“İnsan soyu canavar olmuş da bizim haberimiz yok”

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kadına şiddet, hayvana eziyet, çocuğa istismar… Bu haberlerden birini görmediğimiz ve işitmediğimiz bir gün var mı Türkiye’de? Bir olay yaşanır. Hafızalarımız bunu yalnızca 24 saate sığdırır. Ve ertesi gün uyandığımızda bambaşka şeyleri konuşuyor oluruz. İnsan her şeye alışır elbet ancak şiddete, zalimliğe ve zulme alışmamalı. 

Biz ne ara bu kadar acımasız olduk?

İnsanın insana yaptıklarını konuşmak bir yana dursun doğaya ve canlılara yaptıklarımız kan dondurur hale geldi. Bu ülkede yaşıyorsanız emanet ettiğiniz köpeğinize ‘adına insan denen bir varlık’ tecavüz eder, ifadesi alınır ve serbest bırakılır. Dakikalarca tekmelenen ve itelenen bir köpek kendisini savunmak için ona bu çaresizliği yaşatan kadının bacağını ısırır ve gözünü bile kırpmadan tek kurşunla o köpeği öldürme hakkını kendisinde gören bir adam, elini kolunu sallayarak çıkar o karakoldan. Ya da bir papağana dakikalarca işkence eden bir cani yalnızca kamuoyu beklentilerin üzerinde bir baskı yaptığında hak ettiği cezayı alır. Şu soruyu sormaktan alıkoyamıyor insan kendini: Biz ne ara bu kadar acımasız olduk? Usta edebiyatçı Yaşar Kemal, İnce Memed’inde  “İnsan soyu canavar olmuş da bizim haberimiz yok” Diyor. Onun bu tek cümlesi bile yaşamak için geldiğimiz evrende neye dönüştüğümüzü tek kelime ile anlatmaya yetiyor. 

Kanun var yaptırım yok

Yukarıda anlattıklarıma bakınca ülkemizde hayvanların korunmasına yönelik hiçbir hukuki kuralın olmadığını düşünebilirsiniz. Ancak ne yazık ki var. Türkiye’de hayvan hakları 5119 Sayılı Kanunla düzenleniyor. 5119 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14. Maddesine göre “Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı sıcağa ve soğuğa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek yasaktır” Hükmü yer alıyor. İşte ne yazık ki var diyor olmamın sebebi budur. Var olan bir yasaya rağmen bugün Türkiye’de bir hayvana eziyetin, onu öldürmenin karşılığı bir saatlik ifadenin ardından serbest kalmak iken İngiltere’de aynı suçun cezası 20,000 pound ve 6 ay hapis cezası, İsviçre’de para cezasının yanında 3 yıla kadar hapis cezası, Avusturya’da para cezası ve 1 yıla kadar tutukluluk. Buradan şunu anlıyoruz ki müeyyidelere dayandırılmayan bir yazılı hukuk normunun işlenmesi muhtemel bir suçu engelleme noktasındaki gücü ve caydırıcılığı sıfır. Ve korkarım ki hayvanların yaşama hakkı kanunlar tarafından yaptırım gücü yüksek bir yasa ile koruma altına alınmadığı müddetçe bu haberleri duymaya devam edeceğiz.

Unutmayalım ki bizler haksızlığa uğradığımızda konuşabiliyor, anlatıyor ve kendimizi ifade edebiliyoruz. Fakat onların sözü de, sesi de, mücadelesi de bizleriz. 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder