Bayram şekeri niyetine...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Böyle krizden fırsat yaratan TV işleri hakikaten bir süre sonra ektiğini biçiyor. Bayramda birçok dizinin yeni bölümünün yayınlanmayacağını ilk bu köşeden okumuştunuz. Buna karşın bazı dizilerin iki yeni bölümle ekrana geleceğini biliyor muydunuz? Mesela Birol Güven imzalı “Seksenler” TRT 1’de, “Doksanlar” ise atv’de gün aşırı iki yeni bölüm yayınlayacaklar. Bayram şekeri diye buna denir sanırım. Hem yayıncısının hem de izleyicisinin ağzını tatlandırdığı için! Bu arada “Bülent Ersoy Show”da (Show TV) bir takım gelişmeler var. Öncelikle kulislerde konuşulduğu gibi Bülent Hanım’a yeni bir partner bulunmayacak... Bunun yerine Bülent Ersoy iddialı şarkıcı konuklarıyla program akışını paylaşacak. Mesela bu formülün ilk ve etkin uyarlamasını bu akşam izleyeceğiz... Diva’nın iki konuğu da sahne performansıyla konuşan, konuşturan sesler olacak. Biri Demet Akalın, diğeri Cenk Eren... Bu formül tutarsa Bülent Ersoy sahneye fırlattığı mikrofonu ve nota sehpasını artık olmayan partnerine değil, konuklarına toplatacak sanırım. Hayırlısı olsun!

[[HAFTAYA]]


İYİ BAYRAMLAR!

Uzun bayram tatilini fırsat bilip televizyonun kapatma düğmesine basıyorum. Yaklaşık bir hafta kadar ekran hakkında yazmayacağım... Siz bir şeyler çiziktirip yollarsınız artık, dönüşte kolektif bir köşemiz olur. İyi bayramlar efendim!

*

Beyaz'da ne değişti?

“Beyaz Show” (Kanal D) bir alışkanlığını bozarak bu sezona dekor ya da jeneriğiyle oynamadan girdi. Alışkanlık yaptığı üzere de her sezon başlangıcında olduğu gibi yine gece yarısından sonra başladı. Değişen tek şey Beyaz’ın heyecanının yerini biraz sinirli halinin alışıydı... Vallahi biz ekran tipleri yaşlandıkça huysuzlaşıyoruz. Neyse, Beyazıt Öztürk’e o da yakıştı, laf aramızda... Program maç yayını olmasıydı AB izleyicide birinci olabilirdi, çünkü reytingi çok ciddi bir oranı yakaladı. Mesele o değil de, yeni sezonda bölümler biraz daha özgün olabilirdi sanki... Yani toplam 6 aylık yani 25 programlık bir maraton için bu şovun konuklarının dışında kendinden söz ettirecek köşelerinin olması gerekiyor. Yoksa tek adam şovu olarak tarihe geçecek gibi geliyor bana, bilmem siz ne dersiniz.

*

Maçı kaybeden izleyici oldu!

Milli maç dolayısıyla yayın saatlerinin yeniden kurulmasını anlayamıyorum. Biliyorum, sonuç itibarıyla diziler reyting rakamları üzerinden para kazanıyor. Ama o reytingi getiren de kemik izleyicinin bizzat kendisi... Mesela “Kayıp” (Kanal D) dizisini bekleyenler için önceki gün hüsran dolu bir gece yaşandı. Mesela saatini “Medcezir”e (Star TV) kuranlar için de o hüsran farklı olmadı... Sanırım diğer kanallar da milli maçın karşısına çıkmaktan çekindiler. Bu durumda en cesur olan kazandı. “Karagül” gecenin en çok izlenen dizisi olarak FOX’un yüzünü güldürdü...

*

O AĞABEYLERLE TANIŞMAK İSTİYORUM!

Gece yarısından sonra ekranın karşısına geçerseniz özellikle STV ve Kanal 7’de ciddi bir TV filmi koleksiyonu sizi bekliyor... Ben genellikle denk geliyorum. Acayip isimli filmlerde ilginç hikayeler anlatılıyor. Bunlar çoğunluğu maneviyatla ilgili filmler. Sonuçta hep iyiler kazanıyor. Mesele de o değil zaten... Mesele, bu filmlere isimleri kim buluyorsa onunla tanışmak isteme halim. Filmlere öyle isimler buluyorlar ki, dur bakalım ne çıkacak bu ismin altından deyip ekrana takılıp kalıyorsunuz... Ama sonrası ciddi bir hezimet oluyor. Çünkü belli ki film farklı bir isimle çekilmiş, birden fazla kez yayınlandığı için de ismi değiştirilmiş. İyi de her isim dosdoğru isim olmuyor ki be kardeş. Ben de yemiyorum yani!

*

Seni seçtim Abdülhey!

Polat Alemdar ağabeyimiz (Kurtlar Vadisi Pusu/atv) odasına sıkışıp kaldıkça dizideki yan rollerin yıldızı parlıyor. Öyle ki Abdülhey neredeyse Memati’nin bir parçası gibi duruyor ekranda. Kimi izleyici Abdülhey’i daha etkin bulduğunu bile söylüyor... Mesele o değil de, Polat Alemdar koltuğunu bir tur çevirdikçe kendisini “O Ses Türkiye” (Star TV) jürisinin bir üyesi gibi hayal etmeye başladım. Abdülhey’e dönüp, “Benim takımımda yer almalısın, müthiş bir sesin var” demesinden hatta kulisine çağırmasından filan çekiniyorum billahi!

*

‘Ne yapıyorsun Vedat?’


Önceki gün Vedat Milor’un eşiyle birlikte turladığı programlardan birine denk geldim. “Tadı Damağımda” (NTV) meselesinde Vedat Bey’in yalnız olmasını sevenler olabilir... Ama ben yengenin mutlaka o masada olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü Milor yemekleri iştahla tadarken yenge hanımın yüzünün aldığı şekil acayip komik oluyor... Hani “Ne yapıyorsun Vedat, kes artık yemeyi” diye eline kaşıkla vurmasından da korkmuyor değilim. Programı yakalarsanız bunu bir düşünün, haksız mıyım göreceksiniz!

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder