İş dünyasının sportmen başkanı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ege Genç İş İnsanları Derneği’ne (EGİAD) üye olduğunda henüz 25 yaşındaydı. 12 yıl boyunca derneğin hemen hemen tüm kademelerinde çalıştı. Mustafa Aslan başkanlığı döneminde başkan vekilliği de yaptıktan sonra yönetim kurulu başkanlığına talip oldu. EGİAD’ın yeni başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in çocukluk hayali başarılı bir sporcu olmaktı. Profesyonel iş yaşamında sporculuğu seçmese de bu tutkudan hiç vazgeçmedi. Her gün çift spor antrenmanı yapan triatlon koşucusu Yelkenbiçer ile 2 yıllık başkanlığı süresince tamamlamayı planladığı projelerini konuştuk.

AİLE ŞİRKETİMİZİN İKİNCİ KUŞAK TEMSİLCİSİYİM

Sizi tanıyabilir miyiz?

1984 İzmir doğumluyum. Ailem 1890’da Girit’ten İzmir’e Osmanlı donanmasına yelken hazırlamak için gelmiş. Soyadımızın “Yelkenbiçer” olmasının nedeni bu. Mutlu bir ailenin çocuğu olarak Karşıyaka’da büyüdüm. Bornova Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra Bilkent Üniversitesi’nde İşletme okumak için Ankara’ya gittim. Yurt dışında bir sene uluslararası ticaret eğitimi aldım.

Ardından İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Lojistik Yönetimi yüksek lisansımı tamamladım. Aile şirketimizin ikinci kuşak temsilcisiyim. Akaryakıt, lojistik, inşaat ve otomotiv alanında faaliyet gösteriyoruz. Aynı zamanda melek yatırımcılık da yapıyorum. EGİAD’a 12 yıldan beri üyeyim. Karşıyaka Spor Kulübü’nde yöneticilik deneyimim de oldu. Omurilik felçlileri yararına Karşıyaka One Team isimli koşu takımının kuruluşunda yer aldım.

PROFESYONEL SPORCU OLMAK İSTİYORDUM

Çocuklukta kariyerinize dair ne hayaller kurardınız?

Çocukluğum babamın işlerini devralacağım düşüncesiyle geçti. Büyüdükçe sporcu olma hayalleri kurmaya başladım. Basketbol maçlarını izlemeyi, basketbol oynamayı çok severdim. Ama bir süre sonra yeteneğimin çok fazla olmadığını fark edip profesyonel sporcu olma hayallerinden vazgeçtim. Yine de spor hayatımın bir kenarında hep vardı. Bugün hala farklı branşlarda spor yapmaya devam ediyorum.

ÇEKİRDEKTEN YETİŞTİM

İlk iş tecrübenizi ne zaman yaşadınız?

Ortaokuldayken babamın iş yeri okulumun hemen yanındaydı. Okul çıkışları işyerimize giderdim, babam bana ufak tefek işler verirdi. İlk iş tecrübemi babamın yanında yaşadım. Özellikle akaryakıt istasyonu bana çok renkli gelirdi. Oyunlar yaratır, çok keyif alırdım. Çekirdekten yetiştim diyebilirim. Şu anda da aile şirketimizi, lojistik alanında temsil ediyorum.

EGİAD’A BÜYÜKLERİME İMRENEREK ÜYE OLDUM

EGİAD yolculuğunuz nasıl başladı?

EGİAD’a büyüklerime imrenerek, çok büyük bir hevesle üye oldum. Her kademesinde de çalıştım. İlk olarak Kültür Sanat Spor Komisyonu’nda başkan vekiliydim. Daha sonra Toplumsal Sorumluluk Bölgesel Gelişim Komisyonunda başkanlık yaptım. Ardından Melek Yatırım Ağı İcra Kurulu Başkan Vekilliği görevinde bulundum. Aktif bir şekilde girişimcilik alanında çalışmaya başladım.

Mustafa Aslan başkan döneminde başkan vekilliği yaptım. Tüm bu süre boyunca girişimcilik çalışmalarımızın topluma ciddi bir katkı sağladığını gözlemledim. Gençlerin yapmak istediklerini, bizden beklentilerini duydukça, hayata daha umutlu bakmaya başladım.

EGİAD’ın tek başına yapamadığımız şeyleri, bir arada yapabilme gücünü fark ettim. Bunu fark ettikçe başkanlık görevine kendimi hazırlamaya başladım. Takım arkadaşlarımın, tüm geçmiş dönem başkanlarımızın desteğiyle bu göreve talip oldum.

Z KUŞAĞINDAN ÖĞRENMEMİZ GEREKEN ÇOK ŞEY VAR

İş dünyasına yeni giriş yapan Z kuşağı ile ilgili gözlemleriniz neler?

Melek yatırımcılık vesilesiyle genç girişimcilerle çalışma fırsatım oldu. Hepsinde sosyal sorumluluk bilincinin çok fazla olduğunu gözlemledim. Geçmiş kuşakların, konvansiyonel işlerde agresif bir şekilde büyüme, birlikte çalıştığı kişileri rakip olarak görme alışkanlıkları vardı. Genç kuşak beraberce çalışma, bir şeyi paylaşma kültürüne sahip. Çok farklı alışkanlıkları ve farklı beklentileri var.

Bu nedenle her şeyi değiştirebilecek potansiyelleri de var. Onlardan öğrenmemiz gereken çok şey olduğunu düşünüyorum. Birlikte kalkınma amacı güdüyorlar. Çok sesliliğe değer veriyorlar. Eşitsizlikler konusunda daha hassaslar. İklim ve doğayla daha iç içe olmak istiyorlar. Genç kuşağın bakış açısından EGİAD olarak istifade etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu belirtmek isterim.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ANA HEDEFİMİZ

2 yıllık başkanlık sürecinizde öncelikli çalışma alanlarınız neler olacak?

Bütün projelerde ana çerçevemiz sürdürülebilirlik olacak. 2 yılın sonunda, sürdürülebilirlik bilincini tüm iş yerlerimizde, tüm üye arkadaşlarımızda oluşturabilmeyi umut ediyoruz. Bu gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz. Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin tümünü iş dünyasına uygulamak istiyoruz.

Bunun yanında girişimcilik alanında da çalışmalarımız olacak. Bir de çağımızın gereği olarak dijitalleşmeyi de ön plana çıkarmak istiyoruz. Dijitalleşme artık olmazsa olmazımız. Kültür sanat spor alanında da etkinlikler yapmak istiyoruz. Golf, koşu, yelken, tenis gibi sportif faaliyetlerimiz olacak. Pandeminin etkisi geçtikten sonra bir heykel sempozyumu düzenleyeceğiz.

SPOR İŞ HAYATIMI BESLİYOR

Spor tutkunuz devam ediyor mu?

8 yıldır koşuyorum. 4 yıldır da Mert Onaran hocam eşliğinde triatlon sporuyla uğraşıyorum. Sporun iş hayatını da beslediğini düşünüyorum. Ciddi bir disiplin gerektiriyor. Sabah erkenden kalkıp havuzda antrenmanımı yapıyorum, ardından işe gidiyorum. Yapacağım toplantıları ona göre planlamam gerekiyor. İş çıkışı ikinci sporumu yapıp, eve gidip yemek yiyip erkenden uyumaya çalışıyorum. Böyle olunca çok daha verimli olduğumu fark ettim. Başkan olmaya karar verdiğimde ilk danıştığım insanlardan biri spor hocamdı. Sporu hayatımdan çıkarmayı istemiyorum. Şu anda hepsi bir arada devam ediyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder