2. Gün: Tescilli güzellikler Karanlık Kanyon ve Kemaliye

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Trende geçen 15 saatin ardından saat 07.45’de ilk durağımız İliç’e ulaştım. İliç, Erzincan’a bağlı 8 ilçeden biri. Zengin altın madeni nedeniyle “Altın Şehri” olarak biliniyor. İliç Tren Garı’nın önünde trenden inen yolcuları turizm şirketlerine bağlı rehberler ve minibüsler hazır bekliyor. Bu minibüslere küçük gruplar halinde binerek çok cüzi fiyatlarla bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini görmek için yola çıkıyoruz. Yol boyunca hava şartları yolculuğu zorlaştırdı. Dağlık bir bölgede yer alması ve rakımının yüksek olması sebebiyle yoğun kar yağışı var. Tipiden dolayı yolda kalma ihtimalimiz bile vardı. Kara yolları ekiplerinin yolları açmak için gösterdiği yoğun çalışmalara tanık olduk.


Karanlık Kanyon’da yeşil ve maviyle iç içe 

Keskin virajlı yollardan geçerek ortalama yarım saatte “Taş Yolu” adı verilen noktaya ulaştık. Bu yolun yapımı 132 yılda tamamlanmış. Yolun açılmasıyla birlikte Karanlık Kanyon ile Divriği-Kemaliye ve Harput güzergâhının turizme açılması sağlanmış. Karanlık Kanyon Fırat Nehri’nin kıyısında bir vadi içinde yer alan dünyanın ikinci büyük kanyonu. Burada yeşilin ve mavinin iç içe olduğu muhteşem manzaralara tanık olduk. Rehberler Taş Yolu projesinin tamamlanmasıyla birlikte bölgede turizmin ciddi ölçüde canlandığını söylediler. Özellikle su sporlarıyla ilgileniyorsanız nisan ve mayıs aylarında Karanlık Kanyon’da rafting başta olmak üzere base jumping ve wingsuit gibi çeşitli su sporları yapılıyor ve yarışmalar düzenleniyormuş. Adrenalin tutkunlarına duyurulur. 


Minyatür şehir: Kemaliye

Burada bol fotoğraf çektirip manzarayı doyasıya izledikten sonra araçlara bindik. 10 dakika süren bir yolculuğun ardından Kemaliye'ye ulaştık. Bölge Keban Baraj Gölü kıyısında bir vadi içerisinde yer alıyor. Geçmişte “Eğin” olarak bilinen bölgenin adı Milli Mücadele dönemiyle birlikte Atatürk’e duyulan sevgiden ötürü “Kemaliye” olarak değiştirilmiş. El değmemiş güzelliğiyle büyüleyici bir yer. Yüksek yokuşları olan taş yollardan oluşuyor. Tarihi ve kültürel dokusu tamamen korunmuş. Kendinizi bir masal diyarında gibi hissediyorsunuz. Evlerin, dükkânların ve resmi dairelerin tamamı ahşap binalardan oluşuyor. Ne yalan söyleyeyim, bir ara Karadeniz’de gibi hissettim. Küçük ve şirin dükkânlar minyatür havası veriyor. Orada öğrendik ki bu evlerin ünü sınırlar ötesine yayılmış. “Kemaliye Evleri” olarak bilinen bu ahşap evler Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyormuş. Bu ilçede Osmanlı’dan Bizans’a birçok farklı medeniyetin izleri var. En tuhaf karşıladığımız nokta, ilçenin sessizliği ve sakinliği oldu. Yörede 2-3 kişi dışında kimseyi görmedik. Burada geçirdiğimiz 3 saatin ardından İliç Tren Garı’na döndük. Bir sonraki durağım Erzincan olacak.

Pek yakında.

Yazarlarımızdan

02 Ağustos 2021, Pazartesi 07:13
02 Ağustos 2021, Pazartesi 07:10
02 Ağustos 2021, Pazartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder