Sultanahmet'te gastronominin nabzı nasıl atıyor?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bayramda, oktan fırlamış gibi gittiğimiz ,masaları doldurduğumuz lokantalar ve mekanlar için yeniden umutlar yeşerdi. Biraz korkulu bir süreç yaşıyor olsak bile bu molaya ve hayata karışmaya çok ihtiyacımız varmış. Bir yandan da İstanbul’un bayramda boşalmasıyla başlayan süreç, esnafı nasıl etkiledi bilemiyoruz tabii... Bayram boyunca turistlere hizmet veren, önceliği yurt dışı misafirleri olan küçük esnafımızın durumunun altını çizmek ve sorunlarına kulak vermek istedim bu kez. Gözlemlediğim kadarıyla İstanbul, bayram sürecinde hayli yoğun Orta Doğulu turist ağırladı. Son durumu, Sultanahmet’teki Magnaura Restoran’ın işletmecisi Murat Özüak’a sordum.

Pandemi sonrası sektör nasıl gidiyor?

Pandemi yasakları kalktıktan sonra özellikle sahil bölgelerinde turist patlaması yasandı ama beklenilen turist akımı Sultanahmet’te gerçekleşmedi maalesef. 15 Nisan’da Rusya’nın kapıları kapatmasının ardından, tek dayanağımız olan Ruslar gelmeyince elimiz kolumuz bağlı beklemeye başladık. Esnaf; elemanlarının maaşlarını, kiralarını ödemekte çok zorluk çekiyor. Tabii ki bu, sadece pandemiye bağlı bir durum değil. Ülkemizde yaşanan bombalama olayları, 15 Temmuz darbe girişimi ve ardından gelen uzun bir pandemi döneminin sonucunda çok zor günler geçiriyoruz. Buradan bütün Sultanahmet esnafının sesi olmak istiyorum: Turizm sadece Antalya demek değil. Bunun bilinmesi gerekiyor.

Gastronomi işletmeciliği hikayeniz nasıl başladı?

Gastronomiye olan ilgim 2013 yılında İspanya’da yüksek lisans eğitimi alıp Sultanahmet’e yerleşince başladı. Aynı binada yaşadığım komşum şu anda sahibi olduğum restoranı işletiyordu. Onun yanına gelip giderken gastronomiye ilgim başladı. İleri seviyede Almanca, İngilizce ve İspanyolca konuştuğum için, “Benden iyi bir turizmci olur” deyip arkadaşımdan Magnaura Restoranı devir aldım. Magnaura ismi, tarihi Magnaura Sarayı’ndan geliyor. Akbıyık Caddesi boyunca yer altında saklı olan Magnaura Sarayı görülmeye değer. Herkesin ziyaret etmesi gerekiyor.

BİRAZ İNGİLİZCE BİLEN HERKES SULTANAHMET’TE ÇALIŞABİLİYOR

Ülkemize gelen turistlerin beklentileri ne yönde?

Turistler Türkiye’de verilen hizmetten memnun. Ödenilen ücretin hizmet kalitesini karşıladığını söylüyorlar. Turistlerin en büyük dertleri; iş yeri sahiplerinin sokakta onları rahatsız etmeleri ve hesaplara gereksiz vergi, servis ücretlerinin eklenmesi. Yurt dışında yasayıp da ülkemize tatile gelen Türk vatandaşlarının sorunları ise “Ya ne var canım, euro almış başını gitmiş, biraz fazla ödesen ne olur” tepkileriyle karşılanmak. Özellikle Sultanahmet bölgesinde kendini geliştirmiş, yeterli dil bilen garson ve komilerin olmayışı da söz konusu. Biraz İngilizce bilen herkes Sultanahmet’te çalışabiliyor.

YERLİ TURİSTLER SULTANAHMET’E UĞRAMIYOR

Yerli turistler yeniden gelmeye başladı mı?

Yerli müşteriler maalesef Sultanahmet’e çok uğramıyor. Sultanahmet turistik bölge olduğu için fiyatların abartıldığını düşünüyorlar. Aslında alakası yok! Karaköy, Ortaköy, Nişantaşı, Taksim gibi bölgelerle kıyaslandığında fiyatların daha aşağıda olduğunu kendileri de fark edecekler. Bu algının yok olması lazım. Halkımızı iyi yönlendirmeliyiz. Bir de İstanbul’da yaşayanlar, “Sultanahmet’i gördük işte. Tarihi bir yer. Tekrar tekrar gitmemize gerek yok” deyip uğramıyorlar. Oysa tarihi yarımada İstanbul’un tarihi hikayeleriyle dolu ve her seferinde keşfedilecek çok yeri var.

Sultanahmet’teki gastronomi Nişantaşı ve Bebek’ten nasıl farklılıklar gösteriyor?

Sultanahmet, gastronomi acısından Bebek ve Nişantaşı bölgelerinde ulaşılan kaliteye maalesef ulaşamamış. Bebek ve Nişantaşı bölgelerinde servis daha kaliteli ve o bölgelerde çalışan elemanlar Sultanahmet’te çalışmak istemiyorlar maalesef. Tabii sağlanan sosyal imkanlar da büyük faktör oluyor. Sultanahmet bölgesine gerçekten bir el atılması gerekiyor, en büyük arzumuz yerli halkımızı da burada ağırlamak. Yabancı müşterilerimiz, çalışanların çoğunun neden erkek olduğunu soruyor. Kadınlar nerede? Bu konu, ülkemizin temsili adına çok önemi. Ülkeye dair negatif algıları kırmak için, turistin en çok geldiği tarihi yarımadadan başlamalı.

Genel olarak sektörün halini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Gerçekten çok zor bir dönemden geçiyoruz. Devlet vergilerimizi taksitlendirdi fakat elimizde nakit olmadığı için iş yerlerimizi çevirmekte çok zorlanıyoruz. Bankalardan gerekli desteği alamadık. Bu dönem elbet bitecek ancak gelecek dönemlerde Sultanahmet bölgesine gelen yerli ve yabancı turistlere daha iyi imkanlar sağlamak için özenli bir çalışma yapılması gerekiyor. Bölgemiz biraz ihmal edilmiş gibi görünüyor

Yazarlarımızdan

26 Eylül 2021, Pazar 07:01
26 Eylül 2021, Pazar 07:01
26 Eylül 2021, Pazar 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder