AVM'lere, kafelere aşı standı kurulacağını söyleyen İzmir İl Sağlık Müdürü Mehmet Burak Öztop: Gençler bize gelmiyorsa biz gençlere gideriz

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hastalığın tespitinden, tedavisine, evde tedaviden aşılama sürecine kadar tüm aşamalarda onlar vardı. Herkes uyurken onlar tek bir an bile gözünü kırpmadı. Sağlık Bakanlığı ile koordineli bir şekilde değişen şartlara hızlıca uyum sağlayıp, bu zorlu sürecin bir an evvel atlatılması için var güçleriyle çalıştılar. Geçtiğimiz hafta İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, kentte iki gündür koronavirüs kaynaklı ölüm olmadığını açıkladı.

Bu haberin altında yatan başarı İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve fedakar sağlık çalışanlarına aitti. Göreve gelmesinin üzerinden henüz 1 yıl bile geçmeden başlayan koronavirüs pandemisiyle zorlu bir kriz yönetimi gerçekleştiren İzmir İl Sağlık Müdürü Mehmet Burak Öztop ile 2020’nin Mart ayından bu yana yaşanan olağanüstü süreci konuştuk. Öztop, kesin zaferin aşılanma ile geleceğinin altını çizerek 17-40 yaş grubu için farklı bir kampanya başlattıklarını söyledi.

BİZ DE ÇOK ŞEY ÖĞRENDİK

Olağanüstü bir dönemde Türkiye’nin 3 büyük kentinden bir tanesinin İl Sağlık Müdürlüğü görevini üstlendiniz. Bu zorlu süreçten bahsedebilir misiniz?

Türkiye’de 15 Mart 2020’de, İzmir’de ise 16 Mart 2020’de ilk COVID-19 hastası görüldü. İlk vakanın ardından hızlı bir şekilde “Kriz koordinasyon merkezi” oluşturduk. O gün oluşturduğumuz bu merkez, halen 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyor. Sayın bakanımızın yönlendirmeleriyle iyi bir ekip çalışması yaptık. Sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarını kentteki tüm paydaşlarımızla birlikte ön plana çıkardık. İzmir’in nüfusu 4 buçuk milyon, yaz aylarında bu sayı 6 milyona çıkıyor. Bu nedenle çok yoğun bir şekilde çalıştık. İlk çıkan COVID-19 vakalarının hepsini hastaneye yatırarak tedavi ettik. Daha sonra tedavi ve takip prosedürlerimizi değiştirdik. Pozitif ancak semptomları hafif olan hastaları evde takip etmeye başladık. 40 kişilik telefon ekibimizle günde 4 bine yakın telefon açarak hastaları takip ettik. Gerekli durumlarda onları hastaneye taşıdık, tedavileri bitince yeniden evlerine bıraktık. Filyasyon ekiplerimizin sayısını 200’den 800’e kadar çıkardık. İlk başta Ankara’ya gönderdiğimiz testleri, toplam 9 laboratuvar kurarak burada sonuçlandırmaya başladık. Bölgenin merkezi olduk. Günde 25 bin test çalışabilir hale geldik. Yoğun bir süreçti. Biz de bu süreç içinde öğrenerek geliştik. Sağlık çalışanlarımızın büyük özverileriyle bu süreci atlattık.

GENÇLER HIZLI BİR ŞEKİLDE AŞIYA ULAŞMALI

Geçtiğimiz hafta İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, kentte iki gündür koronavirüs kaynaklı ölüm olmadığını açıkladı. Şu anda durum nedir?

Yine koronavirüs kaynaklı ölüm yaşamadığımız günlerimiz oluyor. 1 ya da 2 kayıp yaşadığımız günler de oluyor. Ama sayılarımız oldukça geriledi. Ocak ayından itibaren çok yoğun bir aşılama süreci içine girdik. Bakanlığın İzmir’e tanımladığı aşı nüfusu 3 milyon 527 bin. Biz bu sayının yüzde 71’ine yakınına birinci doz aşıyı yaptık. Mavi kent olmamız için yüzde 75 olmamız gerekiyor. Çok az kaldı. İlk günden bugüne 3 milyon 956 bin aşı yaptık. Aşılama oranlarında Türkiye genelinde 9’uncu sıradayız. Nüfusu 2 milyonun üzerinde olan şehirler arasında birinci sıradayız. Bu İzmir için iyi bir rakam ama yeterli değil. Özellikle 17-40 yaş arasındaki nüfusu hızlı bir şekilde aşılamamız gerekiyor. Aşılanan yüzde 71 oranındaki nüfusun büyük çoğunluğu 40 yaş üzerinde. Evet, “Onlar daha yeni 20-25 gündür aşılanmaya başladılar. 40 yaş üstü 3 aydır aşılanıyor. Oran bu yüzden yüksektir” diyebilirsiniz. Ama gençlerin hareket kabiliyeti daha yüksek. Hızlı bir şekilde aşıya ulaşmalarını istiyoruz. Şu anda sadece İzmir’de stoğumuzda 700 bin aşımız var.

