Sevgi emekti, Sevgiler Günü neydi?

YAZI BOYUTU

Bugün günlerden 14 Şubat, yani nam-ı diğer Sevgiler Günü. Her sene olduğu gibi bu yıl da ilişkisi olanların en güzel kıyafetlerini giyip sevgililerini koluna takıp günün ilk ışıklarına dek Leyla ve Mecnun misali sokakları dolduracakları , “Geçmiş geçmişte kaldı” diyenlerin tozlu defterleri yeniden açıp karalar bağlayacakları ve tabii bir de “Bir sevgilim olmadı ki kutlayayım” diyerek yalnızlıkta yıllananların "Bugüne kadar olmadı, belki bugün olur" deyip kısmet avına çıkacakları, hep birlikte enteresan haller yaşayacağımız bir gün.

Günlerdir önünden geçtiğim her reklam panosunda, girdiğim her mağazada, sosyal medyada, kısacası başımı çevirdiğim her yerde 14 Şubat meselesini görüyorum. Yıllardır bu tarihi özene bezene kutluyoruz. Paralar ceplerden uçup gidiyor ama olsun aşk kazanıyor(!)

Velhasıl merak ettim; dedim ki nedir bu 14 Şubat? Kimin nesidir ve nereden girivermiştir hayatımıza?

Bu meselenin temeline bir iniyor ve şok oluyorsunuz. Bizim yakın gelecekte alışmaya başladığımız bugünün temelleri, yani 14 Şubat ve aşkın ilişkisi Antik Yunan’a dayanıyor. Antik Yunan takvimlerinde 14 Şubat Zeus ve Hera’nın kutsal evliliğine adanmış bir gün. O tarihlerde 14 Şubat 'bereket tarihi' olarak biliniyor ve her yıl bugün çeşitli festivaller düzenleniyormuş. Bir de tüm vitrinlerde gördüğümüz 'Valentine’s Day' var... Bu kavram adını Roma Katolik Kilisesi döneminde 'Valentine' ismindeki bir din adamından alıyor. Bazı ülkelerde 14 Şubat 'Aziz Valentine Günü' olarak biliniyor ve kutlanıyor. Kelime 'hoşlanılan kişi veya sevgili' anlamına geliyor. Peki, ne zaman bizim şu an bildiğimiz Sevgililer Günü şeklini alıyor? 1800 yılında... Amerikalı Esther Howland’ın sevgilisine ilk Sevgililer Günü kartını yollamasıyla birlikte bu bir gelenek haline geliyor. Zamanla Amerika sınırlarının ötesine taşıyor ve tüm dünyanın ortak bir geleneği haline dönüşüveriyor.

İlginç değil mi?

Tarihi şaşırtıcı gelebilir belki ama bana daha tuhaf gelen şey bugün geldiği nokta. Çılgınca bir tüketim bilinci aşılanıyor. Ticari kurum ve kuruluşlar milyonlarca lira kar elde ediyor. Piyasalar hiç olmadığı kadar canlanıyor. İnsan da doğal olarak “Ey aşk sen nelere kadirsin!” diyor değil mi?

Sözü fazla uzatmak istemiyorum. “Ömrümüz böyle olmamalıydı. Hep aşkta durmalıydı çağımız” demiş Turgut Uyar. Ne güzel demiş. Ben de diyorum ki, bu yıl bir değişiklik yapalım. 14 Şubat yalnızca sevgililerin günü değil, sevginin ve her şeyi sevmenin günü olsun. Ne dersiniz?

Çağlarımızın her daim aşk ve sevgide durmasını diliyorum. 

Aşkla kalınız. 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...