Patlama kaza mı sabotaj mı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta meydana gelen patlamanın sebep olduğu ağır bilanço saatler geçtikçe gün yüzüne çıkıyor. Son rakamlara göre patlamada 100’ün üzerinde kişi hayatını kaybederken 4 binin üzerinde yaralının olduğu ifade ediliyor. Ve ne yazık ki ortaya çıkacak son tabloda bu rakamların artacağı kuvvetle muhtemel. Lübnan bir yandan felaketin yaralarını sarmaya çalışırken dünyanın gündemi de patlamanın ardındaki sır perdesi. 

İsrail’in sabıkası epey kabarık

Görüntüler patlamanın ne denli şiddetli olduğunu gözler önüne seriyor. Ki patlamayı meydana getiren 2 bin 750 ton patlayıcı amonyum nitratın infilak ettiği anlar özellikle olayın yaşandığı limanın çevresinde neredeyse bir atom bombası ile benzer bir yıkım yarattı. Kelimenin tam manasıyla felaket olarak niteleyebileceğimiz bu olayın nasıl meydana geldiği ise koskoca bir muamma. Her ne kadar Lübnan yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda bir ihmal ya da kaza üzerinde durulsa da başta ABD olmak üzere pek çok ülke bu patlamanın bir kaza değil saldırı olduğu fikrinde. Felakete ilişkin senaryolara bakıldığında ortaya atılan ikinci iddianın yabana atılacak bir yanının olmadığını belirtmek gerek. Zira İsrail’in Lübnan defterine baktığımızda sabıkasının kabarık olduğu aşikâr. Öyle görünüyor ki bu süreçte İsrail’in ismini sıkça duyacağız.

Patlamada soru işaretleri sürüyor

Yakın tarihe doğru kısa bir yolculuğa çıktığımızda niçin ilk akla gelen ismin İsrail olduğu ortaya çıkıyor. Yıl 1982 Lübnan İç Savaşı sonrası taraflar arası anlaşma sağlanmıştı ki İsrail bölgeyi FKÖ’yü silahsızlandırma bahanesi ile işgal etti. İç savaşın ve işgalin ardından Lübnan’da binlerce kişi yaşamını yitirmiş, Beyrut harabeye dönmüştü. 2000 yılında BM kararıyla İsrail bölgeden çekildiyse de Lübnan’a yönelik tacizleri son bulmadı. Karşılıklı çatışma ortamı 2006 yılında İsrail’in Lübnan’a hava saldırısıyla sonuçlandı. Saatler süren bombalı hava saldırılarında Lübnan’da yollar, köprüler, binalar ve havaalanları yerle bir oldu. Orantısız gücün sınırlarını zorlayan İsrail’in saldırılarında binlerce sivil hayatını kaybetti. Bunlar yaşananları özetleyen birkaç cümle olmaktan ibaret. Tarihin tozlu sayfaları bunlardan çok daha fazlasını içinde barındırıyor. Hal böyle olunca İsrail kanadından gelen açıklamalarda İsrail’in saldırıya yönelik suçlamaları reddetmesi ve hatta yardım teklifinde bulunmasının da ne derece inandırıcı ve gerçek olduğu zihinlerde koca bir soru işareti halini alıyor.

Gerçek şu an için sisli bulutların arkasında gizli olsa da önümüzdeki günlerde pek çok şeyin açıklığa kavuşacağına şüphe yok. Temennim Lübnan halkının bu acı olayın yaralarını en kısa sürede sarması ve böylesine büyük bir felaketin bir daha yaşanmamasıdır.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder