Aref'ten reyting makinesi yaratılabilir!

09 Ekim 2012, Salı 05:00
AA

İllüzyonist Aref kardeşimizin “Yetenek Sizsiniz”de (Star TV) yıldızı parlamıştı. Yarışma bittikten sonra şov dünyasına giriş yaptı ama biraz cılız kaldı kendini anlatmada... Önceki akşam miladı sayılan yarışmada yaklaşık 15 dakikalık bir şov yaptı. Adam asmaca oyunundan hareketle sahneye idam sehpası taşıdı ve ilmiği boynuna geçirdi...

Neresinden bakarsanız bakın bu kez de o meşum oyunlarını “nasıl yaptığını” anlamaya çalışan milyonları ekrana kilitledi gösterisi boyunca. Ekranın içindekilerin ruh halini saymıyorum bile. Uzatmayalım; bu çocuk şu ana kadar gördüğümüz birçok illüzyonistten farklı bir ışık taşıyor.

[[HAFTAYA]]

Ve 15 dakika için hazırladığı şovlardan her hafta iki tane daha hazırlarsa Türk televizyonlarında dizilerden çok izlenen bir programın sahibi olabilir. “Nasıl yapamıyor?”, asıl ben bunu merak ediyorum.

KRiTiK TABLO DOBRA SOHBET

Pazar gecesi küçük kanallardaki futbol programlarının kendi içinde bilmem kaç parçaya bölünmesiyle ertesi günkü reyting listesine tam bir isim çöplüğü devrediyor. Son olarak Kanaltürk’te yayınlanan “Futbolizm” isimli futbol/ yorum programı listede görünen haliyle 12 parça halinde yayınlanmış. Komik bir alışkanlığım vardır.

Bazen isimleri alt alta okurum listede. Mesela pazar gününün ilk yüz listesinde 96 ile 99 arasındaki basamaklarda “Futbolizm” başlığıyla bölünmüş parçaların yarattığı cümle şu olmuş; “Kritik Tablo Dobra Sohbet”... Dört parçanın ilk iki bölümünün adı reyting tablosunun durumunu çok net anlatıyor.

Dobra sohbete gelince; kusura bakmayın ama paramparça olmuş bir programın arasından onu bulup çıkarmak hakikaten zor!

Sağlıklı bir dokunuş ister

Şu fikrim sabit; Bu sezonun şov işi “Ben Bilmem Eşim Bilir” oldu. Cumartesi ve pazar geceleri değişmeyen bir kalabalığı ekrana sabitliyor. Her bölümüyle zirvede yerini buluyor. Bölmeden, çarpmadan, eklemeden tek parça halinde reyting listesinde yerini alıyor. Bunun birkaç nedeni var ve hepsini saydık bugüne kadar. Ama yakaladığı istikrar sanıyorum en önemli özelliği zirve mücadelesi konusunda. Ama seçilen oyunların sağlıkla ilişkisi üzerine bir kez daha düşünülmesi gerektiğini not düşmeliyim.

Bel fıtığından mide fesadına kadar birçok riski barındırıyor yarışmacılar için. Mesela bir sağlık danışmanının küçük dokunuşuyla halledilebilecek bir sıkıntı bu. Seyirci stüdyoda oyunlara müdahale edebilecek olan bir hakem doktorun bulunmasıyla bir parça daha rahat izleyecektir müsabakaları; ne dersiniz?

Şamar yerine aşk tokatı

“Ustura Kemal”e pazar gecesi pek uğurlu gelmedi. Önceki yayın gününde istikrarlı bir zirve yarışı içindeyken geçtiğimiz pazar günü taşınmayla gelen hayal kırıklığını yaşadı. Hafta sonları zirve mücadelesinin isimleri netleşmişken Show TV neden böyle bir risk aldı, hâlâ anlayabilmiş değilim...

Bu arada dizide seri şamarlar yerini Ustura ağabeyimizin yediği aşk tokatlarına bıraktı. Aksiyon yerine aşk sersemliği de hikayenin ruhuna çok uymadı doğrusu!

Harem tuttu çünkü...

“Harem” dizisini (Fox TV) eğer bir mizah dizisi değil de dönem dizisi olarak izlediğinizde birkaç gerçek çıkıyor ortaya. Bugüne kadar yapılmış en iyi ışık ve dekor dikkatinizi çekiyor öncelikle, bu bir. Detay olarak görmemiz gereken kostüm ve aksesuar seçimlerinde çok daha dikkatli bir göz çalışıyor, bu iki...

Harem diye gösterişli bir şeyden, özellikle de hatun kişilerden söz edeceksek; “Muhteşem Yüzyıl”a açık ara bir fark atıldığı da ortada, bu üç... Dış çekimlerde tercih edilen yerlere özen gösterilmiş ve günümüzden iz taşıyan tüm ayrıntılar özenle yok edilmiş, bu dört... Bunları yok sayıp bir mizah dizisi olarak bakacaksanız da önemli bir sıkıntısı var dizinin.

Bu kadar uzun süren bir dizide kaliteli mizah çizgisini sabit tutabilmek o da!

Yayın günlerinin yayılması

Dizilerin en büyük sıkıntısı yayın günlerinin sabit, saatlerinin de istikrarlı bir şekilde tutulamaması... Bu dönem en çok Star TV dizileri yayın günü ve saati değiştirdi. Aynı şekilde Show TV ve atv de değişimin üstüne değişimle hangi dizi hangi gün yayınlanıyordu, unutturdu izleyicisine...

Kanal D bu konuya teğet bile geçmeyen bir kanalken bu sezonla birlikte mesela bir “Kötü Yol”u oradan oraya savurup durdu ve keşmekeşe katılıverdi. Türk izleyicisinin en büyük takıntısı bıraktığını bıraktığı yerde bulmaktır.

Eğer bulamıyorsa da oturup detaylı bir şekilde “arama kurtarma” çalışması yapmaz. Bu yüzden bazı dizilerin önce kayıp aranıyor moduna girip ardından yayından kalkması izlenmediğinden filan değil, izi kaybedildiğindendir!

MAHALLEMİZE HOŞGELDİN!

Dün sabah itibarıyla “Medya Mahallesi” CNN Türk ekranında yerini aldı. Ayşenur Arslan ile Akif Beki ikilisinin ortaklaşa sunduğu yeni haliyle “Medya Mahallesi” bir şekilde yine ses getirecektir kanısındayım.

Ama bundan da önemlisi, programın ilk beş dakikasında iki sunucunun ortaya koyduğu manifestoydu. “Kimse çok sakin program beklemesin, arada bir ‘mahalle kavgası gibi olmaması koşuluyla’ bu programda kavga da edilecek”. İlk programda henüz o noktaya yürünmedi ama ilk yumruğun kimden geleceğini merak etmiyor değilim hani.

Mahallemize “ekrana hoş geldin” diyorum!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.