AVM’LERE, KAFELERE AŞI STANDI

Genç nüfusun aşılanması için farklı bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Gençlere ulaşabilmek için, onları nerelerde bulabileceğimizi düşündük. Bakanlığımızla da koordineli bir şekilde, gençlerin yoğun olduğu meydanlarda, alışveriş merkezleri ve kafelerin yoğun olduğu yerlerde aşı stantları kuracağız. Sadece aşılanmaları için değil, soruları varsa onları da yanıtlamak için bu çalışmayı başlattık. Kırsalın güçlü olduğu 7 ilçemizde köyleri dolaşmaya başladık. Tarlalarda, bağlarda, bahçelerde çalışan gençlerimizin aşılamalarını onlara giderek yapıyoruz. “Onlar bize gelemiyorsa biz onlara gideriz” diyoruz. Tüm sağlık çalışanlarımıza sosyal medyada aktif olarak sağlık müdürlüğümüze bağlı kamu spotlarını paylaşmalarını öneriyoruz. Gençlerimizin aklında aşı ile ilgili soru işaretleri olabilir. Ancak şu ana kadar İzmir’de 2 buçuk milyon kişi ilk doz aşısını yaptırmış durumda. Biz bu kişilerde hiçbir yan etki saptamadık. “Çevremizdeki her 10 kişiden 7’si aşılanmış durumda. Bir yan etki olsa mutlaka duyardık.” Bu şekilde düşünüp aşı ile ilgili önyargılarını kırmalarını rica ediyorum. Biz işimizi yapalım, onlar da aşılarını olsunlar ki eylül ayında yeniden bir pandemi yaşamayalım.

İZMİR’DE DELTA VARYANTINA RASTLADIK

Virüsün yeni çıkan varyantları halk arasında tedirginlik yaratıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Koronavirüs yeni çıkmış bir virüs değil. Bundan önce de vardı, var olmaya da devam edecek. Bu virüsün çeşitli mutasyonlarıyla oluşan COVID-19 hastalığının da çeşitli varyantları var. Bu varyantlar olumlu bir etki mi, olumsuz bir etki mi getirecek belli değil. Yeni varyant çok daha yumuşak bir virüs de olabilir, çok sert bir virüs de olabilir. Bunu yaşayarak öğreneceğiz. Virüslerin varyant olup olmadığı ilk anda anlaşılmıyor. Sonradan bakılabiliyor. İzmir genelinde delta varyantına 1 ya da 2 kez rastladık. Ancak herhangi bir sıkıntı yaşamadık.

PANDEMİ BİTİNCE PROJELERE BAŞLAYACAĞIZ

Pandeminin hafiflemesinin ardından İzmir İl Sağlık Müdürlüğü olarak hayata geçirmeyi düşündüğünüz projeleriniz var mı?

Sağlık Müdürlüğü olarak bizim makro ve mikro planlarımız var. Yatırımlarla ilgili planlarımız, özellikle sağlık hizmetlerinin genişletilmesi, ulaşımın kolaylaştırılması, şehir hastanesi ile ilgili planlarımız hep vardı. Ancak pandemiden, tüm sektörlerde olduğu gibi biz de etkilendik. Sağlık hizmetleri dışındaki her şeyi askıya almak durumunda kaldık. Herkes aşılanıp da COVID-19’u atlattığımızda bu projelerle ilgili çalışmalara yeniden başlayacağız.

AİLEMİN HOŞGÖRÜSÜNE SIĞINIYORUM

Bu yoğun süreçte ailenize zaman ayırma fırsatı bulabildiniz mi?

Ne yazık ki ailemden çok uzun süreler ayrı kalmak durumundaydım. Kriz Koordinasyon Merkezimizde, hastanelerimizde görev yapan sağlık çalışanlarımız nasıl ailelerinden fedakarlık etmek zorunda kaldılarsa biz de kaldık. Hemen hemen her gün 12 saate yakın mesai yaptık. Özellikle 15 Mart’tan sonra çok ciddi yoğunluk yaşadık. Kendi evlatlarımızın ve ailemizin hoşgörülerine sığınıyoruz. İnşallah bundan sonra daha çok zaman ayırmayı umut ediyoruz.

Yazarlarımızdan

20 Eylül 2021, Pazartesi 11:11
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:27
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:23
Sıradaki haber yükleniyor...
holder