'İlacınız yiyeceğiniz olmadan yiyeceğiniz ilacınız olsun'

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Pandemi sürecinin ülke genelinde geldiği son noktada yeniden yapılanan gastronomi sektörünün yeni girişimcilere ihtiyacı var. Özellikle bu alanda kadınların başarısını son derece destekliyorum. Bu hafta konuğum, başarılarını takdirle izlediğim, MYK Gastro Arena’nın sektöre kazandırdığı bir kadın şef olan ve Gurme Kitchen’ın kurucusu girişimci Aslı Sağ Aktay.

Bize kendi hikayenden bahseder misin?

1984 yılında İstanbul’da doğdum. Üniversite eğitimim devam ederken özel bir eğitim kurumunda işe başlayıp, 2019 yılına kadar okullarda kurumsal iletişim ve organizasyon koordinatörlüğü yaptım. Disleksi eğitmenliği, oyun terapisti gibi birçok sertifika programına katıldım ama mutfak hep hayatımda kendimi geliştirmek istediğim bir alan olarak kaldı. Pek çok aşçılık okulu araştırdım.

Mülakatlara katılıp, kabul gördüm. Fakat içime sinmeyen bir şeyler vardı. Ta ki MYK Gastro Arena’yı bulana kadar. Bir gün sizi dinleme fırsatım olmuştu ve “Gastronomi dünyasına borçluyum ve katkıda bulunacağım” dediğinizde “İşte bu benim okulum” dedim.

Eğitime başladıktan sonra MYK'ya aidiyetlik duygum daha da artmıştı. Çünkü tüm eğitmen şefler özverili bir şekilde özenle ve detaylıca bilgilerini aktarıyordu. Yemek pişirmenin, ürünü tanıma ve pişirme tekniği olduğunu öğrenmiştim. Artık tabaklarım daha lezzetli ve görsel olarak daha iyi olmuştu. 

YEDİĞİMİZ HER ŞEY GELECEĞİMİZİ BELİRLİYOR

Geleceğin girişimci kadınlarına önerilerin neler?

Her girişimci aldığı kararın arkasında sorumluluk bilinciyle güvenle ve güçlü bir şekilde durabilmelidir. Özellikle kadınlar, genetik kodlarından dolayı daha ince eleyip sık dokuyor. Bu yaptığımız işteki küçük nüansları daha çok görmemizi sağlıyor. 

Bunun için derim ki; kalbinizi dinleyin, aklınızı ve ruhunuzu işe katın ve üretin. Geriye, başarmanın zevkini yaşamak kalıyor. Bundan 2500 yıl önce tıp biliminin babası Hipokrat, “İlacınız yiyeceğiniz olmadan, yiyeceğiniz ilacınız olsun” sözleriyle benim şu an yaptığımı özetlemiş. Yediğimiz her şey bir şekilde geleceğimizi belirliyor. Bu anlamda kadınların gastronomiye katkısının büyük olacağını düşünüyorum.

Gurme Kitchen fikri nasıl oluştu?

COVID-19 nedeniyle okulumuz tatile girdiğinde, kendim ve çocuklarımın bağışıklığı için mutfağın temel taşı olan kemik suyu yapmaya başladım. Klasikleri severim. Doğru ve güçlü olduklarından zamana karşı koymuş ve bugüne kadar ulaşmıştır.

Hem yemekten hem yapmaktan zevk aldığım pratik tarifleri sosyal medyadan paylaşmaya başladım. Sağlıklı beslenmeye özen gösterenler, özellikle kıvamıyla dikkat çeken ilikli kemik suyundan istediler. Memnuniyetle paylaştım. Devamında da temin etmek istediklerinde doğru yolda olduğumu anladım. Düşünceler hızlandırılmış film gibi zihnimde ilerliyordu.

Kullanılan kemiklerin helal kesim olmasından, ürünün paketlenmesinden, ürün artıklarının sokak hayvanlarına ulaştırılmasına kadar her şeyi düşündüm. Deneyim ve bilginizden yararlanmak için kapınızı çaldım. Sizden tam not gelince ilerlemeye karar verdim.

SEBZELİ KİŞ TARİFİ

Yapılışı

Kiş Hamuru:

*Soğuk tereyağı ve unu rondodan geçirelim. Bir kaba alalım, diğer malzemeleri ekleyip yoğuralım. Kıvamını alan hamuru streç film ile sarıp buzdolabında 30 dakika kadar dinlendirelim. 

İç Harç:

*Tüm sebzeleri ince ince doğrayalım. Bir tavaya zeytinyağını gezdirelim ve sırasıyla; soğan, sarımsak, havuç, biberler, mantar, pırasa, domates ve maydanozu ekleyelim. Sebzeler hafif diri kalıncaya dek tavada soteleyelim. Kars gravyer peynirini içerisine rendeleyelim. Baharatlarını ekleyelim, karıştırıp kenara alalım.

*Merdane yardımıyla dinlenen hamuru orta kalınlıkta açalım. Hamuru tart kalıbına yerleştirelim. İçine ağırlık yapması için nohut ekleyip önceden ısıtılmış 170 derece fırında 15 dakika boyunca ön pişirme yapalım. Süre sonunda pişen kiş hamurunun üstünden nohutları alıp hazırlanan iç harcımızı ilave edelim. Üzerine Kars gravyer peynirini rendeleyip fırına atalım, üzeri kızarana dek pişirelim. 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder