Metabolik cerrahi nedir?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Obezite ameliyatları uzun zamandır yaygın olarak tüm dünyada yapılıyor. Bu ameliyatların bir kısmı mide hacmini kısıtlamaya yönelik (tüp mide), bir kısmı besin emilimini azaltmaya yönelik (gastrik bypass) ameliyatlar. Şişman şeker hastalarının büyük bir kesiminde, bu operasyonun hemen ardından şekerin düzeldiği ve insüline olan ihtiyacın ortadan kalktığı fark edildi. Bunun sonucun başka etkenlerin olması gerektiği düşünüldü ve detaylı araştırmalar yapılmaya başlandı.

Sonrasında, bağırsakların yerini değiştirmenin bu etkilere neden olabileceği anlaşıldı. Obezite ameliyatı ile ince bağırsağın son kesimine geçen gıdanın arttığı, bununla doğru orantılı olarak, ince bağırsakta bulunan L hücrelerinden GLP-1 hormonun salgılanmasının da arttığı anlaşıldı.

GLP-1 hormonundaki artışın da pankreasta insülin salgılayan beta hücre sayısını çoğalttığı tespit edildi. Sonuç olarak insülin üretimini artırdığı ve insülin cevabını güçlendirdiği anlaşıldı. Ayrıca GLP-1 karaciğer, kaslar ve yağ dokusunda insülin direncini ortadan kaldırdığı, bu sayede hastaların ameliyat sonrasında kısa sürede şeker düzenlemesinin yapılabildiği ve şeker hastalığından kurtulabildiği düşünülür.

Bunun üzerine ince bağırsağın son kısmından sindirilmemiş gıdaların daha çok geçmesine olanak verecek ameliyat modelleri geliştirildi. Bu ameliyat yöntemlerine, şeker hastalığı ameliyatı denir.


Şeker hastalığı ameliyatı nedir?

Bu ameliyatla hastaların yaklaşık yüzde 90’ı şeker hastalığından tamamen kurtulur. Bu hastalığın beraberinde getirdiği yüksek tansiyon, kalp hastalığı, kolesterol yüksekliği, dislipidemi, karaciğer yağlanması ve uyku apnesi gibi pek çok yandaş hastalık da tedavi edilir.


Metabolik cerrahi kimlere uygulanır?

Vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan, insülin depoları henüz tükenmemiş Tip 2 diyabet hastaları bu ameliyatı olabilir. Ameliyata karar verildiğinde öncesinde bazı tetkiklerle ameliyatla düzelebilme şansınıza bakılır.


Şeker hastalığı ameliyatı nasıl yapılır?

Bu ameliyat şişmanlık ameliyatları gibi laparoskopik, yani kapalı yapılabilr. Genel anestezi altında, yaklaşık 2-3 saat sürer. Karına açılan 5 delikten girilen aletlerle yapılabilir. Birinci aşamada tüp mide ameliyatı yapılır. İkinci aşamada ince bağırsak ile kalın bağırsağın birleşim yerinden yaklaşık 250 cm mesafeden ince bağırsak kesilerek alt ucu mideyle bağlanır. İnce bağırsağın son kısmı mide çıkışına yaklaştırılır. İleum denilen bu ince bağırsağın son kısmı GLP-1 adı verilen ve pankreas dokusundan insülin salınımını uyaran bir hormon salgılar ve ince bağırsağın son kısmının mide çıkışına yaklaştırması bu hormonun salgısını arttırır. Mideye giren besin maddelerinin üçte ikisi bu yeni yapılan yoldan geçer.

Üçüncü aşama ise alt ucu mide ile birleştirilen bağırsağın üst ucunun (safra ve pankreas salgıları getiren kısım) ince bağırsak ile kalın bağırsağın birleşim yerinden yaklaşık 80-100 cm’e bağlanması. Duodenum denen oniki parmak bağırsağından GIP salınır. GIP insülin direncini arttıran bir hormon. Gıdaların üçte ikisi yeni bağlantı yolundan geçtiği ve oniki parmak bağırsağından sadece üçte birlik gıda geçtiği için GİP salınımı azalır.

Hem hacim kısıtlayıcı hem emilimi engelleyen bir ameliyat yöntemidir. Ameliyat sonrasında her şey yolunda giderse birinci gün su içmeye başlanır. İkinci veya üçüncü gün sulu gıdalara geçilr. Ekstra bir sorun olmazsa üç veya dördüncü gün arasında hasta taburcu edilir. Hasta bu ameliyatla hem şeker hastalığından, hem fazla kilolardan hem de şeker hastalığının sebep olduğu diğer hastalıklardan kurtulabilir.

Peki ameliyattan sonra şeker hastalığından ne ölçüde kurtulabilirsiniz ve daha sonrasında şeker hastalığı tekrar edebilir mi?

Şişman tip 2 şeker hastasının pankreas rezervi tükenmemişse yüzde 90’ın üzerinde şeker hastalığından kurtulabilir. Bu ameliyatın yapıldığı hastaların yaklaşık 5 yıllık takipleri sonucunda şeker hastalığının tekrar etmediği görüldü.


Metabolik cerrahi ile şişmanlık ameliyatı arasındaki fark

Bu ameliyatın şişmanlık ameliyatları ile benzer yönleri olduğu gibi farklı da var. Bu farkların en önemlileri:

  1. Şeker hastalığını daha iyi kontrol eder.
  2. Devre dışı bırakılan ince bağırsak olmadığı için çok fazla emilim sorunu yaşanmaz ve sonrasında çok fazla ilaç ve takviye tedavilere ihtiyaç duyulmaz.


Metabolik cerrahi (şeker hastalığı ameliyatı) ne kadar riskli?

Şeker hastalığı ameliyatı, mide ve ince bağırsak üzerinde işlemler yapılan ve yüzde 1'in altında ölüm riski olan ciddi bir ameliyat. Fakat şişmanlık, şeker hastalığı ve bunların beraberinde getirdiği bir sürü ağır hastalık ve bütün bunların insana vereceği zarar ve ölüm riski bu ameliyatın riskinden daha fazla.


Metabolik cerrahi (şeker hastalığı ameliyatı) ile nasıl bir sonuç elde edilir?

  • Şeker hapları ve insülin iğneleri tam olarak bırakılır ya da azaltılır.
  • Kan şekerinin yüksek seyretmesi nedeniyle karşılaşılan göz, böbrek, nörolojik problemler, kalp ve damar sorunları biter veya en aza indirilir.
  • Şeker hastalığının yanında var olan şişmanlık, tansiyon yüksekliği, uyku apnesi, kolesterol yüksekliği, koroner arter hastalığı ve polikistik over sendromu gibi çoğu hastalıklar geçer.

Günümüz şartlarında şeker hastalığının uzun süreli kalıcı tedavisinin sadece cerrahi ile başarılabildiği anlaşıldı. Ancak ameliyat başarısında en önemli rolün pankreastaki insülin rezervlerinin tükenmemiş olması ve ciddi geri dönüşü olmayan organ hasarlarının başlamamış olması gerektiği unutulmamalı.

Yazarlarımızdan

02 Haziran 2020, Salı 07:54
02 Haziran 2020, Salı 07:51
Sıradaki haber yükleniyor...
holder