Acun çeviri zulmünden kurtuldu...

21 Aralık 2010, Salı 05:00
AA

Yok Böyle Dans (Show TV) sanırım Acun Ilıcalı ve yarışmacıların yoğun iş temposu dolayısıyla bant yayına döndü aniden. İlk bant yayın cumartesi gecesi Saba Tümer’in konuk edildiği bölümle çıktı karşımıza... Allah var; jürideki yabancı üyenin yorumlarının alt yazıyla Türkçeleştirilmesinin dışında programın banttan olduğunu anlamak kolay olmadı... Yarışmanın temposu yüksekti. Üstelik Acun Ilıcalı çeviri yapmak zorunda olmayınca daha da hızlı göründü izleyicinin gözüne...

[[HAFTAYA]]

Anladığım kadarıyla SMS yoluyla atılan oylar için de makul bir yöntem bulunmuş olmalıydı ki sonuçlara itiraz eden çıkmadı izleyici içinden. (Ben sonuna kadar izlemedim yarışmayı.) Bir de zor olsa da kalan yarışmacılar için iki ayrı performansla izleyicinin karşısına çıkmak daha görkemli oldu. Bunun ekmeğini en çok Burcu Esmersoy yedi ve “kalçacı” hocamız Sait Sökmen’e enfes bir kalça şovu yaptı... Notu kıt jürinin elinde 9 puanlık tabelaları görünce işin heyecanı da arttı bana göre. Bundan sonra Yok Böyle Dans hakikaten bir yarışma havasına girecektir... Sadece Azra Akın değil tek tek tüm yarışmacılar da favoridir; benden söylemesi. Yarı finalden itibaren yarışma yine canlı yayına dönerse de ballı kaymak olur!

Saffet bizi affet...

Arka Sıradakiler (Fox TV) dizisi yayınlanırken adamı çileden çıkaracak bir sürü ayrıntı yakalıyorsunuz ekranda... Önceki akşam annesini toprağa veren Saffet, neredeyse dizi boyunca mezarlıkta şiirsel konuşmalar yaparken dikkatimi çekti... Saffet’i canlandıran kardeşim oyunun hakkını verdi ama kanal işin tadını kaçırdı. Çocuk mezar başında annesine ağıt yakarken ekranın altında “Klarnet yaz, şu an dinlediğin melodi cebine gelsin” reklamı vardı... Yuh artık hakikaten sayın seyirciler. Reyting, reklam vesaire güzel de tam da göz yaşartıcı bir atmosferde bunu burnumuza dayamak da nesi? Oyunculuk da, sahne de, senaryo da çöpe gitti o anda. Bilmiyorum, izleyici dizi izlemeyi bırakıp da malum adrese SMS yazmış mıdır ama biliyorum ki Saffet’e büyük ayıp edilmiştir... Neyse ben düzelteyim bari Saffet başın sağ olsun kardeşim. Ama hırs yapma artık bir dur; bak bu dünyada ölüm de var...

Bir hatıra fotoğrafınız olsun!

Pazar sabahları magazin programları ve kafaların karşılıklı olarak konuştuğu bildik formatlardan ziyade farklı bir iş arıyorsanız adresimiz hazır... TRT Türk’te yayınlanan TRT Hatırası isimli müzik eğlence programında kamu kanalının altın değerindeki arşivi açılıyor izleyiciye... Önceki sabah rahmetli Barış Manço programdaydı. Başka unutulmazları da o dönem TRT stüdyolarında çekilen klipleriyle filan izleme fırsatımız oldu... Hem müziğin hem de yayıncılığın nereden nereye doğru yol aldığını göstermesi açısından önemli bir yanı vardı programın... Ama aslolan benzerini yeterli arşivi olmadığı için başka hiçbir kanalda göremeyeceğimiz nostalji rüzgarıydı ki, kaçıranlar için üzülmeyecek gibi değildi... Önümüzdeki pazar sabahına mim koyun. TRT Hatırası kendi hayatımıza ait zaman tünellerinde de enfes bir gezinti için bekliyor olacak bizleri...

KADRO DUDAK ISIRTIYOR...

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi (Star TV) ekran tarihimizde daha 13’üncü bölümü bulmadan efsane olan, kültleşen diziler arasına girdi. Kimle konuşsam Behzat Ç. diyor hakikaten... Ama dizinin neden reytinglerde bu karşılığı bulamadığını açıklayan bir yanıt da göremiyorum ortada. Hani bu haliyle genel seçimlerde çıkan sonuçlar tartışılırken hemen herkesin “Ben o partiye oy vermedim” deyip AK Parti’nin seçmenin yarısının oyuyla iktidara gelmesini hatırlatıyor... Sen vermedin, o vermedi, kim verdi o zaman? Behzat Ç. için de aynı; “Sen izliyorsun, o izliyor, kim izlemiyor o zaman?”... Neyse. Kendi adıma ben izliyorum ve görüyorum ki dizideki aksiyon dozu giderek artıyor. Mehmet Esen’in kadroya gizemli bir şekilde girişinin ardından anonsla duyurulan bir başka gelişme de karizmatik oyuncu Nejat İşler’in Behzat Ç. konukluğu oldu... Önümüzdeki pazardan itibaren en az üç bölüm boyunca Nejat İşler, Behzat amirle sorunu olan bir kötüyü canlandıracak dizide... Şimdiden heyecan yaptım kendi adıma. İşler’in bu işlerdeki ustalığını iyi bildiğimden, lezzetinden yenmeyecek bölümler izleyeceğimize eminim...

Canlı Para reklamlarda daha iyi...

Ve az zamanda hızlı yol alarak reklamlara konu olacak noktaya geldi Canlı Para (Show TV). Bir GSM firmasının reklamı bizzat yarışma konu alınarak yapılıyor artık... Reklam bana göre yarışmanın kendisinden çok daha eğlenceli. Parasını yanlış şıkka koyarak kaybeden ufak tefek yarışmacının, paranın aşağı düştüğü deliğe girip gidenlerden birkaç balya kurtarmaya çalışması filan çok matrak... Bana göre bizzat o bölüm yarışmaya da entegre edilmeli. Ebatları uygun olan yarışmacılar o deliğe dalıp kurtarabildiğini kurtarmalı. En azından uzun ve gereksiz diyalogların yaşandığı bölümlere bir hareket getirebilir bu fikir...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.