Çarşamba da düştü!

28 Ekim 2016, Cuma 16:00
AA
Kabul etmek lazım ki dizilerin assolisti Diriliş Ertuğrul (TRT 1) bu sıfatını sezonun tamamında sürdüreceğinin sinyalini reytingleri altüst ederek verdi...

Neredeyse milli maç reytingi alacak kadar çekim alanı yaratan dizinin miladından bu yana aldığı yol hakikaten dikkat çekici...

Örneğin; Ertuğrul Gazi rolündeki Engin Altan Düzyatan’ın beline varan saçları sanıyorum kimsenin gözünden kaçmamıştır.

Neyse. Ekranda ve seyirci arzında ciddi bir boşluk yeniden doldu. Olan haftalardır zirveden inmeyen No: 309’a (FOX) oldu. Kara Sevda (Star TV) ve Poyraz Karayel’i (Kanal D) telaffuz bile etmiyorum...

Çarşamba gecesi de diziler için cehennemdir artık, net!

Güvensizlik diz boyu!

Babam ve Ailesi (Kanal D) dizisinde Nilgün’ün erkek kardeşi Fadıl, ablasının evini taşlattırdı, yine ablasının atölyesini talan ettirdi, yeğeni Hasret’i kaçırttı ve sonunda meseleyi Kemal’in boşandığı eşi, Nilgün’ün en büyük düşmanı Suzan’la işbirliğine kadar getirdi.

Bu arada Nilgün’ün bunlardan haberi yok! Beni Affet’te (Star TV) geçen sezon Mahir ve Kader’i ayırmak için çaba sarf eden Mahir’in annesi Neriman, oğlu ve gelinine yeni tuzaklar kurarak geri döndü. Çocuklar kim hayatımızla oynuyor diye düşünedursun...

Hadi el alemi geçtik...

Paramparça (Star TV) dizisinde Harun’un halası Maide ve Hazal’ın teyzesi Asuman çevirdikleri entrikalarla kendi ailelerinin bir numaralı düşmanı konumundalar. Maide tamam da diğerine daha kimse uyanamadı...

Bodrum Masalı (Kanal D) dizisinde Evren, karısı Yıldız ve Faryalı’nın işlettiği oteli ellerinden çıkarttırmak için Cahit ve Gönenç ile işbirliği yapıyor...

Allah aşkına el alemi geçtik, en yakınımızdakine de güvenemeyeceksek, kime güveneceğiz? Her konuda güven bunalımı yaşadığımız modern çağda en azından diziler mesajlarını pozitife çeviremezler mi?

İzlenir ya da izlenmez ama...

Dün sabah Her Şeyi Konuşalım isimli kuşak programına konuk oldum. Açıkçası bu türden magazin eksenli programlar artık neredeyse her kanalda mevcut...

Böyle işlerin içinde olmaktan sıkıldığımı sanırım tüm takipçilerim biliyor. Ama ne bileyim Erol Köse, Sacit Aslan ve Ferhan Tülmen üçlüsünün yaptığı programı benzerlerinden ayıran “entelektüel” bir tavrı olması bana vaktin nasıl geçtiğini unutturdu...

TVEM kanalının canlı yayınlanan tek programına kanalın patronu Mehmet Ali Yılmaz’ın da ciddi bir katkısı var. Bu işe, tek eksene bağlı kalmamak, birilerinin sesi olmamak, her şeyi konuşmak gibi ciddi bir özgürlük alanı yaratılmış... Dar alanda büyük oyun böyle çıkarılıyor işte. Bravo!

Matmazel Mandrake!

Paramparça (Star TV) dizisinde Keriman karakteri Cansu’lara gidiyor ve evin içindeki kolonun solunda hırkasını çıkarıyor...

Sonra kolonun arkasından bir saniyede sağa geçiyor; o da ne, hırkası yine üzerinde. Dahası da var, hırkayı tekrar çıkarıyor. Biz de bir sihirbaz izler gibi izliyoruz! Bu arada Cansu’nun babası Özkan’ın, damadı Deniz ile arasında gelişen hitap şekli de ilgi çekici.

Özkan, damadı Deniz’e “Kardeş”; Deniz ise kayınpederine “Ağabey” diye hitap ediyor... “Alemde edep de paramparça olmuş” deyip mevzua noktayı koyalım.

Bir idolü neden yıktınız?

Anlamakta zorlandığım bir şey var. Hayat Şarkısı’ndaki (Kanal D) Hülya karakteri erdemleri ve defolarıyla “hayata karşı dik duran kadın” gerçeğinin idolüydü...

Ama özellikle bu sezonun başından beri Hülya’yı göz nezlesine yakalanmış gibi kesintisiz gözyaşı dökerken görüyoruz. Kadın resmen kamburlaştı ve bir idol daha senarist kalemiyle yıkılmış oldu. Serzenişte bulunmasam hatırım kalırdı, kalmasın!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.