Renklerin de ruhu var

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kırmızı ile aşkı, mavi ile huzuru, siyah ile matemi çağrıştıran renkler, yaşamımızın hemen her alanındalar. Kimi zaman içimizi daraltıyor kimi zaman ruhumuzu aydınlatıyorlar. Bugün pazarlama, reklamcılık, iletişim çalışmaları, yeme-içme sektörü başta olmak üzere pek çok alanda renklerin insan psikolojisi üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak hedef kitle belirleniyor. Peki, tüm bunlar bir tesadüf mü?

Van Gogh, “Bir kişi sadece renkleri doğru düzenleyerek şiir gibi konuşabilir, tıpkı müzikle rahatlayıcı sözler söyleyebildiği gibi” diyor. Acaba sahiden de öyle mi?

Kilo almadık, kedilerin de günahı yok

Özellikle biz kadınların sıklıkla yaşadığı bir durum. Gardırobun önünde dakikalarca süren gerilim dolu anların ardından ‘ne giysem olmuyor’ der ve hatta dışarıya çıkmaktan bile vazgeçeriz. Peki, yolda siyah bir kediye rastladığımızda buna neden ‘uğursuzluk’ anlamını yükleriz? Kedinin kedi oluşu değil, renginin siyah oluşudur ona bu anlamı veren, öyle değil mi? Bunları çoğaltabiliriz. Renklerin gündelik yaşamımızdaki pratiklerine anlam veren şey ise bilimsel araştırmalar. Pek çoğumuz bilmese de renklerin insan psikoloji üzerindeki etkisi üzerine yapılan sayısız çalışma var. 

  • Kırmızı ile başlayalım. Dünyanın neredeyse tamamının kırmızılara büründüğü bir gün 14 Şubat. Gözümüzün baktığı her yerin kırmızıya bürünmesi bir tesadüften çok daha fazlası. Araştırmalar neticesinde kırmızının kan basıncı ve solunumu hızlandırdığı sonucuna ulaşılmış. Bunun yanı sıra kırmızı, tehlikeyi çağrıştırmasından ötürü trafik ışıklarında kullanıyor, zaman algısını azalttığı için eğlence mekânlarında sıkça tercih ediliyor. 
  • Gelelim Edip Cansever’in “Bir renk değildir mavi huydur bende” dizeleriyle anlattığı yerküremizin ışığı, içimizin huzuru maviye. Dinlendirici özelliği ile bilinen mavi, kendisini en çok da depresyon anlarında gösterir. Dizilerde, filmlerde, romanlarda derin bir buhranın içindeki karakter, ya kaldırır başını gökyüzüne bakar ya da oturur bir deniz kıyısına hülyalara dalar. İnsan üzerinde sakinleştirici bir renk olan mavinin karakollarda ve hastanelerde kullanılıyor oluşu da yine bu rahatlatıcı özelliği ile yakından ilişkili. 
  • Ruhumuzu iyileştiren, tazelenmelere doyamadığımız yeşil... Çalışmalar, yeşilin insan psikolojisi üzerindeki sakinleştirici ve güven veren etkisini kanıtlamış. Varoluşumuzla ilişkisini yabana atmak mümkün değil. Haftanın yorgunluğunu atmak için kendimizi yeşile ve doğaya atışımız işte bu sebepten. 
  • Son olarak içinde bulunduğumuz mevsimin simgesi haline gelen sarı ve turuncudan bahsetmek istiyorum. Yaprakların sararıp solduğu, bizlerin de içimize doğru çekildiğimiz sonbahar, bu iki renkte vücut buluyor adeta. Sarı sıcaklığı, turuncu ise canlanmayı ve dinamizmi ifade ediyor. Bu sebeple dünyaca ünlü fast food firmalarının da logolarında tercih ettiği başlıca renkler arasında yer alıyor.

Unutmayalım ki renklerin dini, dili, ırkı, cinsiyeti yoktur. Bir ruhu vardır. 

Yazarlarımızdan

19 Ekim 2020, Pazartesi 13:35
19 Ekim 2020, Pazartesi 12:27
Sıradaki haber yükleniyor...
holder