneğin, sınıftan, iş yerinden birine birlikte çalışmayı önerin, arkadaş toplantılarına katılın.

- Sınıf tartışmalarına, grup projelerine, toplu etkinliklere, okuldaki ve çevrenizdeki kulüp çalışmalarına katılarak sosyal etkinliklerinizi geliştirin.

- İlgi alanlarınızı genişletmeye çalışın. Başkalarıyla ortak ilgi alanları bulmak ve onlara katılmak ilişki kurmayı kolaylaştırır.

- Gönüllü çalışmalara katılın. Diğer insanlara yardım etmek, kendinize güveninizi artırır ve kendiniz hakkında iyi hissetmenize yol açar.

 - Hakkınızı korumayı öğrenin, başkalarının haklarına karşı özenli olun. Bu dengeyi tutturmak ilişkileri kolaylaştırır.

-İlişki sınırlarını doğru tutmak sağlıklı ilişkiler geliştirir. İlişkilerde karşılıklı olmaya çalışın, başkalarının üzerine fazla düşüp bağımlılık yaratmayın ya da bir kimsenin başkalarıyla ilişkilerinizi engellemesine izin vermeyin.

 - Eğer utangaçsanız, ilişki kurmada denemeler yapın. Örneğin, yanınızda oturan insana ‘merhaba’ demeye ya da kısa bir konuşma başlatmaya çalışın.

 - Hiç reddedilmemiş çok az kimse vardır. Biri tarafından reddedilmiş olmanız, başkalarınca da reddedileceğiniz anlamına gelmez. Geçmişteki olumsuz deneyimleri kendinizi geliştirme konusunda öğrenme fırsatı olarak kullanın, bildiğiniz hatalarınızı yinelememeye çalışın.

- Girişimci olun. İletişimi başkalarının başlatmasını beklemeyin, bizzat siz başlatın.

- İlişki kurmak istediğiniz kimseyi iyi dinleyip konuştuklarıyla ilgilenin. Beden diliniz de ilginizi göstersin. Örneğin, göz teması kurun, güler yüzlü olun.

- Yargılayıcı olmayın. İnsanlar arasındaki bireysel farklılıkları kabul etmeyi öğrenin. Her zaman onlara bir şans daha verin.

- İlişkiler zamanla gelişir. Sabırlı olun ve karşınızdakilerin sizi tanımasına fırsat verin.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.