Bugünü koruyan maskeler geleceğin felaketi olabilir

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Corona virüsün yaşamımıza kazandırdığı en önemli ‘yeni normal’ maske ve eldiven kullanımı. Pek çok ülkede salgınla mücadele kapsamında alınan önlemler doğrultusunda kamusal alanlarda maske kullanımı zorunlu. Fakat halen devam eden zorunlu maske kullanımı ilerleyen dönemlerde küresel ölçekte bir çevre sorununun yaşanmasının da habercisi gibi görünüyor.

Kullanılmış maskeler sağlığımızı riske atıyor

Tek kullanımlık maskelerin bilinçsiz kullanımı çevre ve toplum sağlığını önemli ölçüde tehdit ediyor. Özellikle kullanılan maskelerin korunmasızca direkt çöp kutusuna atılması virüsün yayılması noktasında ciddi bir tehlike unsuru. Virüsün yüzeylerde 72 saate kadar canlı kalabildiği gerçeği göz önünde bulundurulduğunda bilinçsizce çöpe atılan maskelerin özellikle toplum sağlığı için ne derece büyük bir tehdit oluşturabileceği ortada. Uzmanlar salgının kontrol altında tutulabilmesi için kullanılan maske ve eldiven gibi atıkların ‘evsel atık’ kapsamı dışında tutulup mutlaka ayrı bir çöp torbasına konularak muhafaza edilmesi ve belirlenen süre boyunca güvenli bir noktada bekletilmesi konusunda uyarıyor. Ancak maskelerin yaratacağı tek sorun bu değil. Tek kullanımlık maskelerin salgından sonra yaratacağı çok daha büyük bir tehlike var.

Büyük bir çevre sorununun habercisi 

Çevresel projelerle pek çok ülke son yıllarda geri dönüşüm konusunda ciddi mesafe kaydetti. Ancak maskelerin çevreye verebileceği zararlar konusunda toplumun yeterli bilince ulaştığını söylemek güç. Caddeler, sokaklar ve sahil şeritleri kullanılıp çevreye atılan maskelerle dolu. Hali hazırda çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik çok sayıda atıkla mücadele edilirken böylesine bilinçsiz tutum ve davranışlar, bizleri ilerleyen dönemlerde daha büyük sorunlarla karşı karşıya getirebilir. Yalnızca ülkemizde değil, dünyanın pek çok merkezinde kaydedilen görüntüler içler acısı. Son olarak Fransa’da ‘Opération mer propre’ adlı sivil toplum kuruluşu tarafından yapılan atık temizleme çalışmalarında, denizin derinlerden çıkarılan onlarca maske ve eldiven felaketin boyutunu gözler önüne seriyor. Zira koruyucu malzemelerin pek çoğu geri dönüştürülemeyen ve doğada çözünemeyen malzemelerden üretiliyor. Salgının sona ereceği tarihe kadar maske ve eldiven kullanım oranlarının yüksek olacağını hesaba kattığımızda önümüzdeki süre boyunca bu denli fütursuzca bir kullanımın çevreye vereceği zararın boyutu açıkça anlaşılıyor. 

Bu süreç elbette gelip geçici. Ancak içinde bulunduğumuz dünya yalnızca bugünlerin değil, gelecek kuşakların da hakkı. Unutmayalım ki bırakacağımız en büyük miras bozulmamış, kirletilmemiş ve yok edilmemiş bir doğa.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder