Müsilaj en çok gastronomiyi etkileyecek

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçtiğimiz haftalarda başlayan müsilaj, (deniz salyası) hepimizin dehşete kapılmasına ve endişelenmesine sebep oldu. Hiç beklemediğimiz doğa olaylarıyla karşılaştığımız bu süreçte, karşılaştığımız her negatif şeyde olduğu gibi bu kez de sorumluları dışarda aramaya başladık. Bence sorumluluk hepimizde. Doğaya sahip çıkmak, temel insanlık vazifemizdir. Sadece bugün değil her gün, geleceğimizin garantisi olan doğaya ve çocuklarımıza miras bırakacağımız dünyaya sahip çıkan her bireyi, her derneği kutluyorum.

Gastronomi alanından bakacak olursam; bu durum pandemi sürecini atlatmakta zorlanan bizleri çok etkileyecek. Sahilde işletmesi olan dostlarımız, müsilaj sebebiyle kaybettikleri müşterilerden ötürü zor bir dönem geçirecekler. Adalar’da durum malum, ben de Kınalıada’da yerleşmiş küçük bir işletmenin, İkikapı’nın hikayesine kulak verdim ve süreci onlardan dinledim.

İkikapı’nın hikayesi nedir?

İkikapı, Temmuz 2016’da doğdu. Biz üç kardeş olarak; Sinan Dülger, Ferah Kaçar ve Ümit Dülger sonsuz bir keyif ve heyecanla yaklaşık üç ay süren bir çalışmadan sonra mekanımızı hazır hale getirdik. Her bir noktasını çok düşünüp tartışılarak ama sonrasında misafirlerimizin ifade ettiği gibi bir “sevgi bağı” kurarak oluşturduk. Ağabeyimiz Sinan Dülger’i kaybettikten sonra, iki kişi devam ediyor görünsek de biz hâlâ beraberiz.

Müthiş tablolarımız İkikapı’nın en önemli unsurlarıdır. Ferah Kaçar'ın taş üzerine desenleri, kızımız fotoğraf sanatçısı Pelin Kaçar’ın tablosu her zaman mekanda dikkatleri çeker. Yazın, oğlumuz Rauf Dülger’in de bize katılmasıyla yoğun çalışma tempomuza başlarız.

Biz bir aileyiz ve kapımızdan içeri girenleri de öyle görürüz. Tüm yiyecek ve içecekler doğal malzemeler kullanılarak göz önünde hazırlanır ve özenli sunumlarla ikram edilir. Sanatı, lezzetle ve görsellikle özel bir deneyime dönüştürmek; ada ruhuna senkron bir atmosfer yaratmak bizim için tarif edilemez bir duygu.

KINALIADA’NIN BAHARI DA KIŞI DA AYRI GÜZEL GEÇER

Yaz ayları daha yoğun geçiyor sanırım, değil mi?

Kınalıada yaz aylarında hayli yoğun. Yeme-içme için seçenek çok. Misafirler birkaç kereden sonra rahatlıkla gidecekleri mekanları belirleyebilirler. Kış mevsiminde açık olan mekan sayısı her geçen yıl artıyor ki bu da çok rahatlatıcı. Çünkü Kınalıada’nın baharı ve kışı da ayrı güzel geçer.

Pandemi süreci ve akabinde müsilaj sizi nasıl etkiledi?

Küresel salgının yaşattığı tüm olumsuzluklar ve korkular, Kınalıada için değişikliğe sebep oldu. Yaz aylarında burada yaşayanların bir bölümü kışın da kalmaya başlayıp güzel bir harekete sebep oldular. Burada yaşamayı tercih edenlerin sayısı hiç de az değil artık.

Salgınla tüm dünyayla beraber baş etmeyi öğrenirken bu defa da güzel Marmara Denizi’mizde müsilaj kabusu başladı. Alışkanlıklarımız dışında başlayan bir yaz biraz ürkütücü oldu. Dileriz bu çevre kabusundan denizimiz ve içinde yaşayan canlılar zarar görmeden uyanır ve güzel Kınalıada günlerini ziyaretçilerimizle birlikte keyifle yaşarız.

Sunum:

  • Domates dilimini tabağa yerleştirip üzerine hazırlanan keş yoğurdunu kaşıkla sürelim.
  • Kızaran mücverleri yoğurdun üzerine alalım ve kavrulan siyah zeytinler ve frenk soğanı saplarıyla servis edelim.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder