Daha kaç Leyla?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çocuklara yönelik artan taciz, kaçırılma ve cinayet… Gün geçmiyor ki gazetelerde, televizyon kanallarında çocuk cinayeti haberleri duymayalım. Henüz kendini koruma gücüne ve erişkinliğine bile sahip olmayan minicik canlar ellerimizin arasından kayıp gidiyor. Özellikle son yıllarda benzer cinayetlere yeterli cezai yaptırımların uygulanmaması da bu çocuk katillerine güç ve cesaret veriyor. Yaşanan sayısız çocuk cinayetlerinin kurbanlarından biriydi minik Leyla. En azından onun için adalet yerini buldu. 

O ziyaret minik Leyla’nın mezarı olmuştu

Henüz 4 yaşındaydı Leyla. Geçtiğimiz yıl Ramazan ayında ailece gittikleri bayram ziyareti onun son bayramı, Ağrı’nın Bezirhane köyü de mezarı oldu. Bir annenin daha evlat acısıyla yüreği dağlandı. Arama kurtarma ekipleri bölgede günlerce Leyla’yı aradı. Kaybolduğu düşünülerek umutla başlanan arama çalışmaları zamanla yerini umutsuzluğa bıraktı. Aramalar artık onun cesedine ulaşmak içindi. Tam 18 gün sonra, köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiinde bulundu Leyla’nın küçük cansız bedeni. Sonrası küçücük bir kız çocuğu, ölümüne dair korkunç iddialar ve aydınlatılamamış bir cinayet... Ağır Ceza Mahkeme’sinde görülen davada 7 sanık ‘kasten öldürme’ suçundan 14 yıla kadar hapis istemiyle yargılandı. Leyla’nın katillerini bulmak için soruşturma ve duruşmalar devam ederken şaşkınlık veren bir gelişme yaşandı. Bir anne ve bir baba öldürülen kızlarının katillerinin bulunmasının gerekli olmadığını düşünerek şikâyetlerini geri çektiler. Hangi korku, kaç tehdit kızının katillerini adaletten kaçırmanın gerekçesi olabilir?

Kaç masum can, kaç gözü yaşlı anne…

Sanıkların her biri iddiaları reddetti. "Leyla’ya bunu yapanlar cezasız mı kalacak?" derken adalet tecelli etti. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın devamına karar verdi. Aylar geçti, hızına yetişemeyeceğimiz kadar değişen gündemde nihayet o haber geldi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında 3 sanığın müebbet hapis ve 14 yıl, 2 sanığın ise müebbet hapis ve 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmalarını talep etti. Minik Leyla’yı yaşamdan koparanlar hak ettikleri yere, o soğuk duvarların ve parmaklıklarının arasında yaşamaya mahkûmlar artık. Bir annenin yüreği daha yanmasın, bir masum çocuk daha hayattan koparılmasın diye. Kaç masum can, kaç gözü yaşlı anne… Ülkemizde hala çoğu bugün bile aydınlatılmamış, zaman aşımından dosyası kapanan çocuk cinayeti var. İşkenceye, istismara uğrayan, öldürülen o çocukların katilleri aramızda dolaşıyor. Ve sorunları halının altına süpürmeye devam ettiğimiz sürece de aramızda olmaya devam edecekler.

Leyla artık aramızda değil. Tıpkı öldürülen onlarca çocuk gibi. Buna dur demenin vakti hala gelmedi mi? Bunları duymaya daha ne kadar alışacağız? 

Yazarlarımızdan

13 Ağustos 2020, Perşembe 07:48
13 Ağustos 2020, Perşembe 07:38
13 Ağustos 2020, Perşembe 07:25
13 Ağustos 2020, Perşembe 07:23
Sıradaki haber yükleniyor...
holder