Yeni mekanlar fahiş hesaplar

AA

İstanbul’da sezon başladı, yeni mekanlar da bir bir kapılarını açtı.

İstanbul’da eğlence ve yeme-içme mekanlarına giden kitle sayısı o kadar da fazla değil. Hele hele fiyat skalası yüksek yerlerin müşterileri hep aynı kişiler.

Sıkıldılar mı, orası bitti demektir.

Sıkılmamalarını sağlayacak şeyleri yapan mekanlar var elbette.

Ama asıl önemlisi fiyat/kalite oranını iyi tutturabilmek.

Çünkü müşteriler gittikleri mekanları arkadaşlarına, dostlarına anlatıyor ve emin olun ne kadar anlatırlarsa anlatsınlar sonuçta her şey su soruya bağlanıyor: Ne kadar hesap ödediniz?

En son duyduğum şey ise “Ne kadar hesap ödediniz?” sorusunu “Ne kadar kazık yediniz?” sorusuna dönüştürecek cinsten.


8356159.jpg

Boğaz’da yeni açılan bir deniz ürünleri lokantasına gitmiş 4 kişi.

Bir şişe üzüm suyu (pahalı olmayan cinsten), meze ve deniz böceği yemişler (ıstakoz değil).

Hesap 2 bin 400 lira gelince de adisyonu kontrol etmişler.

Adisyonda 1100 liralık balık yazıldığını görmüşler.

Arkadaşlarım “Biz balık yemedik nereden çıktı bu para?” diye sorunca hesabı getiren garson hiçbir şey olmamış gibi “Özür dileriz” deyip 1100 lirayı silmiş.

Diyeceksiniz ki, “Hatalarını düzeltmişler işte...”

Düzeltmişler de adisyonu kontrol etmeyenler ne olacak?

Nitekim arkadaşım lokantadan çıkarken “Ya adisyonu kontrol etmeseydik ne olacaktı?” diye sorduğu soruya da lokanta sorumlusu hiçbir şey diyememiş, özür dilemekle yetinmiş.

Sonuç olarak yeni mekanlar İstanbul’a güzellik katar, gidilmelidir de.

Ama siz siz olun, vurgun kafasındaki mekanlardan uzak durun.

Ve hesap öderken adisyonu kontrol edin.

Bu asla ayıp değil.

Paranızı kolay kazanmıyorsunuz.


Müzik nerede?

Modern meyhane furyası hız kesmeden devam ediyor.

Bu mekanlar, belirli bir saatten sonra 80’lerin 90’ların efsane parçalarının yüksek sesle çalındığı birer eğlence yerine dönüşüyor.

Bu mekanlarda genellikle fiks menü uygulanıyor.

Fiyat da öyle ucuz değil.

Ama meyhane mezenin, ara sıcağın bol ve lezzetli olduğu yerdir.

Oysa modern meyhanelerin büyük kısmı, marketten aldıkları bayat mezeleri masaya sürüyor.

Servis de genellikle kötü oluyor.

Masadan neredeyse karnınız aç kalkıyorsunuz.

Diyeceğim o ki; meyhaneyi modernleştirmek iyi bir fikir olsa da, meze ve yemek konusu klasik kalmalı.

Yine masaya Girit ezmesi, tabule, muhammara, deniz börülcesi, zeytinyağlı pilaki, haydari, paçanga böreği falan konmalı.

Üstelik bunlar mutfaktaki iyi şeflere yaptırılmalı.

O zaman hem meyhanenin hem de eğlencenin tadına aynı anda varabiliriz.


Evlenmemek için ayrılmak

Oğuzhan Koç ile Yağmur Tanrısevsin ayrıldı.

Sebebi, Oğuzhan Koç’un evlenmek istememesiymiş.

Ben böyle saçma sebep görmedim.

Çift, 4 yıldır birlikteymiş.

Anlaşılan Oğuzhan Koç bu ilişkiden sıkılmış, yeni limanlara yelken açmak istemiş, evliliği de bahane olarak göstermiş.

Zaten pek yakında Oğuzhan Koç’un hangi limana yanaşacağını da magazin gündeminde görürüz.



Günün aşk sözü

Aşk bir hazineyse, zaman onun sandığıdır.

Hayat akıp giderken aşksız olup olmayacağına sen karar vereceksin.

Ya o hazinenin sana verdiği mutlulukla yaşayacaksın, ya da sandığı gömüp anahtarı bulunmayacak bir yere atacaksın.


Günün aşk tüyosu

Bir ilişki bittiyse yeniden zorlamanın alemi yok.

O ilişkiyi bitiren sebep ortadan hiç kalkmaz.

İstediğin kadar dene, istediğin kadar affet.

Ne o kişi değişir, ne de ilişkin düzelir.

Geçmişini kabul edip yola yeniden çıkmak zorundasın.

Emin ol, mutluluk da o yolun sonunda seni beklemektedir.


Sıradaki haber yükleniyor...